
ABD'de İslam'ı seçen Shamicka Paul, hediye edilen bir kitapla değişen hayatını anlattı
ABD'de üniversite yıllarında İslam'ı seçen Afro-Amerikalı Shamicka Paul, Müslüman olmasına giden yolun ortaokul yıllarında bir öğretmeninin kendisine, "Neden Müslümanım?" isimli bir kitap hediye etmesiyle başladığını söyledi.
New York doğumlu Paul, ortaokuldayken öğretmeninin kendisine "Neden Müslümanım?" adlı bir kitap verdiğini, kitabı okuduktan sonra annesine Müslüman olma fikrini açtığını anlattı.
Annesinin kendisine, "Çok gençsin, bu kararı şimdi kendin veremezsin." şeklindeki cevabı üzerine bu fikrini ertelediğini belirten Paul, "Bir Hristiyan olarak, daha çok modern bir şekilde yetiştirildim. Kiliseye sürekli gitmiyorduk. Ama elhamdülillah, o kitabı okuduktan sonra içimde bir şeyler değişmiş gibiydi. Her zaman İslam'a ilgi duymuştum. Bu yüzden üniversitedeyken Müslüman Öğrenci Birliği'ne katılma fırsatım oldu. Orada din dersleri de alıyordum ve bir yaz günü şehadet getirdim." dedi.
"'İslam, inkar edemeyeceğim bir gerçek' diye düşündüm"
Paul, Müslüman olma sürecinde İslam dini hakkında çok okuyup araştırdığını ve çocukluğundan itibaren bu dinin "bir fıtrat gibi" aslında hep içinde var olduğunu dile getirerek, İslamiyet'i öğrendikçe kalbinde daima bir sıcaklık, bir ışık hissettiğine, arzuladığı şeyi öğrenmenin iç dünyasında ona yaşattığı tatmin ve huzura işaret etti.
Bir dönem kiliseye de gittiğini ve arayışını orada da sürdürdüğünü anlatan Paul, "Sonra İslam hakkında araştırma yapınca, 'Bu, inkar edemeyeceğim bir gerçek' diye düşündüm." diye konuştu.
Paul, üniversiteyi New York'un küçük bir kasabasında okuduğunu ve orada "birçok nedenden dolayı garip göründüğü" hissine kapıldığını söyleyerek, çocuklarının da böyle bir deneyim yaşamasını istemediği için yaşamak için yeni bir yer arayışına girdiğini ifade etti.
Çeşitli Müslüman topluluklarla irtibat kurduğunu aktaran Paul, kendini rahat hissedebileceği bir topluluk arayışıyla Maryland eyaletine taşındığının altını çizdi.
Müslümanların, sorumluluk taşıması gereğini vurguladı
Paul, Müslüman kimliğini özümsemenin ötesinde, inancını doğru yansıtmak adına diğer insanlarla iletişimiyle ilgili şu örnekleri verdi:
"Bir Müslüman olarak nasıl davrandığınızın, sandığınızdan çok daha fazla insanı etkilediğini düşünüyorum ve birçok insan Müslümanların iyiliğinden bahsediyor. Saf kalpli davranışı ayırt edebiliyor. Ve bu yüzden bazen, eğer doğru yönde ilerlerse, zorlu bir etkileşimden bile, birileri İslam hakkında biraz daha fazla şey öğrenerek çıkabilir."
Bazı insanların zihniyetlerinin asla değişmeyeceğini vurgulayan Paul, bu dünyanın "bir cennet değil, sadece bir geçiş yolu" olduğu ve bu yüzden insanların "çok hoş olmayan" bazı deneyimler yaşamaktan kaçamayacakları uyarısında bulundu.
Paul, "Bu dünyada hala çok fazla güzellik var. Bu, olaylara nasıl baktığınıza, Amerika'nın neresinde olduğunuza bağlı ama elhamdülillah, Müslüman olmaktan asla utanmamam gerektiğini hissediyorum. Allah her yerde, her şeyden daha büyüktür. Bu onun doğasıdır ve hayır da şer de Allah'tandır." ifadelerini kullandı.
Çocuklarını da Müslüman olarak yetiştirmeye çalışıyor
Biri 11, diğeri 7 yaşlarında iki çocuğunun olduğunu belirten Paul, onları da bir Müslüman olarak yetiştirmeye gayret ettiğini dile getirdi.
Paul, farklı gelenekler ve farklı bir çevrede büyümüş biri olarak bir dönem kendisini yeterince iyi bir Müslüman olarak görmediğini, ancak bir arkadaşının söylediği "Çocuklarınıza verebileceğiniz en iyi hediye Müslüman olmaktır." sözünün kendisi için yol gösterici olduğunu anlattı.
Paul, şunları söyledi:
"Bu yüzden inşallah, benden ve çevrelerindeki iyi insanlardan ders almaları ve iyi insanlar olmaları için dua ediyorum. Her zaman bu hayatta ve ahirette iyilik bulmaları için dua ediyorum. Müslümanlar olarak, bu dünyada ve bu hayatta yol almanın en iyi yolu budur. Bildiğim ve topluluğumuzdan öğrenebilecekleri her şeyi onlara aktarmak istiyorum."
"Biraz Türkçe bile öğrendim"
Bir Afro-Amerikalı olarak ABD'de büyüyen insanların adil veya haklı olmayan birçok durumla karşılaşabildiğini vurgulayan Paul, "Ancak camide olduğunuzda, birinin diğerinden daha iyi olup olmadığına karar veren sadece (takvamızdır) inancımızdır." şeklinde konuştu.
Paul, Maryland eyaletinde bulunan Amerika Diyanet Merkezinin (Diyanet Center of America - DCA) her zaman insanlara "misafirperver" davrandığını, bunun için fırsat buldukça bu camiyi ziyaret ettiğini söyledi.
"Elhamdülillah, biraz Türkçe bile öğrendim." diyen Paul, camideki Türk toplumuyla kendi arasında kurmayı başardığı birlik ve kardeşlik bağına dikkati çekti.
Paul, ramazan ayının kendisi için "her zaman çok eğlenceli" geçtiğini, DCA'nın sunduğu hizmetler sayesinde bu ayın daha renkli bir hale büründüğünü belirtti.
Ramazanı "yılın çok eğlenceli bir zamanı" olarak nitelendiren Paul, şunları kaydetti:
"İki küçük çocuğum var, biri 11, diğeri 7 yaşında ve onlar için bu dönemi olabildiğince özel hale getirmeye çalışıyorum. Bu da evi süslemek, ramazan boyunca özel yemekler yapmaya çalışmak anlamına geliyor. Bu bana, Peygamberimizi (Hz. Muhammed) takip etmek gibi geliyor. Çünkü çok farklı insanlar, belki onun kabilesinden, belki diğer uzak diyarlardan, belki de İslam'a dönen köleler bile, hepsi birlikte dua ettiler, hepsi birlikte savaştılar. Ve bugün bir topluluk olarak hepimizin devam ettirmesi gereken şey de bu. Bu yüzden bence farklı kültürler arasında ayrım yapmamamız önemli bir zorunluluk."




HABERE YORUM KAT