İhvan ile AKP arasında demokrasi konusu

28.09.2010 01:30

Vahid Abdulmecid

Türk AKP, Arap dünyasında demokratik eğilime sahip siyasal İslamcı akımın olmasını arzulayan birçok kimseyi büyüledi. Ayrıca Batı'da ve ABD'de takdir topladı.

Bu yüzden belirli aralıklarla Arap dünyasındaki en büyük İslamcı akım olan Müslüman Kardeşler'in (İhvan) demokrasiye yönelik tutumunda Türk partisinin yaygın olumlu imajından dolayı bir gelişmenin yaşanma imkânı etrafında bir soru gündeme geliyor. Bu soru şimdi ilki AKP'nin anayasa değişikliği başarısı ve ikincisi birçok televizyon kanalında İhvan'ı konu alan 'cemaat' dizisinin yayınlanması olmak üzere iki gelişmenin etkisiyle gündemde.

İhvan ile AKP arasında birçok farklılığa rağmen belki de en önemli fark, AKP'nin kaçınılmazlar ile kabul edilemezler arasında yaratıcı bir uzlaşma sağlaması. İhvan'ın durumu açısından AKP'nin en önemli göstergesi, teori ve yenilenmesi. İhvan'ın tarihi ve şu anı için en önemli sorunlarından biri burada saklı. Bu kronik sorun halen geleceğe açık bir bakış açısı sunma güçlerini zayıflatıyor. Mısır'da 1948'de ilk defa cemaatin çözülmesinden itibaren baş gösteren sıkıntılar içtihat güçlerinin zayıflığının sonucuydu. Cemaat ile barışçıl çalışma arasındaki ilişkiye dair açık bir bakış açısının yokluğunda şiddete başvurmak, teorik gücün kırılganlığının sonucuydu. Tarihte yaşanan buydu. İhvan'ın içtihat ve teorik gücünün zayıflığı, demokrasi ve başka konulara yönelik doğru tutumunun belirmesinin önünde engel olarak durduğu takdirde gelecekte de aynı sorunlar yaşanabilir. Bu yüzden AKP deneyimi İhvan'ın istifade edebileceği eşsiz olmasa da makul bir deneyimdir.

Şu an Türkiye'de en güçlü İslamcı akımı temsil eden AKP'nin demokrasi konusu bağlamında mutlak suretle örnek alınacak bir ideal olmadığı doğru, ancak bu konuda çokça geciken İhvan açısından ideal bir örnek olabilir AKP. Bizler ılımlı yöntemi, pratik eğilimi ve çoğu zaman esnekliğe meyletmesi için de şu ana kadar benzeri görülmemiş siyasi İslamcı bir parti karşısındayız. Ayrıca partinin genel ve bireysel özgürlüklere yönelik tutumu ortada. Üstelik kadının başörtüsüne destek vermekte ve örtülü olmayan kadınlara saygı göstermek ve içlerinden çoğunu seçim listelerinde aday göstermek suretiyle başörtüsünün yayılması için de çalışmaktalar.

Yalnız şu ana kadar bildiğimiz üzere AKP'nin başka İslamcı partilerden daha demokrat olması ile demokrat parti olmak arasında fark olduğu gözden kaçırılmamalı. Bu parti İslamcı çevrelerde en demokrat parti olabilir ancak demokratlığının gerilememesi için çoğunluğun diktatörlüğünün tek kişinin veya iktidardaki azınlığın despotluğundan ilkesel açıdan farklı olmadığını kabul etmek gerekir. Ortada AKP'nin çoğunluğun diktatörlüğüne dönüşemez bir demokrasiye inandığını gösteren kanıtlar yok. Çünkü demokratik sistemdeki seçimlere yönelik bakış açısı, böyle bir diktatörlüğe götürebilir. Bu yüzden gelecek aylar, yargının ve ordunun siyasi hayattaki rolünü azaltma amaçlı anayasa değişikliğinde başarılı olan bu parti için tarihî bir deneyim olacaktır. Bu değişiklik, birbirinden oldukça farklı iki ihtimale açık. Değişiklikler, siyasal sistemi, demokratik gelişimi engellemiş kurumların nüfuzundan kurtarma fırsatı veriyor. Fakat aynı zamanda AKP'nin, kendisine bağlı ve irtibatlı dinî kurumların yeni nüfuzuna götürebilir.

Partinin ısrar ettiği yeni anayasa, açık bir sınav olacak. Zira demokratik anayasa tek partinin hakim olduğu parlamentoda kapalı bir odada değil, farklı renkleri temsil eden, rolünü halkın gözü kulağı önünde oynayan ve tartışmalı konuları genel bir tartışmaya açan kurumsallıkla belirlenir. İktidar partisinin bir parti sözleşmesi gibi kendi ölçülerine göre belirlediği anayasa ile farklı partilerin ve sivil toplumun olgunlaşmasına katıldığı anayasa arasındaki fark büyüktür. Bu yeni anayasa, AKP'nin demokratlığının boyutunun açık deneyimi olacak.

Yalnız AKP'yi İhvan'dan ayıran mesafe çok uzun görülüyor. Bu yüzden İhvan'ın gelişmesi mesafeyi kısaltma yönünde olabilir. Tutumlarındaki büyük geçiş, geleceğe yeni bir yol açabilir.

Londra'da Arapça yayımlanan El Hayat gazetesi, Mısırlı yazar, 26 Eylül 2010

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim