Fetih de faşizme kayıyor

12.03.2008 18:25

Mahmud El Mubarek

Gazze'deki olaylar sonrası 'İsrail faşizmi'nden söz edenler, 'Filistin faşizmi'nin varlığını itiraf etmeli. Direnişe yüklenen Fetih de bu suça ortak

Görünen o ki Arapların hafızası epey zayıfladı. Zira, her yenilenen İsrail saldırısı sonrasında, İsrail vahşetinin faşist temellere dayandığının bize hatırlatılmasına ihtiyaç duyuyoruz. İsrail zaten faşist bir din devleti ve liderlerinin eylemleri genellikle, 'fetva'lar doğrultusunda gerçekleşiyor. Belki de çok azımız, İsrail'in 2006 yazındaki Lübnan savaşı sırasında, Batı Şeria'da bulunan hahamlar şûrasının, Tevrat'a dayandığı iddiasıyla yayımladığı ve 'Lübnan ve Filistin'de masum kadın ve çocukların öldürülmesini' helal sayan fetvayı hatırlar.

Bugün Gazze'deki kadın ve çocuklara yönelik kasıtlı İsrail saldırıları yenilenirken, Filistin'de 'Yahudi faşizmi'nin vahşetini daha fazla vurgulamaya ihtiyaç duyulmuyor. Fakat İsrail'in vahşi saldırısı ve Savunma Bakanı Yardımcısı Vilnai'nin Gazze'de soykırım yapma tehdidi Yahudi faşizmini temsil ediyorsa, paralel bir 'Filistin faşizmi'nin de varlığını itiraf etmek gerek.

Filistinlilere yönelik yeni faşizm İsrail vahşetiyle kalmayıp, onunla işbirliği yapanlara ve özellikle de Filistinli yetkililere ulaşıyor. 'Filistin faşizmi', İsrail'in BM Şartı ve diğer uluslararası sözleşmeleri ihlal eden savaş suçlarını canlı canlı izleyenlerde tecelli ediyor. Bu kişiler ardından, bu suçlara gerekçe bulmak için Filistin direnişini suçluyorlar.

Uluslararası hukuku anlayamayan bu kimselerin, sivillerin ve özellikle de çocuk, kadın, yaşlı ve silahsızların hedef alınmasının savaşı haklı çıkarmayacağını bilip bilmediklerini bilmiyorum. Zira uluslararası hukuk gereği bu kesimleri koruyan uluslararası sözleşmeler var.

Acaba bu kimseler, kendini savunmanın BM Şartı dahil bütün hukuk sistemlerince teminat altına alındığını unuttu mı, yoksa unutmuş gibi mi yapıyorlar? Gerek Gazze'de gerekse Batı Şeria'da yaşananlar, işgalci devletin saldırıları değil mi? Ramallah misillemeden kaçınıyorsa, halkı uluslararası hukukun teminat altında aldığı direniş hakkından mahrum bırakabilir mi? Sonra, söz konusu Filistinli faşistler, niçin hiçbir füzenin atılmamasına rağmen İsrail'in Batı Şeria'da işlediği suçları görmezden gelip, Gazze'deki direnişi suçluyor? Ayrıca, Gazze'deki direnişi, İsrail'le ABD'ye 'teröristlerin hedef alınması' için gerekçe vermek amacıyla kanıt sunmaksızın Kaide'ye ev sahipliği yapmakla suçlayanlarda bu 'Filistin faşizmi' açıkça görülüyor.

Hiçbir uluslararası sözleşmeye saygı göstermedikleri halde, 'uluslararası anlaşmalara bağlı kalmak' için Gazze'de ilaç bulamayan hastalara sınırda set kuranlarda da bu faşizm görülüyor. Faşizm, Filistinlilerden 'böcekler gibi' kurtulmak için Gazze'yi Holokost'la tehdit eden bakan yardımcısının açıklamasını dinleyen ve uygun yanıt veremeyen, açıklamaya mazeret bulan Filistinli yetkililerde daha az düzeyde değil.

O halde Filistin faşizmi sadece İsrail hükümetiyle sınırlı değil; İsrail vahşetinin yanında duran herkesi kapsıyor. Ne var ki faşizm aslında kendine değil başkasına karşı vahşi bir ayrımcılıktır. Ancak, Filistinli yetkililerinin halklarına karşı yaptıkları da bir tür faşizm; işte bu kişiler bugünün yeni faşistleri. (Londra'da Arapça yayımlanan Hayat gazetesi, 3 Mart 2008)

Radikal Gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim