1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. ABD siyasetinde ağlama duvarı pozu vermeyenlerin siyasi linçi
ABD siyasetinde ağlama duvarı pozu vermeyenlerin siyasi linçi

ABD siyasetinde ağlama duvarı pozu vermeyenlerin siyasi linçi

Abdullah Muradoğlu, Trump yönetimindeki İsrail yanlısı odakların İran ile savaşa mesafeli duran isimleri tasfiye etme çabalarını analiz ediyor.

03 Mayıs 2026 Pazar 10:31A+A-

Yeni Şafak / Abdullah Muradoğlu

Trumpçı kampta “sadakat” tartışması..

Amerika’daki İsrail yanlısı şahinler ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı boyunduruk altına almadan geri çekilmesini engellemek için adeta yarış halindeler. İsrail Lobisi’yse Trumpçı kampta İran’la savaşa karşı çıkanlara yönelik bir siyasi linç kampanyası başlatmış görünüyor. Bu kampanya, örtülü olarak ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de hedef alıyor tabii.

Vance geçtiğimiz Ekim ayında İsrail’e yaptığı ziyarette Kudüs’teki Ağlama Duvarı’na gitmemesi Siyonist çevreleri rahatsız etmişti. Amerikalı siyasetçilerin Kudüs’e gittiklerinde Ağlama Duvarı’nda poz vermeleri İsrail’e mutlak desteğin bir göstergesi sayılıyor. Vance Ağlama Duvarı yerine Hıristiyanlar için çok önemli bir mekan olan “Kutsal Kabir Kilisesi”ni ziyaret etmişti. Oysa Vance’den bir ay kadar önce Kudüs’e giden ABD Dış İşleri Bakanı Marco Rubio ilk iş olarak Yahudi kipası giyerek Ağlama Duvarı’nı ziyaret ederek görüntü vermişti.

Vance, ABD’nin sonu gelmez savaşlarına ve Neocon politikalara mesafeli olmakla tanınıyor. Vance’in İran’la kara savaşına muhalif olduğu da söyleniyor. Ancak 2028’de Başkan Adayı olması beklenen Vance bu tutumunu kamuoyu önünde açıkça ifade etmekten kaçınıyor.

İsrail Lobisi ve Hıristiyan Siyonistler ise İran savaşının en şiddetli muhaliflerinden Tucker Carlson üzerinden Vance’i hedef alan yayınlar yapıyorlar. İsrail yanlısı yayınlarda Carlson ve arkadaşlarının Başkan Yardımcısının ofisinden destek aldıklarına dair bir propaganda söz konusu. Bu propaganda Vance’in adaylığının şimdiden baltalanması olarak yorumlanıyor.

Cumhuriyetçi senatör Ted Cruz ve Dış İşleri Bakanı Marco Rubio ise İsrail Lobisinin gözdeleri arasında yer alıyorlar. Lobi perde arkasından Rubio’nun adaylık yolunu döşemeye çalışıyor. Tabii Ted Cruz da İsrail’e mutlak desteğini her fırsatta gösterime açarak listeye girmek istiyor.

Fox News “kanalından Yahudi Neocon Mark Levin, Tucker Carlson’a savaş açmıştı. İran’la savaşın öncesinde Levin ve Carlson arasında sert atışmalar yaşanmıştı. Hatta Levin, “X” hesabından yaptığı bir paylaşımda Carlson’ın Başkan Yardımcısının ofisinde nüfuz sahibi olduğunu ortaya atmıştı. Carlson’ın oğlu Buckley Carlson ise Vance’in basın sözcü yardımcısı idi. Buckley Carlson, geçtiğimiz ay bu görevinden istifa ederek Vance’in ekibinden ayrıldı.

İsrail yanlısı çevrelerin Trump Yönetimi’nde hedef aldığı isimlerden bir diğeriyse Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard. Trump’ın kulağına yakın isimlerden, sıkı İsrail yanlısı aktivistlerden Laura Loomer, Gabbard aleyhindeki kampanyanın baş aktörü olarak öne çıktı.

Loomer, Trump’ın Gabbard’ı azletmesi için yoğun bir çaba gösteriyor. Loomer İran savaşını protesto ederek istifa eden Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü Joe Kent’in arkasındaki ismin Gabbard olduğunu savunuyor. ABD medyasında yer alan kulis bilgilerine göre Trump, Roger Stone’un devreye girmesiyle Gabbard’ı görevden almaktan vazgeçti.

Trump’a sadakatiyle tanınan Roger Stone ile Loomer arasında sert tartışmalar yaşanıyor. Stone geçtiğimiz ay “Laura Loomer’in trajedisi” başlıklı yazısında eski arkadaşı Loomer’ın İran’a yönelik topyekun bir saldırının destekçisi haline geldiğine dikkat çekiyordu. Stone’a göre Loomer Cumhuriyetçi Parti’nin Neocon kanadına katılarak ‘Trumpçı çizgi’den saptı.

Loomer’ın Amerikalı zengin Siyonist bağışçılar tarafından desteklendiğini tahmin ettiğini söyleyen Stone gazeteci bir arkadaşıyla yaptığı görüşmeye ilişkin çarpıcı bilgilere yer veriyordu. Buna göre Loomer gazeteciye Mossad’ın Venezuela’ya yönelik ayrıntılı plânlarını anlatmıştı. Stone, “Bu doğruysa, Loomer’ın gerçekte kimin için çalıştığı sorusu bir kez daha gündeme geliyor; bu, onun şimdiye kadar açıklamayı ihmal ettiği bir konu” diyordu.

Loomer’in gerçek rolünü ifşa etmek durumunda kaldığını belirten Stone söyle devam ediyordu:

“Başkan Trump’ın Amerikan askerlerini sahaya göndermediği ve İran’la yapılacak savaşta on binlerce Amerikalı’nın hayatını kaybetmediği, Halliburton ve General Dynamics gibi şirketler için milyarlarca dolarlık yeni savunma sözleşmeleri yaratmadığı sürece Loomer’ın tatmin olacağı şüphelidir. Açıkçası, bunun Başkan Trump’ın planı olduğunu sanmıyorum. Ancak şu anda, Loomer’ın en sadık olduğu liderin Donald Trump değil, Benjamin Netanyahu olduğu gayet açıktır.”

ABD ve İran arasındaki ‘çatışmasızlık’ durumu şimdilik devam ederken Trump kampı’ndaki tartışmaların önümüzdeki günlerde daha da şiddetlenmesi bekleniyor. Zira İsrail ve ABD’deki sıkı dostları Trump’ın İran’la –kara savaşı dahil-savaşmaya devam etmesi için bastırıyorlar.

HABERE YORUM KAT