Adli Tıp uzmanı şaibeli raporlar veriyor

Adli Tıp uzmanı şaibeli raporlar veriyor

Kanser hastası mahkûm Güler Zere'ye 'infazına devam' raporu veren Adli Tıp uzmanı Nur Bilgen'in daha önce de şaibeli raporlar verdiği ortaya çıktı.

Zere'nin avukatı Taylan Tanay ve TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Bilgen'in 2000 yılında cezaevlerinde ölüm oruçlarının sonlandırılması için fazladan 'Werniche Korsakoff' raporu hazırladığını söyledi.

Güler Zere'nin avukatı Tanay, "Sağlam insanlara bile rapor verdiler" derken; Fincancı, o dönemde ceza ve tevkifevleri genel müdürü olan Ertosun'un Adlî Tıp Kurumu'nu ziyaret ettiğinde böyle bir istekte bulunmuş olabileceğini iddia ediyor. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü döneminde Ertosun'un, Adlî Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanı Nur Bilgen'i ziyaret ettiği ileri sürüldü. Yasadışı sol bir örgüte üye olduğu için 14 yıldır Elbistan E Tipi Kapalı Cezaevi'nde yatan Zere, hapishanede iken kanser hastalığına yakalandı. Ağız kanseri teşhisi konulmasının ardından geçtiğimiz şubat ayından bu yana Çukurova Üniversitesi Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören Zere'nin ailesi, iyi bir tedavi için cezanın ertelenmesini istedi. Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı da Zere'nin hastane şartlarında tedavi edilemeyeceğini ve infazının ertelenmesi gerektiğini bildiren iki rapor hazırlamıştı. Ancak Adli Tıp Kurumu, Zere'yi 5 Temmuz 2009'da muayene ederek raporunu yazdı. Adli Tıp, Zere'nin hastane şartlarında tedavisinin uygun olduğunu belirtti.


Çankaya, Adli Tıp Kurumu'nu mercek altına alıyor

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, son günlerin tartışılan adresi Adli Tıp'ı mercek altına alıyor. Kurumla ilgili iddiaların son günlerde sıkça gündeme gelmesi Gül'ü harekete geçirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu (DDK), Gül'ün talimatıyla Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nı denetleyecek.

Özellikle kurumun son üç yılı hedefte. Bu zaman zarfında kurumda yapılan faaliyet ve işlemlerin mevzuata uygun olup olmadığı incelenecek. Sadece mevzuata uygunluk değil, verimlilik de masaya yatırılıyor. Hizmetlerin verimli bir şekilde yürütülüp yürütülmediğinin anlaşılması için personel, araç, gereç ve metotlar inceleme konusu yapılacak.

Adli Tıp Kurumu, hazırlanan raporların yanı sıra personel hareketliliğiyle de eleştiriliyordu. Özellikle Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili hazırlanan otopsi raporu, kurumu zor durumda bırakmıştı. Genç kızın cesedi üzerinde farklı kişilere ait spermler bulunduğu açıklanmış, fakat kısa bir süre sonra bu izlerin otopsi teknisyeninin eldivenlerinden bulaştığı belirlenmişti. Kurum, Hüseyin Üzmez raporlarıyla da eleştiri konusu olmuştu.

Çankaya Köşkü'nden dün yapılan açıklamada, "Sayın Cumhurbaşkanı'mız, son günlerde basın-yayın organlarında Adli Tıp Kurumu ile ilgili çeşitli iddiaların sıklıkla gündeme getirilmesi üzerine, Devlet Denetleme Kurulu'na; Adli Tıp Kurumu'nun 2007, 2008 ve 2009 faaliyet ve işlemlerinin mevzuata uygun biçimde yerine getirilip getirilmediğinin denetlenmesi talimatını vermişlerdir." denildi. DDK, Adli Tıp Kurumu'nu mevzuat, teşkilat, personel, amaç, araç, gereç ve metotlar bakımından da değerlendirmeye tabi tutacak.

DDK NASIL ÇALIŞIYOR?

Anayasa'nın 108. maddesinde belirlenen denetim, inceleme ve araştırma faaliyetlerini yapan DDK, çalışmaları sonrasında hazırladığı raporları Cumhurbaşkanı'nın onayına sunuyor. Rapor, onayın ardından Başbakanlık'a gönderiliyor. Başbakanlık, incelenmesi, teftişi, tahkiki veya dava açılması istenilen konular varsa bunları en geç 45 gün içinde gereği yapılmak üzere yetkili mercilere intikal ettiriyor. Başbakanlık, DDK'nın her bir raporuyla ilgili gelişmeleri periyodik olarak Cumhurbaşkanlığı'na bildiriyor.

Abdullah Gül'ün yaklaşık 2 yılı bulan cumhurbaşkanlığı döneminde DDK, 5 ayrı rapor hazırladı. Kurul, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve özerk federasyonlar; talih ve şans oyunları; teknoloji geliştirme bölgeleri; Tuzla bölgesi ve tersanecilik sektörü ile sosyal yardımlar alanındaki raporlarını tamamladı. Kurul, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve kamu kurumu niteliğindeki meslek odaları ile ilgili raporları da yakın bir zamanda tamamlayacak. Kurul 2009 yılı faaliyet planında, düzenleyici ve denetleyici kurumların incelenmesi ve araştırılması ile kamuya yararlı dernek statüsünün incelenmesi hususları yer alıyor.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir