Wickrematunge kimdi, niye öldürülmüştü?

20.05.2009 19:22

Ümit Kıvanç

1970’lerin ortalarından bu yana “ayrılıkçı Tamil gerillaları”na dair haberler dinledik. Sri Lanka’nın etnik ayrımcılığa uğrayan ve ezilen halkı Tamiller için bu adanın kuzeydoğusunda ayrı bir devlet kurma amacıyla yola çıkan hareket, kesin askerî yenilgiye uğradı, liderleri öldürüldü. Tamil Eelam Kurtuluş Kaplanları, zaman içinde basbayağı bir ordu oluşturmuş, Tamil bölgesine hükmediyordu. Mahkemeleri, polis gücü, bankaları vardı. Hattâ Sri Lanka başkentiyle araya yarım saat fark koyarak bölgeleri için ayrı bir zaman dilimi belirlemişlerdi. Bölge şimdi Sri Lanka hükümetinin denetiminde.

Ordunun Tamil Kaplanları’nı kesin yenilgiye uğrattığı son dört aylık dönemde kan gövdeyi götürdü. Şiddete bolca başvurmaları nedeniyle Tamil Kaplanları’na pek sempatiyle bakmayan uluslararası kuruluşlar da, Sri Lanka ordusunun Tamil sivillerini gözünü kırpmadan öldürdüğünü bildirdiler. Dört ayda ölen sivil sayısı yedi binin üstünde, yaralılar da bunun yaklaşık iki katı.

Sri Lanka hükümeti, ülkede çoğunluğu oluşturan üst etnik grup Sinhaliler’in bayrakları alıp sokaklara çıkmasını ve zaferi kutlamasını istedi.

Başkan ve hükümet hakkında ayyuka çıkmış yolsuzluk iddiaları, muhalif sesleri kesmeye yönelik baskılar (kapatma, yasaklama, bina basma, kundaklama, bombalama) en azından şimdilik bir kenara bırakıldı. Ya da savaş bölgesine sokulmayan dünya medyası bunları görüntülesin diye başkent Colombo’da özel şenlik manzaraları yaratıldı, bilemeyiz artık.

Ülkenin en önemli muhalif gazetecilerinden birinin, ne tesadüfse, tam bu son yoğun saldırının başladığı sıralarda öldürülmüş oluşu da arada kaynadı gitti. The Sunday Leader’in başyazarı Lasantha Wickrematunge, vurulmadan önce, Sri Lanka’da gazetecilik yapmanın tehlikeleri ve bizzat başına gelebilecekler hakkında yazmıştı. “Tamil Kaplanları’nın yeryüzündeki en acımasız ve kana susamış örgütlerden biri olduğu ve ortadan kaldırılması gerektiği açık,” demişti Wickrematunge, “ama bunun Tamilli vatandaşların haklarını çiğneyerek, onları acımasızca vurarak ve bombalayarak yapılması sadece yanlış değil, aynı zamanda Sinhali’leri utandırıyor...”

Uzatmayayım; anladınız siz onu.

Wickrematunge bu yazısında, okurlarına, hangi hükümet başta olursa olsun yolsuzlukların üstüne gittiklerini, “hiçbir zaman çoğunluğun bakış açısına sığınarak güvenli ortam aramadıklarını” hatırlatıyordu. “Her gazetenin kendi görüş açısı vardır, biz de bizimkini saklamıyoruz,” diyordu. “Biz Sri Lanka’nın şeffaf, laik, liberal bir demokrasi olmasını istiyoruz.” Sunday Leader başyazarı, tek tek bunları niye istediklerini, “her bireyin farklı yaratıldığı”na, “hükümetin yönettiği insanların güvenini kazanması gerektiği”ne, “çok etnili, çok kültürlü bir toplumda ancak laikliğin herkesi birleştirebilecek bir temel oluşturabileceği”ne dayandırarak izah ettikten sonra, sıra “demokratik”in gerekçelendirilmesine geldiğinde, “Eğer bunun önemini de benim açıklamamı bekliyorsanız en iyisi bu gazeteyi almayı bırakın,” diyordu.

Sonra açıkyüreklilikle, üç çocuk sahibi bir aile babası olduğunu söylüyor, Sri Lanka’da gazetecilerin yüzyüze olduğu tehlikeleri öne süren dostlarının kendisine başka ülkelerde ev, iş, güvenli hayat vs. önerdiklerini belirtiyor, şöyle diyordu: “Ama para, şan şöhret ve güvenliğin çağrısından daha güçlü bir ses var: vicdanın sesi.”

2009’da 15. yayın yılına giren ve bu süre içinde haberleri hiç yalanlanmamış olan gazetesinin neden hep aykırı kaldığını da şöyle özetliyordu: “Çünkü neyi nasıl görüyorsak öylece söylüyoruz. Saklamıyoruz gizlemiyoruz.”

Colombo’nun yoğun sabah trafiğinde arabası taranarak öldürülen ve katilleri yakalanmayan –Aa?- Wickrematunge’nin şu lafını da aktarayım, son söyleyeceğimi söylemeden: “Özgür medya halkın bakınca kendini makyajsız, jölesiz görebileceği bir ayna görevi yapar. Milletinizin durumunu ve özellikle çocuklarınıza daha iyi bir gelecek sağlasın diye seçtiğiniz insanlar tarafından nasıl yönetildiğini bizden öğrenirsiniz.”

Wickrematunge öldürüldü. Tamil Kaplanları yenildi. 7000 Tamilli sivil öldürüldü. Şimdi yorumcular, Sinhali çoğunluğu eğer Tamil azınlığına bundan böyle de aynı şekilde davranırsa, bu azınlığın çocuklarının daha da kin dolu, öfkeli gençler haline geleceği, intikam peşinde koşacağı endişesini dile getiriyorlar.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim