1. HABERLER

  2. HABER

  3. ANALİZ

  4. Dindar Nesil Yetiştireceklerdi, Anıtkabir Yollarına Düştüler!
Dindar Nesil Yetiştireceklerdi, Anıtkabir Yollarına Düştüler!

Dindar Nesil Yetiştireceklerdi, Anıtkabir Yollarına Düştüler!

Bazı AK Parti teşkilatlarının resmi ideolojik tapınma etkinliklerinin zirvesi sayılan “10 Kasım’da Anıtkabir” anmasına vatandaşları taşıma seferberliğine girişmesi kimliksizlik ve ilkesizliğin açık bir göstergesi değil mi?

A+A-

Son dönemde iktidardan sadır olan kimi açıklamalar ve tavırlar Kemalist cenahta “yola getirdik” duygusuyla muzip gülüşmelere sebebiyet verirken, dindar camiada tam bir kafa karışıklığına yol açmış durumda.

İronik bir yaklaşımla ‘Atatürk açılımı’ diye adlandırılan bu tutum değişikliğini seçime yönelik oportünist bir yaklaşım olarak görenler yanında 15 Temmuz sonrasının doğurduğu milliyetçi atmosferin zorunlu adresi olarak değerlendirenler de var! Dindar camiada ise her zamanki “vardır bir bildikleri” mantığıyla konuyu geçiştirenlerden farklı olarak, yaşanan gelişmeyi endişeli bir ruh haliyle izleyenlerin artışı dikkat çekmekte.

Tam da bu gelişmenin ortasında İstanbul’da Beşiktaş ve Şişli AK Parti teşkilatlarının pankartları sürecin ne kadar hızlı ve ilkesizce işlediğinin bir göstergesi oldu. Yukarıdan gelen sinyallerden de cesaret alarak son derece popülist bir yaklaşımla bu iki ilçenin çeşitli yerlerine asılan pankartlarla vatandaşlar 10 Kasım törenleri için Anıtkabir’e davet edildiler. Parti teşkilatlarından medyaya yapılan açıklamada isimlerini kayıt ettiren herksin ücretsiz olarak Ankara’ya götürülüp getirileceği, ayrıca çocukların da katılabilmesi için Perşembe gecesi otobüslerle yola çıkılacağı bildirildi.

Tablo açık; izaha, yoruma, tevile gerek yok! Bu hal ilkesizliğin zirvesi ve aynı zamanda da son derece acınılası bir haldir!  

Düşünsenize, karşımızda farklı kesimlerden insanlara karşı iktidar otoritesi ile gayet sert ve buyurgan tutumlar takınabilen;  sudan sebeplerle binlerce, onbinlerce mağdur üretmekten çekinmeyen; kendinde buna hak gören ve kimseye hesap verme ihtiyacı hissetmeyecek şekilde gayet müstağni tavırlar takınabilen bir yaklaşım tarzı mevcut! Ve bu yaklaşım sahipleri asıl egemen otorite olarak gördükleri resmi ideoloji putu karşısında yerlere kadar eğilmekten, boyun bükmekten, şekilde şekle girmekten kendilerini alamıyorlar! Bu açık bir ilkesizlik ve acınılası bir hal değil mi?

 

HABERE YORUM KAT

17 Yorum