Ramazan ve diziler

10.08.2010 00:56

Kemal Habib

Günler oruç ayına doğru adımlarını hızlandırdığında ruhuma yaklaşan İlahi esintiler hissediyorum; ancak sağlığım bana gençlik yıllarımda yaptığım gibi gönüllü oruç tutmamda destek olmuyor artık. Oysa hapishane yıllarımın çoğunluğunu iki günde bir oruç tutarak geçirirdim.

Oruç ibadeti, çok sevdiğim ibadetlerden. Ademoğlunun her ameli kendisi içindir ancak oruç ibadeti, Allah ile kul arasındaki sırdır. Bencillik, enaniyet ve saldırganlığa dayanan modern dünyada yaşayan insan, oruca muhtaçtır. Biri size hakaret ederse ona 'ben oruçluyum' deyin. Hakaretleşmenin düzeyini sokaklarda ve internet sayfalarında görüyoruz. Bu düzey, orucun dünyasına ihtiyaç duyan sorumsuz noktalara varabilir.

Oruç, insana kaçınma ve sakınmayı alışkanlık edinme duygusu verir. Bu duygu insana acılara karşı sabrı ve karşı koyma gücünü verir ancak oruç, insana hikmeti öğretir. Burada hikmet, bir şeyi doğru yerine koymaktır. Size hakaret edene karşılık vermeniz doğru değildir. Özellikle de hakaret eden budala bir cahilse. "Cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman 'Selam' derler." (Furkan Sûresi, ayet 63)

Oruç, insana hoşgörüyü öğretir. Siz hoşgörülü davranmama gücünüz olmasına rağmen size hakaret edene hoşgörülü olursunuz. Burada orucun nefsi sakınma ve kaçınmakla eğitimi söz konusudur. Orucun temel anlamı sabah ezanından akşam ezanına kadar yemek ve içmekten kaçınmaktır. Fakat bu kaçınmanın arkasındaki saklı anlam, kendini kontrolü, ahlaki ve pedagojik yönleri birbirine bağlamayı öğrenmektir. Yani yemek ve içmekten kaçınmadan doğacak arınma ve sonuç, nefsin eğitimi ve disipline edilmesidir.

Burada Mısır'daki Müslümanları, bu aktör şeytanların işkencelerini boykot etmeye çağırıyorum. Bu aktörler çıplak bedenlerini, açıktan ve gizli kötülüklerini oruçlu insanlara sunuyorlar. Ayrıca internet gruplarına Ramazan'dan önce insanları, bu aktörlerin, dizileri çekenlerin, onca para aktaranların, insanların orucun ve mübarek ayın anlamını kaybetmeleri için çaba harcayanların iğrençliklerinden geri durmaya yoğunlaştırmaya davet ediyorum.

Ramazan, isyanda değil itaatte bir araya gelme ayıdır. Ramazan, televizyon kanallarının Allah'a itaatten alıkoymak için insanlara gösterdiği kötü görüntüleri izlemek değildir. Orucun anlamı, namaz kılıp oruç tuttuktan sonra hızlıca ekrana ve dizilerin karşısına geçmek değildir. Bu diziler Mısırlıların veya Arapların gerçek dünyasını ifade etmemektedir. Bizlere utanmadan ellerindekinin en kötüsünü sunuyorlar.

Mısır'da gerçek denetleme organlarımız olsaydı bu saçmalıklar selini durdururduk. Evet bizler açık bir dünyadayız. İnsanın her şeyin bulunduğu bu dünyalara girmesi mümkün. Fakat oruç, sakınma anlamını derinleştirmesi sebebiyle insanda iç vicdanını, kendi gücünü ve Allah'ın yeryüzündeki halifesi olması hakkını veren sorumluluğunu inşa eder. Ayrıca oruçluyken bütün yemek çeşitleri insanın önündedir ancak kendisi bu yemeklerden uzak durur, oruç adabı kendisine hakim olmasını sağlar. İşte imanın yücelmesi buradadır. Keza Müslüman bireyin saçmalıklar ve küçük şeylerden, zaman kaybından, kendisine acı veren yasak kötü görüntülerin peşinden gitmekten sakınmasıdır oruç.

Devletin vatandaşlarını koruma sorumluluğu, din alimlerinin uyarıda bulunma sorumluluğu, El Ezher kurumunun, yazarların, aydınların, iffet ve temizlik hareketlerinin rolleri var. Ne var ki kul ile Rabb'i arasında gizli bir ilişki olan oruç, aynı zamanda insanın, evren, insanlar, bütün dünya, fikirler, şahıslar ve eşyalarla ilişkisindeki gizli iç sorumluluğu anlamına gelir.

Devletler yıkıldı ve kurumlar zayıfladı ancak geriye insan, sorumlulukları ve Allah'ın kendisini emaneti üstlenişini test etmesi kaldı. Oruç bir sorumluluktur, nefis, akıl ve ruh arasındaki ilişkidir. İsyanın terk edilmesi yönünde karar alma gücüdür. Televizyon dizilerini izlemeyelim. Bu kabul edilebilir oruç için bir iyi niyet göstergesidir. Allah oruçlarımızı kabul etsin.

Mısır gazetesi El Mısriyyun, 8 Ağustos 2010

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim