Abdülkadir Muhammed Nur’un Somali Meclis Başkanlığı ne anlatıyor?

Abdülkadir Muhammed Nur’un Somali Meclis Başkanlığı ne anlatıyor?

Muhammed Nur'un seçilmesi, bir siyasi yarışın sonundan çok yeni bir dönemin başlangıcı olarak okunmalıdır. Asıl ölçü, Meclis Başkanlığının iktidar ile muhalefet ve merkez ile federal eyaletler arasında bir uzlaşı üretip üretemeyeceği olacaktır.

SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş, Somali'de Abdülkadir Muhammed Nur'un Meclis Başkanı seçilmesinin siyasi sonuçlarını ve bölgesel dinamiklere etkisini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Somali Federal Parlamentosu Halk Meclisi, 10 Ağustos 2026'da yeni başkanını seçti. Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Muhammed Nur, kullanılan 171 oyun 142'sini alarak rakibi milletvekili Abdülkadir Ömer Maalin'i geride bıraktı.

Sonucun kendisi kadar, ortaya çıktığı zemin de dikkat çekici. Mart ayındaki anayasal gerilimlerin ve haziran ayında yaşananların ardından üst düzey bir makamın oylamayla ve tartışmasız bir farkla belirlenmesi, Somali siyasetinde rekabetin yeniden kurumsal mecraya dönebildiğine işaret ediyor.

142 oy ve parlamentodaki güç dengesi

Nur'un oy kullanan milletvekillerinin yaklaşık yüzde 83'ünün desteğini alması, güçlü bir mutabakata işaret ediyor. İttifakların hızla değişebildiği, klan dengelerinin ve merkez-eyalet ilişkilerinin parlamento davranışını doğrudan etkilediği bir sistemde bu ölçekte bir destek küçümsenecek bir sonuç değil. Yeni başkan görevine belirgin bir hareket alanıyla başlıyor.

Somali siyasal sisteminde Cumhurbaşkanlığı ile Halk Meclisi Başkanlığı, siyasi güç dağılımının iki temel merkezini oluşturuyor. Cumhurbaşkanının hükümet kurma kapasitesi de nihayetinde parlamentoda oluşturabildiği desteğin genişliğiyle yakından ilişkili. Bu açıdan Abdülkadir Muhammed Nur’un 142 oyla Meclis Başkanlığına seçilmesi hem yeni başkana yönelik bir güven göstergesi hem de Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un Meclis içindeki koalisyonunu hala etkili biçimde yönlendirebildiğinin işareti. 10 Ağustos seçiminden çıkan en önemli siyasi sonuçlardan biri, Villa Somalia’nın yasama üzerindeki ağırlığını koruduğunun görülmesi oldu.

Bu tablo muhalefetin Somali siyasetindeki önemini ortadan kaldırmıyor. Ancak mevcut güç dağılımında muhalif aktörlerin parlamentodaki kurumsal etkisinin sahip oldukları daha geniş siyasi ve toplumsal görünürlüğün gerisinde kaldığını gösteriyor. 2027’ye doğru ilerlerken bu dengenin nasıl şekilleneceği, seçim ve anayasa tartışmalarının seyri üzerinde belirleyici olacaktır. Meclis Başkanlığının farklı siyasi aktörler arasında oluşturabileceği çalışma zemini de bu açıdan önem taşıyor.

Asıl soru, bu başlangıç avantajının nasıl kullanılacağı. Halk Meclisi 275 sandalyeden oluşuyor ve oylamaya 171 milletvekili katıldı. Katılmayan 104 milletvekilini tek bir siyasi blok olarak değerlendirmek doğru olmaz. Aralarında mazereti bulunan veya yurt dışında olduğu için oylamaya katılamayan isimler de vardı. Öte yandan Nur’un aldığı 142 oyun tamamını Villa Somalia’nın parlamento desteği olarak okumak da tabloyu eksik bırakır. Oylamaya katılan milletvekilleri arasında Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un siyasi çizgisinde yer almayan, buna karşın Nur’un adaylığını destekleyen isimler bulunuyordu. Eski Meclis Başkanı Mohamed Mursal Sheikh Abdurahman’ın Nur’a açık destek vermesi bunun dikkat çekici örneklerinden biri. Bu durum, Nur’un adaylığının mevcut iktidar koalisyonunun sınırlarını aşan bir destek üretebildiğini gösteriyor. Yeni başkanın önündeki görev, seçim sırasında ortaya çıkan bu desteği parlamento içindeki farklı siyasi kümeler arasında kalıcı bir çalışma zeminine dönüştürmek olacaktır.

Öte yandan Somali'de Meclis Başkanlığı sembolik bir makam değil. Başkan meclis gündemini belirliyor, hangi tasarının ne zaman oylanacağına karar veriyor, anayasa ve seçim mevzuatı süreçlerinin ritmini yönetiyor, hükümet-parlamento ilişkisinin ve güven oylamalarının usulünü kontrol ediyor. Bu yetki yoğunluğu, makamın iki farklı amaçla kullanılmasına olanak tanıyor. Makam, yürütme ile yasama arasındaki koordinasyonu güçlendiren bir araç olarak kullanılabileceği gibi; geniş anlamda muhalefetle diyalog, seçim yasaları üzerinde uzlaşı ve federal eyaletlerle bağların onarılması için bir kaldıraca da dönüştürülebilir. Nur'un aldığı yüksek oy, ikinci seçeneği zorlamak için gereken siyasi ağırlığı ona zaten sağlamış durumda.

Yeni idari-siyasi kuşağın yükselişi

Abdülkadir Muhammed Nur, Somali devletinin 2010'lardan sonra yetiştirdiği teknokrat-siyasetçi kuşağının en dikkat çeken isimlerinden biri. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Türkiye Bursları kapsamında geldiği Türkiye'de yaklaşık sekiz yıl yaşadı, uluslararası ilişkiler eğitimi aldı ve Somali'nin Ankara Büyükelçiliğinde diplomat olarak görev yaptı. Türkçeyi akıcı biçimde konuşuyor.

Ülkesine döndükten sonra istihbarat teşkilatında başkan yardımcılığı ve başkan vekilliği yaptı. 2018-2020 arasında dönemin Meclis Başkanının kıdemli danışmanlığını yürüttü. 2020'de Adalet Bakanı, Aralık 2021'de Savunma Bakanı oldu. Savunma Bakanlığı dönemi, terör örgütü El-Şebab'a karşı yürütülen kapsamlı operasyonlara ve ordunun yeniden yapılandırılması çalışmalarına denk düştü. Mart 2025'te Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanlığı görevine getirildi.

Bu profil, tek tek makamların ötesinde bir olguya işaret ediyor. Somali’de 2010’lu yıllardan itibaren yeniden inşa edilen devlet kurumları, yurt dışında eğitim almış, kurumsal deneyimi bakanlık düzeyinde kazanmış ve göreli olarak genç bir idari elit tarafından doldurulmaya başlandı. Nur'un yasamanın en üst makamına gelmesi, bu kuşağın artık yürütmeyle sınırlı kalmadığının göstergesi.

Somali'nin gündemi genişliyor

Nur'un kariyer çizgisi sadece kişisel bir yükseliş hikayesi değil; Somali'nin devlet gündeminin geçirdiği dönüşümü de yansıtıyor. Son on beş yıl boyunca Mogadişu'nun önceliği devlet inşası ve terörle mücadeleydi. Bu başlıklar önemini korumakla birlikte, ülkenin gündemine artık deniz güvenliği, liman altyapısı, enerji arama faaliyetleri, balıkçılık ekonomisi ve bölgesel bağlantısallık gibi başlıklar ekleniyor. Kızıldeniz ve Aden Körfezi hattındaki hareketlilik, Somali'yi 3.333 kilometrelik kıyı şeridi ve geniş münhasır ekonomik bölgesiyle bu denklemin merkezine yerleştiriyor.

Denizcilik ve savunma dosyalarını bakanlık düzeyinde yürütmüş bir ismin yasamanın başına geçmesi, bu genişleyen gündemin parlamentoda da teknik olarak karşılanabilmesi açısından anlamlı. Önümüzdeki dönemde Halk Meclisinin önüne gelecek düzenlemelerin önemli bir bölümü, klasik iç siyaset başlıklarından çok bu alanlarda olacak gibi görünüyor.

Türkiye-Somali ilişkilerinin yasama ayağı

Somali Geçici Anayasası'na göre uluslararası anlaşmalar Bakanlar Kurulu tarafından önerilir, Halk Meclisi tarafından onaylanır ve Cumhurbaşkanı tarafından imzalanır. Yasama organı, dış ilişkilerin kurumsallaşmasında belirleyici bir halka.

Şubat 2024'te imzalanan on yıllık Savunma ve Ekonomik İş Birliği Çerçeve Anlaşmasını Somali adına, dönemin Savunma Bakanı sıfatıyla Abdülkadir Muhammed Nur imzalamıştı. Anlaşma Somali parlamentosundan 213'e karşı 3 oyla geçmişti.

Ankara açısından burada önemli olan, Türkiye'yi yakından tanıyan bir ismin Meclis Başkanı olması değil; iki ülke ilişkilerinin savunma, enerji ve denizcilik gibi giderek daha teknik alanlara genişlediği bir dönemde, bu dosyaların hem müzakere hem de yasama boyutunu bilen bir muhatabın ortaya çıkmasıdır. Bu, kişisel yakınlıktan ziyade kurumsal hafızadan doğan bir avantaj.

Bu noktada daha geniş bir okuma da mümkün. Türkiye'nin Somali'deki en kalıcı yatırımlarından biri insan sermayesidir. Nur'un kariyeri, on beş yıllık eğitim diplomasisinin sonuçlarının ölçülebildiği somut bir örnek sunuyor. Bu durum uzun vadeli iş birliğinin hangi araçlarla kurumsallaştığının kanıtı olarak okunabilir.

2027 seçimlerine giden yol

Somali, 2027 seçim sürecine giderken anayasal düzenin uygulanması, seçim sisteminin hukuki altyapısı ve federal eyaletlerle ilişkilerin onarılması gibi üç eş zamanlı başlıkla karşı karşıya. Bu başlıkların üçü de doğrudan Halk Meclisinin çalışma kapasitesine bağlı. Karşılaştırmalı bir ölçüt burada yol gösterici olabilir. 2018'deki Meclis Başkanlığı seçimine 265 milletvekili katılmıştı. Aradaki siyasi şartlar birebir aynı olmasa da bu rakam, parlamenter katılımın genişleyebileceği tarihsel bir referans noktası sunuyor. Nitelikli çoğunluk gerektiren düzenlemelerin önündeki asıl imkan da burada.

Bu nedenle Abdülkadir Muhammed Nur'un seçilmesi, bir siyasi yarışın sonundan çok yeni bir dönemin başlangıcı olarak okunmalıdır. Önümüzdeki aylarda asıl ölçü, Meclis Başkanlığının iktidar ile muhalefet, merkez ile federal eyaletler ve bugünün anayasal düzeni ile 2027'nin seçim sistemi arasında bir uzlaşı zemini üretip üretemeyeceği olacaktır.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir