İsrail kendisini uluslararası hukuktan muaf görüyor

22.02.2010 13:49

Cihad El Hazin

Bir Mossad operasyonunda daha Britanya pasaportlarının kullanılmasına izin veren İsrail, kendisini uluslararası hukukun üzerinde görüyor. Savaş suçları Kamboçya'ya veya Sırbistan'a uzanabilir, ama İsrail'e ulaşamaz...

1987’de Almanya’da bir telefon kulübesinde, içinde sahte Britanya pasaportlarının bulunduğu bir çanta ele geçirilmiş ve olayla ilişkisinin anlaşılmasının ardından İsrail Londra’ya, gelecekte hiçbir gizli operasyonda Britanya pasaportları kullanmayacağına söz vermişti. İsrail, Hamas komutanlarından Mahmud Mabhuh’un öldürülmesinin de gösterdiği üzere sözünü bozdu. Bu cüretin tek sebebi, her İsrail hükümetinin savaş suçlarının yaptırımlardan kurtulacağını bilmesi. Dönemin Britanya başbakanı Margaret Thatcher 1987’de Londra’daki Mossad birimini kapatma emri verdi, ancak kapatma uzun sürmedi. Hatta Mossad’ın faaliyetleri kesilmedi.

Bugün Britanya Başbakanı Gordon Brown soruşturma çağrısı yaptı. Ancak soruşturmanın, suçlamalar kesinleşse bile İsrail çıkarlarına zarar verecek bir kararla sonlanma-yacağından eminim. İsrail’e yönelik suçlamalar Britanya vatandaşlarının canlarının tehlikeye atılmasını da kapsıyor.

ABD Irak’taki İsrail savaşında 5 bin gencini kaybetti. Britanya da yüzlerce askerini kaybetti. Bugün İsrail Britanya vatandaşlarının canını tehdit ediyor ve Londra hiçbir sonuca varmayacağı belli olan bir soruşturmaya başlıyor. Bu arada şu da unutulmamalı ki, Mossad başkanı olan ünlü terörist Meir Dagan, özellikle de 1970’lerden bugüne dek Gazze’deki kadın ve çocukların öldürülmesinde eski İsrail başbakanı Ariel Şaron’a sivilleri öldürürken suç ortaklığı yapmıştır.

İsrail yasaların üstünde kalmak istiyor. Savaş suçları Kamboçya, Ruanda ve Sırbistan’a uzanabilir, ancak İsrail’e ulaşamaz. Üstelik İsrail’in suçun içinde doğmasına, bugüne kadar hergün aynı suçu işleyip kurbanlarını suçlamasına rağmen... Zayıflıklarından ve insanları önemsememele-rinden dolayı Arapları ve Müslümanları kınarken, Yahudileri öldüren ve İsrail’i başımıza bela eden Batı’yı da haklı görmüyorum. Batı İsrail’in bütün suçlarını görmezden geliyor. Mısır’ın eski devlet başkanı Cemal Abdülnasır Süveyş Kanalı’nın millileştirildiğini ilan ederken, devlete dönüşen çetelerin bugün bir kez daha çetelere dönüştüğünü söylemişti. Aslında İsrail hiçbir zaman bir devlet olmadı ve gasp ettiği toprakların sahipleri tarafından tanınmadıkça da olamaz. İsrail’e meşruiyet çekini sadece bu toprakların sahipleri verebilir. Dahası, İsrail’in kurulmasının arkasında duran terör çeteleri iktidarı teslim aldı. David Ben Guri-on’dan Binyamin Netanyahu’ya kadar her İsrail başbakanı terör eylemlerine onay verdi. Bu isimler hakkındaki haber-ler bir Arap yazarın görüşü değil, failleri, kurbanları ve ta- rihleri bilinen olaylardır. Bilinmeyen bir şey söylemediğim için bunları okuyucuya hatırlatma ihtiyacı duymuyorum.

Bu kez de cezalandırılmayacak

Okuyucu İsrail’in geçmişte işlediği suçlardan dolayı da cezalandırılmadığını biliyor. Dolayısıyla bu kez de cezalan-dırılmayacağını, gelecekte daha fazla teröre yol açacağını, Likud Partisi’ni destekleyen Amerikan medyasının ve Kongre’nin de bu terörü haklı çıkarıp kurbanlarını suçlayacağını söylersem okuyucular bana katılacaktır.

Bu hafta İsrail gazetelerinde teröre verilen destek, İsrail toplumuyla ilişki kurmanın mümkün olmadığını, aksine bu toplumun iyileşene kadar tecrit edilmesi gerektiğini gösteriyor. (Londra’da Arapça yayımlanan Hayat gazetesi, 20 Şubat 2010)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim