1. HABERLER

  2. HABER

  3. GÜNDEM

  4. Türbe Biliniyordu Ama Meğer Yunan Mezarıymış
Türbe Biliniyordu Ama Meğer Yunan Mezarıymış

Türbe Biliniyordu Ama Meğer Yunan Mezarıymış

Muğla’nın Marmaris ilçesinde insanlar tarafından yıllarca Çağ Baba Türbesi olarak bilinen piramit mezarın Yunan antik savaşçının mezarı olduğu ortaya çıktı.

A+A-

Konuyla ilgili Fetih-Medya sitesinde yer verilen “Çağ Baba Türbesi meğer Yunan mezarıymış!” türbesi başlıklı haber şöyle:

“Oruç Baba Türbesi” olarak da bilinen  türbeye adaklar ve kurbanlar adayan vatandaşlar, gerçeği öğrenince hayal kırıklığına uğradıklarını belirttiler. إِنَّ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ اللّهِ عِبَادٌ أَمْثَالُكُمْ فَادْعُوهُمْ فَلْيَسْتَجِيبُواْ لَكُمْ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ “Allah’tan başka dua ettikleriniz sizler gibi kullardır. Eğer doğru iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler.” (7/Araf, 194)

Mezarın bulunduğu Turgut Mahallesi’nde yaşayan 70 yaşındaki Mehmet Aydoğan ise mezarın defineciler tarafından sürekli kazılarak tahrip edildiğini hatırlatarak şöyle dedi: “Biz bu yapıyı daha düne kadar Çağ Baba Türbesi olarak biliyorduk. Çocuğu olmayanlar buraya gelir, kurban kesip, dua ederlerdi. Ama sonra öğrendik ki çok eski çağlardan kalma anıt bir mezarmış. Fakat bu tarihe yapı bakımsız ve definecilerin yağması altında. Biz mahalleli olarak korunma altına alınıp turizme kazandırılmasını istiyoruz.”

Mezarın sahibi kim?

Yapılan ncelemeler sonrasında mezarın M.Ö. 2’nci yüzyılda yaşamış savaşçı Diagoras ve karısı Aristomakha için yapılmış bir anıt mezar olduğu ortaya çıktı.

Marmaris Müze Müdürü Esengül Yıldız Öztekin, mezar üzerine yakın bir zamanda akademik bir çalışması yapılacağını belirtiyor. Mevcut bilgilerimize göre söz konusu anıtsal mezar, bugün Türkiye’de ayakta kalan tek piramit şekilli mezar. Yapılan ön çalışmalara göre yüksekliği yaklaşık 6 metre, içi ise 3 metrekare olan, tavanı kubbe şeklindeki piramit mezarın yazıtında eski Yunanca şu ifadeler yer alıyor:

“Siz beyaz dişli hayvanlar, her zaman size öngörülen yerde kalın. Çünkü ben en yukarıda her şeyi gözetleyeceğim ki hiçbir korkak adam gelip de mezara zarar vermesin. Çünkü bu, savaşta ölen Diagoras isimli bir adamın ve örnek çocuklar yetiştirmesiyle kocasına sadakat anlayışıyla herkesten üstün, babasının Aristomakha olarak isimlendirdiği tanrılarla kıyaslanası karısının mezarıdır.”

Ya henüz ortaya çıkmayanlar?

Akıllara gelen soru yllarca halkın yüce Allah’ı bırakıp akın ettikleri kendilerinden yardım bekledikleri mezarların gerçekte kimlerin olduğu idi.

İslam dininde kabirlerden ölülerden medet beklemek İslam’ın özü tevhid inancına aykırı durum teşkil ediyor.

“Kullarım beni sana soracak olursa, muhakkak ki ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.” (2/Bakara, 186)

Alimlerden İmam Alusi’nin tesbiti:

İmam Alusi Nahl suresi 54. ayet tefsirinde çocukken başından geçen bir meseleye değinir:

“Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah’tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O’na yalvarmaktasınız. Sonra sizden zararı kaldırdığında, sizden bir grup (hemen) Rabblerine şirk koşar.”

Ayet gösterir ki bugün avamdan çoğu insanın onlar için hiçbir şeye malik olmayan hatta kendileri için dahi fayda ve zararı olmayan Allah’ın dışındaki varlıklara yönelmeleri ve Allah’a duadan tamamen yüz çevirmeleri büyük bir akılsızlık ve eskilerin sapıklığından daha şiddetli yeni bir sapıklıktır. Tüyleri ürperten ise; ben çocukken sahte şeyhlerden birinin bana söylediği şu sözlerdir:’Sakın ama sakın bir iş başına geldiğinde Allah’tan yardım isteme. Çünkü senin hâlinin kötülüğü Allah’ı ilgilendirmez ve sana hemen yardım etmez. Geçmiş velilerden yardım istemeye bak. Onlar senin sıkıntını hemen giderirler, senin kötü hâlin onları ilgilendirir.’ (Ruhu’l Meani 14/166.)

Zümer suresi 45. ayet tefsirinde ise şunu aktarır:

‘Onlardan bazısından ‘Veli Allah’tan daha hızlı yardım talebine icabet eder’ dediğini duydum.’ (A.g.e 11/24.)

Yüce Allah’ın kitabından öğüt alanlar için nasihatler….

“(O ortak koştukları mı hayırlı) Ya da sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, kendisine dua ettiği zaman icabet eden, kötülüğü açıp gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.” (27/Neml, 62)

“Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) ‘Biz, bunlara bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.’ Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.” (39/Zümer, 3)

“Sonra onlara denilecek: ‘Şirk koştuklarınız nerede?’ Allah’ın dışında (dua ettikleriniz).’ Dediler ki: ‘Bizi bırakıp kayboluverdiler. Hayır, biz önceleri (meğer) hiçbir şeye dua eder değilmişiz.’ İşte Allah, kafirleri böyle şaşırtıp saptırır.” (40/Mümin, 73-74)

“İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak Rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O’na dua ettiğini unutur ve O’nun yolundan saptırmak amacıyla Allah’a eşler koşmaya başlar. De ki: ‘Küfrünle biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın.” (39/Zümer, 8)

HABERE YORUM KAT