1. HABERLER

  2. BASIN AÇIKLAMASI

  3. Özgür-Der: PKK, Gazeteci Ali Adıyaman’ı Serbest Bırakmalıdır!
Özgür-Der: PKK, Gazeteci Ali Adıyaman’ı Serbest Bırakmalıdır!

Özgür-Der: PKK, Gazeteci Ali Adıyaman’ı Serbest Bırakmalıdır!

Özgür-Der, yaptığı basın açıklamasında PKK'nın kaçırdığı İLKHA muhabiri Ali Adıyaman'ın serbest bırakılmasını talep etti.

A+A-

PKK'nın İLKHA muhabiri Ali Adıyaman'ı evinden kaçırması üzerine Özgür-Der bir basın açıklaması yayınladı. Yayınlanan basın açıklamasında PKK'nın baskı ve şiddet politikaları ile halkı hegemonya altına almaya çalışması kınanırken gazeteci Adıyaman'ın bir an önce serbest bırakılması talep edildi. Ayrıca konuyla ilgili Özgür-Der Diyarbakır Şubesi de yaptığı açıklamada gazeteci Adıyaman'ın özgürlüğüne kavuşturulmasını talep etti.

 

***

PKK Kaçırdığı Gazeteci Ali Adıyaman’ı Serbest Bırakmalıdır!

 

28 Ağustos 2014

Bölgede son dönemlerde artış gösteren adam kaçırma, hukuksuz alıkoyma, cezalandırma örneklerine bir yenisi daha eklendi. 27 Ağustos Çarşamba günü Silvan ilçesi Dağcılar köyü (Gundé Şao) Erkenciler mezrasına, akraba ziyaretinde bulunmak için giden İlke Haber Ajansı muhabiri Ali Adıyaman, PKK tarafından köyde bulunduğu evden kaçırıldı.

Anne ve babasıyla akraba ziyaretine giden Ali Adıyaman’ın İlke Haber Ajansı muhabiri olduğu için kaçırıldığını belirten akrabaları seçim sürecinde de Ali Adiyaman’ın 65 yaşındaki babası Hüseyin Adiyaman’ın BDP’ye oy vermediği gerekçesiyle ölüm ile tehdit edildiğini ve eşiyle beraber PKK tarafından darp edilerek köyden çıkarıldığını belirtmekteler.

Daha önce yaşanan sayısız hadisede olduğu gibi bu olay karşısında da sorumluluk makamında bulunanlardan konuyla ilgili bir açıklama yapılabilmiş değil. Adeta yaşanan her türlü hukuksuzluk, zorbalık “aman Çözüm Süreci zarar görmesin” mantığıyla görmezlikten, duymazlıktan geliniyor.

Vatandaşının her türlü hak ve hukukunu korumakla görevli olan devletin, zorbalıklar karşısında umursamaz tavırlar sergilemesi kabul edilemez. Sayın Beşir Atalay başkanlığında çözüm sürecini yürüten hükümet kadrolarının gazeteci Ali Adıyaman’ın kaçırılması örneğinde olduğu gibi PKK tarafından “Demokratik Özerklik” adına estirilen Stalinist terör hakkında ne düşündüklerini merak ediyoruz.

Bütün bir toplumu baskı ile kontrol altında tutmaya çalışan PKK, muhalif olarak gördüğü her türlü yapı ve çabayı tehdit, şantaj, baskı ve şiddet politikalarıyla sindirmeye, ezmeye çalışmaktadır. Farklı siyasal tercihlerde bulunan insanların cezalandırılmasından bütün bir esnaf ve tüccarın vergi adı altında haraç vermeye zorlanmasına, kamusal alanda siyasal çalışmaların engellenmesinden yol kesmelere, insanların zorla evlerinden alınıp dağa kaçırılmasına kadar sistematik olarak bütün bir toplumu kontrol altına almaya çalışmaktadır. Tüm bu olup biten karşısında ise ne yazık ki, Çözüm Sürecini yürüten sorumluluk makamındaki yetkililer aciz ve umursamaz bir tavır içinde görünmektedirler.

PKK başta olmak üzere BDP, HDP ve DTK gibi legal uzantıları ise barış, adalet, özgürlük söylemleriyle zorbalık, baskı, şiddet, farklı olana tahammülsüzlük politikalarını birlikte yürütme kurnazlığından vazgeçmelidir. Baskı ile kurulan hegemonya neticesinde bütün bir toplumun iradesinin teslim alınabileceğini düşünenler dün olduğu gibi bugün de yanılmaktadırlar. PKK, devlet ile yürüttüğü Çözüm Süreci politikasının olması gereken ruhuna da uyarak başta gazeteci Ali Adıyaman olmak üzere ellerindeki bütün insanları biran önce serbest bırakmalıdır.

Musa Üzer

Özgür-Der Genel Sekreteri

 

 

Konuyla ilgili Özgür-Der Diyarbakır Şubesi'nin Yaptığı Açıklama Metni:

İLKHA Muhabiri Ali Adıyaman Derhal Serbest Bırakılmalıdır!

28.08.2014

Türkiye son yıllarda geçirdiği değişimle birlikte devlet ve halk arasındaki mesafeleri kısaltmış ve Cumhuriyet tarihinden bu yana uygulana gelen baskıcı uygulamalardan kısmen de olsa vazgeçmeye niyetlenmiştir. Hükümetin bu siyasal niyeti belirtmesi ve bu doğrultuda bazı adımlar atması elbette çok önemlidir. Özellikle Kürtler açısından çok büyük beklentilere kapı aralayan çözüm süreci devlet ve bölge halkının yıllardır kurtulmaya çalıştığı ölümlerin ve acıların sona ermesi için büyük bir fırsat olmuştur. Çözüm sürecinin sonuna kadar sürdürülmesine taraf olmak, bu ülkede yaşayan sağduyulu bütün kesimlerin vazifesidir. Sürecin muhatapları genelde ülkede yaşayan bütün vatandaşlar olmakla beraber, müzakere tarafında olan devletin resmi birimleri ve PKK bu sorumluluk açısından daha hassas bir konumdadırlar. Bu hassas konumları gereği her iki kesimin üzerine oldukça önemli sorumluluklar yüklenmiştir. 

Öncelikle hükümetin süreci devam ettirirken sadece PKK’yi merkeze alarak Kürt sorununu çözme girişiminin yetersiz ve eksik olduğunun altı çizilmelidir. PKK çözümün en önemli muhatabı olmakla beraber Kürt halkının yegâne temsilcisi değildir. Kürdistan sosyolojisini ve siyasal dinamiklerini iyi okumadan atılan adımlar, PKK dışında varlık gösteren unsurları ne yazık ki PKK ile karşı karşıya getirmektedir. Bölge halkının PKK ve devlet ikilemine sıkıştırılması siyasal tercihleri farklı olan diğer kesimleri memnun etmeyecektir. Bundan dolayı gerek devlet, gerekse PKKhaklar ve özgürlüklerçerçevesinde geliştirdikleri söylemlere uygun davranmalı ve bu hususta gereken özeni göstermelidir. Ancak süreç maalesef bu şekilde devam etmemektedir. Özellikle son dönemde PKK, keyfi uygulamalarını yoğunlaştırarak kontrollü gerilim politikası gütmekte ve kendi varlık alanını genişletme siyaseti izlemektedir. Çözüm sürecinin sonuna yaklaşıldığının müzakereye yetkili taraflarca ilan edilmesine müteakip PKK’nin siyasal faaliyet gösteren diğer kesimlere, sivillere, Kur'an kurslarına, şantiyelere, yurtlara, dernek ve parti binalarına, iş yerlerine yönelik saldırıları en başta çözümün ruhuna aykırı, mantığına terstir. Üstelik PKK-KCK yetkilileri bile bu tarz eylemlerin yanlış olduğunu açık biçimde ifade ediyor ve sonlandırılmasını talep ediyorken, PKK şiddeti tırmandırma siyaseti ile beraber adam kaçırma ve infaz etme gibi eylemleri maalesef devam ettirmektedir. Bunun kabul edilebilir, makul ve insani hiçbir tarafı yoktur.

PKK’nin gerçekleştirdiği kaçırma eylemlerinin son kurbanı İlke Haber Ajansı muhabiri Ali Adıyaman olmuştur. Diyarbakır'da İlke Haber (İLKHA) isimli bölgesel ajansta çalışan Ali Adıyaman isimli muhabir, Silvan İlçesi'ne bağlı Erkenciler Mezrası'nda dün saat 12.00 sıralarında 4 PKK’li tarafından kaçırılmıştır. Öncelikle Ali Adıyaman’ın kaçırılması eylemini kınıyor, bu girişimin bölgedeki tansiyonu yükseltmeye dönük olumsuz bir etki yaratmasından endişe ediyoruz. Kürdistan’daki Kur’an Kurslarına, dernek ve vakıflara, medreselere, parti binalarına yapılan molotoflu ve bombalı saldırıların, adam kaçırma eylemlerinin kimseye fayda sağlamadığını herkesin bilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Korkutma, sindirme ve baskı altına alma amaçlı eylemlerin kimden gelirse gelsin karşısında olduğumuzu belirterek İLKHA muhabirinin bir an evvel serbest bırakılmasını istiyor ve bu hususta gerek devlet birimlerinin, gerekse de KCK ve HDP yetkililerinin üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmelerini istiyoruz.

Murat KOÇ
Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı

HABERE YORUM KAT

3 Yorum