Scud tartışmasının amacı hâlâ anlaşılamadı

03.05.2010 11:34

Satığ Nureddin

ABD ve İsrail'in Hizbullah'ı niçin Scud füzelerine sahip olmakla suçladığı hâlâ bilinmiyor. Zira Hizbullah'a savaş açılsa bile, füzeleri verdikleri söylenen Şam ve İran'ın tavrı değişmez.

Şu günlerde Lübnan ufuklarında beliren savaşın gerçeğe dönüşmesinden önce, ortamı bu savaşa hazırlaması öngörülen birçok adım söz konusu. Sadece tehdit etmekle, havuç uzatmakla veya Lübnan’a açılan psikolojik savaşla bile elde edilecek birçok kazanım var. Amerika’yla İsrail’in tehdit ve korkutma hamlesi şu an dorukta. Fakat havuç uzatma hamlesi henüz başlamadı; ABD ve İsrail’in, Hizbullah’ın cephanesini çoğu ülkeninkinden daha üst sıralara yerleştiren günlük açıklama dalgasını kullanarak bazı taleplerde bulunduğuna dair hiçbir işaret gelmedi.

Fakat taleplere dair bu sessizlik, bazı taleplerin söz konusu olmadığı anlamına da gelmez. Hedefin sadece korkutmak olmadığı kesin. Lübnan, Suriye ve İran tehdit edildi, karşılıklı dolduruşların derecesi yükseldi. Savaşın askeri, mali ve siyasi külfetini inkâr etmekse mümkün değil. Savaş öncesinde oynanan veya savaşı önlemeye çalışan karşılıklı oyunun kuralları bunlar. Hedef İsraillileri rahatlatmak ve onları Filistinlilere karşı esnek davranmaya sevk etmek veya İranlıları korkutup zenginleştirmiş uranyum değişimi anlaşmasına zorlamak olsa da, Amerikalıların ve İsraillilerin şartları şu an savaş için uygun değil. Ayrıca Hizbullah’ın abluka altına alınması veya harekete savaş açılması, savaşın sonucu ne olursa olsun İran’ın veya Suriye’nin tutumunda değişikliği garanti etmez.

Savaştan önceki son adım mı?

Amerikalılar ve İsrailliler bu kampanyadan ne istediklerini açıkça ifade etmedi. Şu ana dek, Hizbullah’ın sahip olduğu iddia edilen Scud füzeleri yalanını patlatan ABD ve İsrail’in niyetleriyle, Hizbullah’ın artan silahlarının arkasındaki Suriye ve İran’ın niyetleri üzerine bir tartışma yapıldı. Hiç kimse tarafların savaş politikasından vazgeçmesi için ne gibi şartların isteneceğini bilmiyor.

Amerikan-İsrail hamlesinin bir güç gösterisi mi, önleyici bir eylem mi, yoksa kendilerinin sakınmak, Şam ve Tahran’ınsa bertaraf etmek istediği savaştan önceki son adım mı olduğunu netleştirmeden önce biraz beklemek gerek. (Lübnan gazetesi Sefir, 29 Nisan 2010)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim