1. YAZARLAR

  2. İbrahim Kahveci

  3. Cenaze vergisine hazırlanalım
İbrahim Kahveci

İbrahim Kahveci

Yazarın Tüm Yazıları >

Cenaze vergisine hazırlanalım

A+A-

Türkiye Ağustos 99 depremi ile sarsıldığında, acıyı dindirmek için derhal halka vergi salındı. Ama halk olarak yeni vergiye çok çabuk alışkanlık göstererek itirazı unutuverdik. Ve Özel İletişim Vergisi artık kalıcı hale geldi.

Merkezi yönetim bütçesinde vergi gelirlerimiz 2008 yılında 171 milyar 206 milyon lira olurken, Özel İletişim Vergisi ise 4 milyar 635 milyon lira olarak gerçekleşti. Türkiye vergi gelirlerinin yüzde 2,7'si sadece deprem için konulmuş ve geçici olacağı açıklanmış ÖİV'sinden karşılandı.

Burada birkaç nokta halk açısından önemli sonuçlar oluşturuyor. Öncelikle yurtdışında büyük rekabet altında hızla gerileyen iletişim faturaları Türkiye'de gerilemede direnç gösteriyor. Türk halkının iletişim faturaları hâla çok yüksek. Buna rağmen deprem için yapılan doğru dürüst bir önemli çalışmayı hatırlayamıyoruz.

Geçen yılın açıklanan bilânçolarına baktığımızda iki ana sektörün yüksek kârları dikkatimizi çekiyor: Bankalar ve GSM-Telekom şirketleri. Her iki alanda da vatandaşları esarete iten gelişmeler yaşanıyor.

Örneğin kayıt altına alınacağız diye her işlem zorunlu olarak bankalara yükleniliyor. Ortaya çıkan kesintiler, krediler, kredi kartları vs yollarla bankaların kârları krize rağmen 2009 yılında da artmaya devam ediyor.

Rekabet açısından ortada bir sorun görülmeyebilir, ama halk açısından ciddi sıkıntıların oluştuğunu görüyoruz. Hem bankalara esir edileceksiniz, hem de esir edenlerin de bankalardan şikâyetlerini dinleyeceksiniz. Gerçekten acı verici bir durum.

Bugün ikinci ayağa eğileceğiz. Telefon faturaları neden çok yüksek? Gerekçelere baktığımızda karşımıza o kadar çok konu çıkıyor ki, adeta herkes haklı ama herkes de haksız. Olaya hangi gözden bakacağınız önemli.

GSM şirketleri arasında faturaların kabarıklığına sebep olarak en fazla şikâyet konusu olan mesele ara bağlantı ücretleri çıkıyor. Örneğin siz sabit hattan bir GSM telefonunu arıyor ve faturasını ödüyorsunuz. Ama o sabit hat sahibi şirket sizin aradığınız GSM şirketine ayrıca siz o şebekeyi aradığınız için bir ücret ödüyor. Sorun da bu fiyatta.

Ara bağlantıya en fazla net fatura ödeyen şirket Türk Telekom; ama en düşük ara bağlantı ücreti alan da yine Türk Telekom. Telefon faturalarını düşürecek önemli bir gelişme bu ücretlerin adaletli olmasına bağlı. Ve burada sorunu çözecek olan ise Ankara; yani Bilişim Teknolojileri Yüksek Kurulu.

GSM piyasasında Türkcell hâkim konumda, ama sabit hatlarda da şehir içinde Türk Telekom'un tekelliği sürüyor. Hatta uzak mesafe görüşmelerinde dahi özel şirketler Türk Telekom altyapısını kullanmak zorunda. Bu alana yatırım yapan Koç, Sabancı ve Borusan dahi piyasadan çekildiler. Bu önemli bir işaret…

Şu an itibari ile GSM hâkimiyeti oluşturmuş olan Turkcell'in kendi etrafına duvar ördüğü belirtiliyor. Bunun ana nedeni mevcut durumdan ziyade gelecek kaygısı. Çünkü Türk Telekom'un sabit hat hâkimiyeti yanında bir de GSM şirketi ile piyasayı ele geçirme ihtimali var. Yani Türk Telekom'un gelecek hâkimiyetinden çekiniliyor. Ama bugüne bakıldığında da Turkcell'in iç görüşmelerde uyguladığı fiyat ile diğer hatlarla görüşmelerde uyguladığı fiyat arasında büyük fark oluşuyor.

Kısaca özetlemek gerekirse; sektörde rekabet şirketler arasında yaşandığı gibi devlet de bu rekabette aktif rol oynuyor. Hatta sektörde rekabetin yapıcı, yani kalite ve fiyat doğurmaktan ziyade, yıkıcı noktaya taşındığı görülüyor.

Sonuçta ise olan yine vatandaşa oluyor. Deprem olmadan faturalalar ve ödenen vergi ile Türk halkı bu yükü taşıyor. Ben ise şu soruyu sormak istiyorum: Allah göstermesin ama bir deprem daha olursa acaba yeni verginin adı ne olacak?

Belki de cenaze vergisi...

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT