1. HABERLER

  2. BASIN AÇIKLAMASI

  3. "Zayıf Bırakılmış Çocuklar, Yaşlılar ve Kadınlar Adına Mücadele Etmez misiniz?"
"Zayıf Bırakılmış Çocuklar, Yaşlılar ve Kadınlar Adına Mücadele Etmez misiniz?"

"Zayıf Bırakılmış Çocuklar, Yaşlılar ve Kadınlar Adına Mücadele Etmez misiniz?"

Ankara Özgür-Der Üniversite Gençliği, Halepte Rusya’ya ait uçakların desteklediği Esed güçlerinin yaptığı sivil katliamına dikkat çekmek için bugün dernek merkezinde basın açıklaması yaptı.

A+A-

Bilal Serkan Yıldızhan'ın okuduğu açıklamada müslümanların kardeşlik bağlarına ve dünya halklarının vicdanlarına seslenildi.

Basın açıklamasının tam metni:

30 Nisan 2016

Zayıf Bırakılmış Çocuklar, Yaşlılar ve Kadınlar Adına Mücadele Etmez misiniz?

#HalepYanıyor!

Suriye’deki Müslüman halkın Esed rejimine karşı hak, adalet ve hürriyet talebiyle başlattığı mücadelede 5 yıl geride kalmasına karşın zulüm devam ediyor. Esed rejimi, Rus hava desteğiyle Halep’i vurmaya devam ediyor. Özelikle son bir hafta içerisinde Rus jetleri Halep’e her gün 20’nin üzerinde hava saldırısı düzenledi. Hastaneler, okullar, pazarlar ise en büyük hedefler arasında. Halep’teki son çocuk doktoru da hastaneye yapılan Rus saldırısında hayatını kaybetti.

Suriyeli Müslüman kardeşlerimiz  “Ya Allah Menna Ğayrek Ya Allah!” (Allah’ımız Senden Başka Kimsemiz Yok!) diye haykırmaya devam ediyor. Bu zulüm ne zaman sona erecek? Bugün Suriye’nin yiğit evlatları yedi düvele karşı onur ve yaşam mücadelesi verirken azgınlıkta sınır tanımayan Esed sever gezici şebbihaları anlıyoruz da bir halk soykırıma uğrarken konforlu/ güvenlikli mekânlarında Aylan bebeğe gözyaşı dökenlerin ataletini anlamakta güçlük çekiyoruz!

Bugün artık ABD’nin lojistik destek, Rusya’nın hava desteği, Hizbullah’ın, daha doğru bir ifadeyle HizbulEsedlerin, askeri desteği, İran’ı, PKK’sı, PYD’si, Kur’an şairi Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi: “Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... “ topuyla tüfeğiyle yüklenirken İbrahim Milleti’nden ses seda var mı? Şeyh Ahmet Yasin’in şehit olmadan önce ağızından dökülen, “Nerdesiniz? İsteseniz bunları tükürüğünüzle boğarsınız...” bu titrecici sözler bizi hala kendimize getirmeyecek mi? Mezhepçi reflekslerle türbeleri sahiplenenler ümmetin namusunu ayaklar altına alıyor. Bunu yapanları ne biz ne de çocuklarımız asla affetmeyecek... Allah’ım, Rabbim sana şikayette bulunuyoruz bu gafilleri...

Bizler Ankara Özgür-Der Üniversite Gençliği olarak Allah’a karşı esas duruşumuzu en azından bir açıklamayla yerine getirerek ümmet adına bir başlangıç yapmayı umuyoruz. ABD de, Rusya da, Esed de, İran da, PYD de, PKK da şunu çok iyi bilsin ki bu ümmeti yolundan hiçbir şey sindiremez. Belki ne bizler ne çocuklarımız fakat torunlarımız muhakkak bir gün Halep çarşısında kardeşlerimizle hasbihal ederken, bir kısmı da Şam Emevi Camii’nde kardeşlerimizle aynı safta ibadetlerini eda edeceklerdir.

Ankara Özgür-Der Üniversite Gençliği

ankara_ozgur-der_universite_gencligi.jpg

HABERE YORUM KAT

1 Yorum