Suriye'de rejim içi çekişmeler

14.06.2012 00:21

Abdurrahman Raşid

Suriye'de olan bitenlere vâkıf isimlerden birinin görüşüne göre geçen iki hafta zarfında rejim güçlerinin bilgisi, koruması ve hatta katılımıyla işlenen iki katliam, Beşşar Esed'in güvenlik ve ordu üzerindeki kontrolünü kaybettiğini gösteriyor.

Zira her iki katliam da dünyayı daha ileri bir adım atmaya teşvik etti. Suriye'nin dünya ülkelerinin çoğunluğundaki büyükelçiliklerini kapattırdı ve birçok hükümeti devrimcilere maddi ve askeri destek sunmak için harekete geçirdi. Esed'in kendisini haklı çıkarmakta aciz kalan ve iki katliamla ilgili soruşturma yapılmasını istemekle yetinen müttefiklerini sıkıntıya soktu.

Ayrıca Esed her iki katliamda da adeti olduğu üzere bir tiyatro tertipleyemedi. Zira Esed, rejiminin işlediği her suçun içinde yer alıyor ve bu suç önceden hazırlanmış metin kapsamında oluyor. Esed rakiplerini suçluyordu. El Hula bölgesindeki ilk katliamda gözlemciler rejim güçlerinin felaketzede beldeyi bombaladığını görmek ve kanıtlar bulmak için oraya vardılar. Bu kanıtlar Birleşmiş Milletler genel sekreterini temkinli yaklaşımı bırakmaya sevk etti, Suriye rejimini suçladı ve rejimin meşruiyetini kaybettiğini açıkladı. Hama bölgesindeki ikinci katliamda rejim, gözlemcilerin ziyaretini engellemekte gecikmedi. Yeri ve hikâyeyi düzenlemek için günler sonra ziyaret izni verdi.

Bu durum kendi güçlerinin ve hesabına çalışan milislerin işlediği katliamlardan rejimin aklanması anlamına gelmez. Aksine yeni bir durumun haberini vermektedir. Başka üst düzey yetkililer devlet başkanının talimatıyla hareket etmemekteler veya kendisiyle koordineli çalışmamaktadırlar. Baskın görüş, kardeş Mahir'in sahayı yönettiği ve ülkeyi idare ettiği yönünde. Mahir daima kanlı çözümün sahibi olarak tanımlandı. Peki, bu rivayet doğruysa bu gelişme ne anlama gelebilir?

Rejim içinde bir darbe gibi görülüyor. Bu darbe Beşşar Esed'in uzaklaştırılması ve sahaya bilfiil hakim olanın onun yerine yükselmesiyle son bulacak. Burada tutumları ve çalışmalarıyla en net isim olan Mahir Esed yer alıyor. Mahir'in rejimi Suriye halkının çoğunluğuna karşı açık bir savaş hali içinde. Beşşar'ın ise rejimin barışçıl yüzü rolünde oynamasına alıştık. Geçen 12 yıllık yönetimi yıllarında aynı rolü oynadı. Lübnan eski cumhurbaşkanı Refik Hariri ve başka 20 Lübnanlı isme yönelik suikastlara karıştı. Bununla birlikte Beşşar, daima masum, uygar ve yumuşak huylu biri görüntüsü çizdi. Hariri'ye ve Lübnan liderlerinin yarısıyla şiddetli husumetine rağmen herkesten bu husumeti gizleyebildi ve yüzeyde iç yüzünü ortaya çıkaran kesinleşmiş tek bir rivayet dışında bir şey yaşanmadı. Beşşar, Hariri ile bir araya geldi ve açıkça ölümle tehdit etti. Hariri ülkesinin başkentine dönüşünün hemen ardındaki birkaç isme yaşananları bildirdi. Bu, Beşşar Esed'in daima gizlediği karakteridir. Cinayetleri rejimine giydirmek isteyen yabancı komplonun kurbanı bir lider görüntü çizdi. Çoğu kimse bu iddiasına inanmadı.

Körfez ülkelerinden bir yetkili Dera çocuklarının tutuklanması, işkence edilmesi, halkın ayaklanması ve gösteriler yapması sonrası mart ayında kendisini ziyaret ettiğini belirterek "Esed'e çocuklara işkence eden ve babalarını tehdit eden Dera'daki suçları işleyenlerin yargılanmasını açıkça ve doğrudan tavsiye ettik. İlişkileri onarması için bizzat oraya gitmesini önerdik. Bunları yapacağını bize vaat etti ancak güçlerini ve tutuklamaları artırdı. O vakit rejim güçlerinin olan bitenle hiçbir ilişkisinin olmadığı ve insanları öldüren Selefiler hikâyesini bulmuştu." diyor.

Baskın kanaat Esed ailesinin kendi safları içinde tasfiyelere gitmesine izin verecek bir konumda olmadığı yönünde ancak kriz yönetiminin merkezi başkanın sarayında değil. Birçok gösterge açıklamalardaki ve farklı organlar arasında rivayetlerin aktarımındaki çelişkileri ortaya koyuyor. Devlet başkanlığı güvenlik çözümü istiyor ancak suçların izlerini gizlemeyi veya bir başka tarafa yüklemeyi tercih ediyor. Kardeşi Mahir'in yönettiği ordu vatandaşları korkutmak ve devrimi bitirmek için güçlerinin suçlarını pohpohlamak istiyor. Bu yüzden ordudan askerlerin çektiği yüzlerce video bulunuyor. Bu askerler suçları büyük bir şevkle işliyorlar. Görüntüler arasında korkunç olanları da var. Örneğin bir tank komutanı bir sivili ayaklarıyla eziyor. Sonra kameraya dönüp işlediği suçtan dolayı alaylı yüzünü gösteriyor.

*Londra'da Arapça yayımlanan Eş Şarkulevsat gazetesi 12 Haziran 2012

ZAMAN 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim