Hangi Kürtler?

30.08.2010 00:06

Fethi Turan

Son dönemin en sık duyulan sorularından biri "Kürtler ne istiyor?" sorusudur. Özel sohbetlerde, televizyon programlarında insanlar merakla bazen şaşkınlıkla karşısındakine bu soruyu soruyor. Özel sohbetlerde bu sorunun cevabı nedir bilinmez, ama ulusal düzeyde yayın yapan televizyon programlarında Kürtlerin ne istediği sorusuna; anadilde eğitim, özerklik, bayrak gibi taleplere varan birçok talep sıralanıyor.

Peki "Kürtler ne istiyor?" gibi genel ve hayatî bir sorunun muhatabı kimdir? Kim olmalıdır? Bu soruya Kürtler adına kim cevap veriyor? Verilen bu cevaplar, bütün Kürtlerin cevabı mı? Kürtler bu cevaplardan memnun mu?.. Bu ve benzer soruları çoğaltmak mümkün. Ancak tam da bu bağlamda "Kürtler ne istiyor?" sorusuna, öncelikle "Hangi Kürtler?" sorusu ile karşılık vermek gerekir.

Kürtler homojen bir grup mudur? Hepsi gelişmeleri aynı şekilde mi değerlendiriyor? Bütün Kürtleri kapsayan bir örgütleri var mıdır? Bu soruların cevabı tabii ki "hayır"dır. Türkler gibi Kürtlerin de dünya görüşleri, geleceğe ilişkin tasavvurları farklılık arz etmekte ve Kürtler, Türkiye'deki ulusal düzeydeki her tür örgüt içerisinde yer almaktadırlar. Ama medya üzerinden yürütülen diyalog ve tartışmalarda, kendisinde söz söyleme hakkını gören Türk ve Kürt "aydınlar" ancak bir grup Kürt'ün taleplerini, beklentilerini gündeme getirip, kamuoyuna duyuruyor. Bu da Kürtlerin kim olduklarının, farklılıklarını, iç âlemlerinde yaşadıklarını ve ne istediklerinin cevabını kamuoyuna tam olarak yansıtmıyor.

Bu bağlamda tekrar "Hangi Kürtler?" sorusu önem kazanıyor. Bu yazının amacı; en az Türkler kadar, heterojen bir yapı arz eden Kürtler hakkında kısa bir analiz yapmaktır.

1Kendisini Türk kabul eden Kürtler: Daha çok batıya göç edenler arasında yer alan bu gruptaki Kürtlere az da olsa bölgede de rastlamak mümkündür. Bu Kürtler, Kürt-Türk ayrımı yapmadan evlenmiş, evlerinde Kürtçeyi konuşmadıkları gibi çocuklarına da Kürtçeyi öğretmemişler. Devletin resmî tarih tezlerini benimseyip özümsemişler. Kendileri için "Kürt sorunu" birçok Türk'ün bakış açısıyla "terör sorunu"dur. Bu gruptaki Kürtlerin devletten herhangi bir talepleri de yoktur. Kendilerini Türk kabul ettikleri için çevrelerinde fark edilmezler, ancak sayıları az değildir. Bu gruptakilerin siyasi tercihleri milliyetçi Türk partilerdir.

2Mevcut durumu yeterli kabul eden Kürtler: Gerek bölgede, gerekse göç ettiği batı illerinde Türk kökenli sıradan bir vatandaş gibi devletine, bayrağına bağlıdırlar. Devletin resmî tarih tezlerine şüphe ile yaklaşırlar, ama açıktan itiraz etmek istemezler. Türk-Kürt ayrımına anlam veremezler, vermek de istemezler. Yaşanan şehit veya ölüm haberleri onları derinden üzer, endişeye sevk eder. Şehit haberlerinden dolayı çevrelerine karşı gizli bir mahcubiyet hissederler. Kendilerine Kürt veya Türk denmesini önemsemezler, kendileri de kendilerini bazen Türk bazen de Kürt olarak ifade ederler. Anadillerini evlerinde konuşurlar, ama dışarıda konuşmaktan çekinirler, çocuklarına Kürtçeyi öğretmek için de özel bir amaçları yoktur, ama çocuklarının Türkçeyi kendilerinden daha iyi konuşmalarını isterler. Dinî değerlere saygılıdırlar. Sabit bir siyasi tercihleri yoktur. Merkez partiler ağırlıklı olmak üzere konjonktüre uygun olarak oy kullanırlar.

3Mevcut durumun üniter yapı içerisinde geliştirilmesini isteyen Kürtler: Bölgede ve göç ettikleri batı illerinde, hatta yurtdışında kendilerini Kürt olarak ifade etmek isterler, ancak Türklüğü üst kimlik olarak kullanmakta sorun görmezler. Etnik sembollerin kullanılmasında ısrarcı olmasalar da, bunların Türkiye'nin zenginliği olarak görülmesini isterler. Evde Türkçe ile beraber Kürtçeyi de konuşurlar, Kürtçe kitap okumayı, yazmayı, müzik yapmayı ve dinlemeyi severler. Çocuklarının Kürtçe öğrenmesini isterler, fakat ısrarcı olmazlar. Bulundukları ortamda Türkler ile herhangi bir sorun olsun istemezler, ama tercihlerine de saygı duyulmasını beklerler. Kürt-Türk evliliklerinde herhangi bir sakınca görmezler. Pragmatiktirler. Uluslararası ilişkilerde Türkiye'nin tezlerini desteklerler, kendi geleceklerini demokratik, güçlü bir Türkiye içerisinde olduğunu bilirler. Devletin resmî tarih tezlerini kabul etmez, fırsat ve imkân buldukça da itiraz ederler. Kendileri gibi resmî tezlere muhalif olan Türkler ile ortak hareket eder, onları destekler, onlardan destek beklerler. Dinin veya evrensel demokrasinin referanslarını kabul ederler. Statükoya karşı devleti değiştirmeyi, dönüştürmeyi hedefleyen siyasi akımları desteklerler.

4Üniter yapı içerisindeki iyileştirmeleri yeterli bulmayan Kürtler: Bölgede veya göç ettikleri yerde devletle sorunları vardır. Her platformda kendi Kürtlüklerine vurgu yaparlar. Türk Devleti'ne ait sembollere karşı oldukları kadar Kürtlere ait sembollere sahip çıkar, benimserler. Kürt-Türk evliliklerine sıcak bakmazlar. Kürtçe konuşmayı kendilerine misyon edinmişlerdir. Kendi çocuklarının dışında diğer Kürt çocuklarına da Kürtçe öğretilmesini isterler. Resmî tarih tezlerine karşı kendi tezlerini geliştirir ve savunurlar. Çatışmacı bir üslup kullanırlar. Şiddeti mazur göstermeye çalışır, gerektiğinde bir araç olarak kullanmaktan çekinmezler. Uzlaşma ancak kendi tezlerinin kabul edilmesi ile gerçekleşir. Etnik kimlikleri bireysel kimliklerinin önündedir. Kendilerini Kürtlerin temsilcileri olarak görür, bunu karşısındakilere kabul ettirmek isterler. Tezlerinin ve hedeflerinin sınırları belli değildir. İkilem yaşarlar, Türkiye'den ayrılmayı da gerçekçi ve Kürtler için faydalı bulmazlar. Ulusal partilerin çözüm önerileri kendilerini tatmin etmez. Din olgusuna soğukturlar, dinî argümanları hedefleri için engel görürler, "dil" ve "din" tercihi noktasında tercihleri "dil"den yanadır, ancak dine açıktan cephe almak da istemezler. Sol gelenekten gelmelerine, sol terminolojiyi kullanmalarına rağmen, milliyetçi Kürt partilerini veya adaylarını desteklerler.

5Bağımsızlık isteyen Kürtler: Devlet ile duygusal bağları kalmamıştır. Devlete ve sembollerine gizli veya açıktan düşmandırlar. Provokatif terörden çekinmezler. Kürt milliyetçisidirler (pankürdist). Kendilerinin dışındaki Kürtler "derecesine" göre işbirlikçidirler ve hedeflerinin önündeki en önemli engellerdir, yok edilmeyi hak etmişlerdir. Küresel düzlemde Türkiye ve Türk düşmanları ile işbirliği içerisinde olmaktan çekinmezler. Kürtler içerisinde sayısal olarak en küçük grubu oluştururlar.

Kürtler kendilerini yukarıda yer alan herhangi bir grup, bazen de birden fazla grup içerisinde görebilir, gruplar arasında gel-gitler de yaşayabilirler. Ancak kamuoyuna yansıyan talepler konusunda grupların kendini "eşit" olarak ifade edebilme olanağı bulamadığı ve bunun da çözümü zorlaştırdığı bilinmelidir. "Ölüm sessizliğine" varan bu durumun nedenleri, olumlu ve olumsuz yönleri ayrı bir yazının konusudur.

ZAMAN

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
      PANO
      KARİKATÜR
      Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim