Dünya CNN'in zannettiği gibi siyah-beyaz değil

11.07.2010 19:28

Stephen M. Walt

CNN muhabiri Nasır'ın Fadlallah'ı övdüğü için işten çıkarılması kabul edilemez. Kanalın tepkisi 'bize karşı onlar' yaklaşımına teslimiyeti gösterirken, ana akım medyaya ilginin niçin azaldığına da yeni bir örnek sunuyor

CNN, üst düzey editörlerinden Octavia Nasır’ı “Seyid Muhammed Hüseyin Fadlallah’ın ölümünden üzüntü duyuyorum... Hizbullah’ın büyük saygı duyduğum devlerinden biriydi” diye bir twit yazdığı için kovdu. Fadlallah Hizbullah’ın ruhani liderlerindendi ve ABD hükümeti tarafından da bir terörist olarak görülüyordu. Nasır olayın ardından Fadlallah’ın kadın hakları konusundaki öncü yaklaşımlarını kastettiğini açıkladı (Fadlallah namus cinayetlerini kınayan ve kadınların evde karşılaştıkları şiddete karşı kendilerini koruma hakkını savunan fetvalar çıkarmıştı). Nasır ayrıca böylesine karmaşık bir konuyu kısa bir twitle ele almaya çalışmaktan dolayı duyduğu pişmanlığı da dile getirdi. Fakat CNN kendisine hiçbir yararı olmayan korkakça bir kararla Nasır’a kapıyı gösterdi.

Buradaki çifte standardın dikkate değer ve üzücü olduğunu söylemeye gerek bile yok. Akademisyen ve yazar Juan Cole’un da bu sabah dikkat çektiği gibi, Irak Başbakanı Nuri el Maliki ölümünden sonra Fadlallah’ı açıkca övdü ve ifade seçiminde Nasır’dan çok daha ‘müsrif’ davrandı. Maliki Irak’ın demokratik yollardan seçilmiş lideri ve bir Amerikan müttefiki olduğu varsayılıyor; Fadlallah’a düzdüğü övgüler onun hakkında da olumlu bir şey söylememiz gerektiği anlamına mı geliyor?

Bundan daha da önemlisi şu: Çok sayıda Amerikalı gazeteci ve siyasetçi, Mao Zedung, Ariel Şaron, İran Şahı, hatta Kim il Sung da dahil olmak üzere, eli Ayetullah Fadlallah’ınkinden çok daha fazla kana bulunmuş kişilere ‘saygı’ (ve bazı vakalarda yaltakçı bir hayranlık) gösterdiler. Fakat bu durum işlerine mal olmadı. Ve şunu da unutmayalım ki, çok sayıda Amerikalı gazeteci, onbinlerce kişinin öldüğü gereksiz savaşlar başlatmasından veya gözaltındakilere işkence yapılmasına izin verdikten sonra bile, bizim kendi liderlerimize gayet ‘saygı’ dolu bir biçimde muamele ediyor. Ve Josh Marshall’ın TPM adlı internet sitesinde belirttiği gibi, 20 yıllık başarılı bir kariyerin ardından 140 harflik bir twit nedeniyle kovulmak ‘doğru görünmüyor’.

Hükümetin ‘terörist’ demesi yeterli mi?

Bu olayın üzücü olmasının bir diğer sebebi de, CNN aslında dünyaya yönelik bir siyah/beyaz, bize karşı onlar, iyiye karşı mutlak kötü bağlamında bir bakış açısına teslim oluyordu. ABD Fadlallah’ı bir ‘terörist’ olarak damgaladığı için, hakkında herhangi bir olumlu yorum yapmak kovulma nedeniydi. Fakat gerçek dünya bundan çok daha karmaşık: Bazı iyi şeyleri destekleyen insanlar bazen kötü şeyleri de kucaklıyor ve bu kişilerin hatalarını teslim edip kınarken, olumlu adımları nedeniyle de onlara saygı gösterebilmeliyiz. Nasır, daha fazla nüans gerektiren bir konuda twit yazdığı için pişman olduğunu ifade etmekte haklı, fakat kendisinin işten kovulması olsa olsa ana akım siyasi yorumlarda zaten baskın durumda olan basitleştirici genellemeleri güçlendirecektir.

Şuna da dikkatinizi çekmek isterim ki, Fadlallah’ın teröre dair bakış açısını veya Nasır’ın düşüncesiz twitini savunmuyorum. Fakat CNN’in bu olaya verdiği ödlekçe tepkinin, ana akım gazeteciliğin ahlaki çöküntü içinde olduğuna dair görüşün yaygınlaşmasının ve blog dünyasının yavaş yavaş onun yerine geçmesinin bir
diğer sebebi olduğunu düşünüyorum. (Harvard Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, 8 Temmuz 2010)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim