Siyonistlere ait haber kaynakları, 17 Avrupalı büyükelçinin İsrail Dış İşleri Bakanlığı'na giderek üst düzey bir yetkiliyle görüştüklerini ve İsrail'in insan haklarıyla ilgilenen 6 sivil toplum kuruluşunu terörle irtibatlandırma konusunda kendilerini ikna edecek bir şey ortaya koyamadığını dile getirdiklerini haber verdi.
Siyonistlere ait Kan isimli radyonun yayınladığı habere göre, büyükelçiler, İsrail'in bazı sivil toplum kuruluşlarını terörle irtibatlandırmasına rağmen kendilerinin Filistin'deki sivil toplum kuruluşlarını finanse etmeye devam edeceklerini dile getirdiler.
İşgal güçleri 18 Ağustos sabahı Ramallah'ta Damir Esirlerin ve İnsan Haklarının Korunması Kurumu, Dünya Çocukları Koruma Hareketi Filistin Temsilciliği, Hak Kurumu, Tarım Çalışması Komiteleri Birliği, Filistin Kadın Komiteleri Birliği ve Bisan Araştırma ve Geliştirme Merkezi'ne baskın düzenleyerek bunları "teröre destek verme" suçlamasıyla kapattı. Daha sonra Sağlık Çalışma Komiteleri'ni de kapatarak kapatılan STK sayısını 7'ye tamamladı.
Kaynaklar, işgal güçlerinin bu kurumların mal varlıklarına ve arşivlerine el koyduğu ve bunların İsrail yasalarına göre "terör örgütü" olduğu gerekçesiyle askeri yönetimin buraların yeniden açılmasına izin verilmemesi yönünde karar verdiği iddiasıyla kapattığı bilgisi verdi.
İşgal rejiminin 2016'da çıkardığı sözde Terörle Mücadele Yasası'na göre söz konusu kurumları geçen yılın Ekim ayında "terör listesi"ne dahil ettiği belirtildi.
İşgal rejimi söz konusu yasayı sivil toplum kuruluşlarını ve insan hakları kurumlarını takibe almak ve çalışmalarını engellemek amacıyla değerlendiriyor.
Hak Kurumu Genel Müdürü Şa'van Cebbarin, İsrail işgal rejiminin Ramallah'ta STK'ları kapatmasının tamamen siyasi bir karar olduğunu ifade etti.
Cebbarin, işgal rejiminin bu kurumları kapatma konusunda ileri sürdüğü güvenlikle ilgili gerekçelerin hiçbir gerçekliğinin olmadığını ifade etti.
Filistin halkının haklarını savunma konusundaki çalışmaların devam etmesini isteyen Cebbarin; "Biz Gantz'ın kararıyla hareket etmeyiz. İnsan haklarını savunma ve halk nezdinde adalet ve hukukun hakim kılınması, halkın kendi geleceğini belirlemesi konusundaki düşüncelerimize göre hareket ederiz." dedi.
İnsan Hakları Bağımsız Heyeti Genel Müdürü Ammar Duveyk de işgal rejiminin bu kurumları kapatmasının Filistinlilere yönelik bir açık savaş olduğuna dikkat çekti. Duveyk bu kuruluşların yasal korumaya alınması çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği (AB) ve ABD, İsrail işgal rejiminin Filistin'de sivil toplum kuruluşlarını teröre destek verdikleri iddiasıyla kapatmasına karşı çıktı.
AB'nin Filistin'deki temsilcisinin ofisinden yapılan açıklamada, söz konusu kurumların Avrupa Birliği'nin yardımlarını kötü amaçlarla kullandığına dair iddianın kesinlik kazanmış olmadığı dile getirildi. Açıklamada, AB'nin Filistin'deki sivil toplum kuruluşlarına yardımlarının devam edeceği ifade edildi.
ABD Dış İşleri Bakanlığı da İsrail'in Filistin'deki sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına engel olmasını kınadı. ABD Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü Vaşington'un Filistin'deki kurumların kapatılmasına endişeyle baktığını söyledi. Sözcü açıklamasında, "Filistin topraklarında ve İsrail'de sivil toplum kurumlarının rahatça çalışma imkanı bulmasını istediklerini" ifade etti.
ABD Kongresi üyesi Reşide Tuleyb de, İsrail işgal rejiminin Filistin'in Batı Şeria bölgesinde insan hakları alanında çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarını kapatmasının herhangi bir gerekçesi olmayan çok aptalca bir savaş olduğunu dile getirdi.
Tuleyb dün (22 Ağustos Pazartesi) yaptığı basın açıklamasında, olan bitenlerin Joe Biden yönetiminin Filistin'de insan haklarını savunma, ırkçılığa ve ırkçı tasfiyeye karşı savaş konusundaki politikasının tamamen başarısız olmasından kaynaklandığını dile getirdi.
Kendisi de aslen Filistinli olan Tuleyb, Biden yönetimini İsrail'i sorguya çekmeye, sivil toplum kuruluşlarını kapatmasına karşı tavır almaya ve onu bu konudaki kararlarından geri adım atmaya zorlayacak uygulamalara başvurmaya davet etti.
Tuleyb, işgal rejiminin insan hakları ihlallerini belgelendiren kurumları kapatmasının geçerli hiçbir mazeretinin olamayacağını belirtti.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.