Filistinliler artık bağımsızlıklarını ilan etmeliler

13.03.2010 00:21

Johann Hari

Acaba, İsrail hükümeti vaat edilen toprakları diğer sakinleriyle paylaşma niyetinde olmadığını bundan daha aşikâr bir şekilde ortaya koyabilir miydi?

Başka hiçbir ülkeye dağıtmadığı bir miktar olan 3 milyar doları her yıl İsrail'e veren Obama yönetimi, bu hafta, İsrail'den artık daha fazla toprak işgal etme arayışına bir ara vermesine ve Filistinlilerle beraber yaşamaya başlamasına yönelik uysal ve çekingen bir ricada bulundu. Başbakan Benjamin Netanyahu ise ABD'nin bu ricasına sert bir tokatla karşılık verdi: İşgal altındaki Filistin topraklarında 1.600 yeni evin inşa edileceğini ve bu topraklarda yaşayan Filistinlilerin ise zorla yerlerinden edileceklerini duyurdu. Geri adım atmayacağını açıkça belirtti ve, "Filistin Cumhurbaşkanı Abu Mazen gelse ve hemen bir barış anlaşması imzalamaya hazır olduklarını söylese bile, yerleşim alanlarındaki inşaatlara önceden planlandığı şekilde devam edeceğiz." dedi. Uzlaşmak yok. Hiçbir zaman.

Filistinliler bu duruma ne diyorlar? Onların hikâyesi öyle nadir, doğru aktarılıyor ki doğrudan aktarıldıklarında bile hâlâ endişe verici gözüküyor. 1948 yılına dek Filistinliler kendi evlerinde, kendi vatanlarında yaşıyorlardı; ta ki Avrupa'nın kanlı Yahudi soykırımından kaçanlara yeni bir devlet kurmak için başlattığı bir savaşın içine çekilene kadar. Sahip oldukları toprakların sadece yüzde yirmisinde sıkış tıkış ve şaşkınlık içinde yaşamaya mahkûm edildiler. 1967 savaşında ise yaşamaya mahkûm edildikleri kısıtlı topraklar bile tanklarla ve askerî müfrezelerce işgal edildi.

Filistinliler, Batı dünyasının da aktif desteğiyle, daimi bir askerî boyunduruk altında yaşıyorlar. İkiye bölünmüş durumdalar. Kontrol noktalarına, gelişigüzel arama yapma yetkisine ve sadece yerleşimcilere ayrılan yollara sahip devasa askerî savunma sistemi sayesinde İsrail kendi yerleşimcilerini korumaya ve Filistinlilerin topraklarını ellerinden alma planlarına devam ediyor.

Bir çözüm mevcut. Herkes bundan haberdar: Toprakları paylaşmak. Söz konusu topraklarda yaşayan iki halk var: Filistinliler ve İsrailliler. 1948 mağdurlarına da kapsamlı bir tazminat vererek 1967 sınırlarında iki devlet kuralım. Yine de, yaşadığınız topraklardan tahliye edilmek acı vericidir, Filistin yönetimi bu programı 1978'den beri desteklemektedir. Hatta Hamas bile bu programı üstü kapalı bir şekilde kabul etmektedir. Bunlara rağmen söz konusu program Filistinlilere henüz önerilmemiştir.

Filistinlilerin tek başlarına içinde bulundukları koşulları değiştirmeleri mümkün değildir. Ancak abartıdan sakınan ve zekice uygulanacak uluslararası bir baskı Filistinlilerin elini güçlendirebilir. Tek taraflı bağımsızlık ilan etmeyi ve uluslararası toplumu da kendilerini devlet olarak tanımaya çağırmayı düşünmektedirler. Bu, işgalin ortadan kalkması için yeterli değildir; yine de Filistinlilerin içinde bulundukları koşulları herkesin apaçık görmesini sağlayacaktır. İngilizler ya da İsrailliler kadar Filistinliler de bir millettir ve devlet kurmayı hak etmektedirler. Netanyahu, İsrail'in haritadan silinme tehlikesinden bahsederken Filistin, İsrail'in tankları ve silahlarıyla her geçen gün biraz daha haritadan silinmektedir. Neden Filistinliler kendi topraklarına sahip olma hakkını "kazanmak" için suiistimalci bir dış politikaya boyun eğmek zorunda olsunlar?

Filistin'in muhtemel bir bağımsızlık deklarasyonu söz konusu ülkeleri, Filistin'e yönelik pozisyonları karşısında çoğunluğunun dehşete düştüğü seçmenlerine hesap vermeye ya da pozisyonlarını değiştirmeye zorlayacaktır.

Netanyahu açıkça paniğe kapılmıştır. Netanyahu, bunun üzerine öfkeyle, "Eğer Filistin bu yolu seçerse 'sonuçlarına' katlanmak zorundadır." dedi. Filistin tarafının baş müzakerecisi Said Erekat ise buna şu şekilde cevap verdi: "Böyle bir hamlenin amacı umudu canlı tutmaktır... Zamanımızı boşa harcamaktan artık bıktık. Sizin iki devlet çözümünü desteklediğinize inanmıyoruz."

Filistinliler de Yahudilerin bir zamanlar burnunda tüten özgürlüğü tatmak istiyorlar - kendilerine ait güvenli bir vatanı. Bağımsızlıklarını ilan etmeliler. Karanlıkta feryat etmek yerine, hükümetlerimize Filistin'in bağımsızlığının tanınması için baskı yapmaksa yaşananlara seyirci kalan milyarlarca insana, yani bizlere düşüyor.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim