1. YAZARLAR

  2. Kazım Güleçyüz

  3. “Esad’la devam” mı?
Kazım Güleçyüz

Kazım Güleçyüz

Yazarın Tüm Yazıları >

“Esad’la devam” mı?

A+A-

Annan planının Suriye için öngördüğü ateşkes planı kâğıt üzerinde yürürlüğe gireli iki haftayı geçti, ama operasyon ve çatışmalar hâlâ sürüyor. Esad rejimi Şam’ı dahi bombalıyor ve Annan Esad’a ağır silâhlarını çekmesi için ultimatom veriyor, ama bunların hiçbiri ağırlıklı bir gündem oluşturamıyor.       

Üstelik, “Esad’ın günleri sayılı” gibi söylemlerin yerini, tam tersi yöndeki mesajlar alıyor.
Bunun son örneği, ilk AKP hükümetinde dışişleri bakanlığı yapan Yaşar Yakış’ın beyanları:
“İsrail Esad’ın gitmesini tercih etmiyor. Esad’ın gitmesi konusunda Amerikalıların da istekliliği kalmadı. Batıda kimse Esad'sız Suriye’yi Türkiye kadar güçlü söylemiyor. Türkiye Suriye konusunda yalnız kalabilir.“ (N. Düzel, Taraf, 23.4.12)
Daha önce, Harvard Üniversitesinden Prof. Lenore Martin de “Dünya Esad’la devam etmek durumunda kalabilir” demişti (Akşam, 2.4.12).
Bu ihtimalin gerçekleşmesi, en fazla Türkiye’yi zora sokar. Çünkü Esad’la köprüleri atıp tamamen muhalefete angaje olan ülke Türkiye.
Hükümetin bu tavrı Şam’ın tepkisini çekti.
Öyle ki, dağınık muhalefeti birleştirip organize etme amaçlı toplantıların İstanbul’da tertiplenmesi, keza “Suriye’nin dostları” adı altındaki buluşmalara ev sahipliği yapılması ve silâhlı muhaliflere kucak açılması, Türkiye’yi oradaki yangına körükle giden bir aktör konumuna getirdi.
Sınırda sivil sığınmacılar için açıldığı belirtilen kamplarla ilgili olarak, buralarda silâhlı eylemcilerin de barınıyor olabileceğini yazmıştık.
Sonradan bunu doğrulayan haberler geldi.
Üstelik tamamlayıcı nitelikte vahim bilgilerle.
Hatay’daki kamplardan birinde kalan bir kişinin, “Biz Özgür Suriye Ordusunun askerleriyiz. Sınırı yasadışı yollardan geçiyor, çatışıp geliyoruz” sözünde olduğu gibi (Cumhuriyet, 15.4.12)
CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in “Bazı mülteciler gece kampı terk edip Suriye’ye geçiyor, büyük ihtimalle çatışmaya girip geri dönüyor” ve Özgür Suriye Ordusunun “lideri” Yarbay Riyad el Esad’ın “Geceleri Suriye’ye geçiyor, vuruyor ve dönüyoruz” sözleri de bu haberi tamamlıyor (Melih Aşık, Milliyet, 18.4.12).
Bu durumda Türkiye, Şam’daki rejimi yıkmak için oluşturulan silâhlı bir harekete tam anlamıyla “yardım ve yataklık” yapmış olmuyor mu?
Böyle olunca, evvelce Türkiye’nin Suriye politikasını “Örnek bir liderlik sergiledin, aslansın, kaplansın” diye övüp göklere çıkaran ABD ile onun paralelinde hareket eden diğer ülkelerin, bilâhare keskin bir U dönüşü yapıp “Esad’la devam” demeleri halinde Ankara’nın hali ne olur?
Şam’la tekrar eski “muhabbet” kurulabilir mi?
Doğrusu, bu olup bitenlerden sonra çok zor.
Ne yazık ki, hükümet Suriye politikasında abartılı, çelişkili, dengesiz bir yaklaşım sergiledi.
Epeyce bir zaman Şam rejimiyle “çok yakın ve samimî” bir görüntü verildi. Vizeleri kaldırma süreci ilk olarak Suriye ile başlatıldı. Sık sık en üst düzeyde karşılıklı ziyaretler gerçekleştirildi. Ve ortak kabine toplantıları düzenlendi.
Ama bir yerden sonra bunun tam tersi bir yola girildi. Bütün ilişkiler kesildi. Esad’a her fırsatta ağır ve suçlayıcı ifadelerle yüklenildi. Muhaliflere kucak açıldı. Diplomatik temsilciliklerimiz boşaltıldı ve büyükelçimiz geri çağrıldı.
Bütün bunların ardından, tekrar “Esad’la devam” noktasına geri dönülebilir mi? Böyle birşey mümkün olur mu? Diyelim ki oldu; bütün bu yaşananlar geri sarılabilir mi? Silâhlı muhalifler iddialarından vazgeçip Şam’la barışır mı?
Suriye ordusundan ayrılıp muhaliflerin Özgür Suriye Ordusuna katılan ve sayılarının 60 bine ulaştığı söylenen askerler geri dönerler mi?
Esad rejimi onları ve diğer muhalifleri affeder mi? Taraflar arasında uzlaşma ve barış olur mu?
Doğrusu, çok zor ve çetrefilli sorular bunlar.
Cevaplarını ilerleyen süreç içinde göreceğiz.
Keşke bir yılı aşkın zamanda on binlerce insanın canına mal olan olayların bu noktaya gelmesini engelleyecek etkili politikalar izlenseydi...

YENİ ASYA 

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum