Bursa’dan Gazze Direnişine Bin Selam

20.07.2014 15:39
Bursa’dan Gazze Direnişine Bin Selam
Bursa’da, aralarında çeşitli İslami kuruluşların bulunduğu Filistin Halkıyla Dayanışma Platformu, Gazze direnişini selamladı.

HAKSÖZ-HABER

Özgür-Der, İHH, Busey-Der ve Asır-Der’in oluşturduğu Filistin Halkıyla Dayanışma Platformu’nun yaptığı çağrı ile Setbaşı’nda bir araya gelen binlere varan kalabalık buradan hareketle Orhangazi Parkı’na yaptıkları yürüyüşle Siyonist çetenin katliamlarını lanetledi. İkindi namazı sonrası Orhangazi Parkı’nda eyleme başlayan kitle “Ey Gazze Senle Ölüme Varız!”, “Yaşasın Küresel İntifada!”, “Katil İsrail Filistin’den Defol!”, “Katil Esed Suriye’den Defol!” sloganları ve tekbirlerle Gazze direnişine sahip çıktı.

Serdar Taybova yönettiği eylemde şu an yaşanılan sorunun İsrail’in Filistin topraklarını işgali ile ilgili olduğunu ve bu noktada suçun başka bir yerde aranmasının yanlış olduğunu ifade etti.

Eylemde konuşmacı olan Memur-Sen il temsilcisi Numan Şeker ayetlerle başladığı konuşmasında zalimlere karşı müminlerin bir ve beraber hareket etmesi gerektiğini, Filistin’deki kardeşlerimiz gibi Suriye’de, Irak’ta, Arakan’da, Doğu Türkistan’da ve İslam coğrafyasının her yerinde  mazlum kardeşlerimiz olduğunu ve tüm bu zulümler topyekûn karşı çıkılması gerektiğini söyledi.

Şeker’in ardından söz alan İHH Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kaptan Gazze’de birçok mağduriyetin yaşandığını ve İHH’nın bu bölgede yaraları sarmaya çalıştığını ifade etti. Özellikle gıda ve tıbbi malzeme ihtiyacı olduğunu belirten Kaptan halkın bu konuda çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.

Konuşmaların ardından Özgür-Der Bursa Şube Başkanı Aziz Avar aşağıda tam metni yer alan basın açıklamasını okudu. Devamında Asır-Der üyelerinden Muharrem Kızıl’ın yaptığı dua ile eylem sona erdi.

bursa_gazze_eylem-(1).jpg

bursa_gazze_eylem-(2).jpg

bursa_gazze_eylem-(3).jpg

bursa_gazze_eylem-(4).jpg

bursa_gazze_eylem-(5).jpg

bursa_gazze_eylem-(6).jpg

 

bursa_gazze_eylem-(8).jpg

Basın Açıklaması Metni:

DİRENEN GAZZE ONURUMUZDUR

19.07.2014

Bismillahirrahmanirrahim

Kardeşler; bugün bir halkın, ki bu halk bizim kardeşimiz, yaşadığı coğrafyada, ki o da bizim coğrafyamız, direnişini selamlamaya geldik. Bu direniş Bursa’nın, İstanbul’un, Diyarbakır’ın, Trabzon’un Şerefi, Kahire’nin, Bağdat’ın, Şam’ın, Mekke’nin, Kudüs’ün ve bütün İslam coğrafyasının, kalmadı bütün dünya mazlumlarının kurtuluş müjdesidir.

Nasıl bir şeref, nasıl bir müjdedir ki; işbirlikçi BM lere ve AB ye, ne idüğü belli olmayan Dünya kamu oyuna, insan hakları örgütlerine, sinmiş İslam teşkilatına, Arap birliğine coğrafyamızdaki diktatörlere ,susmuş sinmiş biz ümmete rağmen 1900’lerden beri fiili 1948 den beri resmi işgale ve zulme rağmen Rabbimize dayanarak kesintisiz devam eden bir direniş.

Biliyorsunuz ve medyadan canlı izliyorsunuz 

İsrail işgal rejiminin 7 Temmuz 2014 tarihinde başlattığı hava saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı her geçen gün artarken, Gazze’de zaten kötü olan insani durum dayanılamaz boyutlara ulaştı.

Havadan, denizden ve karadan gelen saldırılarda hayatını kaybedenlerin yüzde 80’lik bölümünü siviller oluşturuyor. İsrail vurulan ya da zarar gören evlerin Hamas tarafından roket fırlatılan yerler olduğunu ileri sürse de, bölgedeki Birleşmiş Milletler ve İHH kaynakları, vurulan bölgelerin büyük bölümünün roket atışıyla ilgisi olmayan evler olduğunu teyit ediyor. Örneğin; Gazze’nin doğusunda Emniyet Müdürünün evine atılan bomba, aynı aileden 6’sı çocuk, 3’ü kadın olmak üzere 18 sivili katletmiş bir çok kişi yaralanmıştı. Sivillerin yaşadığı bilindiği halde evlerin bombalanması, İsrail’in sivil ölümler konusunda kasti ateş ettiğini ortaya koyuyor.

Filistin’den gelen haberler, katil devletin bu saldırılardaki amacı sadece direnişcileri hedef almak değil aynı zamanda sivilleride hedef alarak halkla, onun temsilcisi Hamas’ın arasını açmak ve direnişi bu yolla boğmak istediği ifade edilmektedir. Şu ana kadar Gazze’ye uygulanan abluka ve kuşatmanın hedefi yine bu stratejide görülmelidir.Amaç  yıllardır direnen bir halkın iradesini teslim almak. İsrailli milletvekili Ayelet Şaked’in “Filistinli anneler de oğulları gibi ölmeliler” sözleriyle zirvesini  bulan bu strateji’ye rağmen ne işbirlikçi BM G.K Ne AB ne de insan halkları örgütünden bir tepki görmemiştir.

Şu ana kadar sivil Filistinlilere ait 1000’den fazla ev yerle bir edildi. Ölü sayısı sürekli artarken, Yaralıların sayısı iki bine yaklaştı. Bulundukları bölgeden zaten mülteci durumunda olan binlerce Filistinli başka bölgelere göç ederek ikinci ya da üçüncü kez mülteci konumuna düştü. Bu saldırılarda sadece insanlar değil, geride kalanların hayatta kalmasını sağlayacak tesisler de hedef alınıyor. Örneğin bazı şehirlere temiz içme suyu veren tesislerin vurulması sonucunda yaz sıcağında ciddi bir su sıkıntısı yaşanıyor. Bölgedeki kaynaklara göre en az 350 bin kişi su sıkıntısı ile karşı karşıya.Elektrik hatlarının vurulması sonucunda özellikle Gazze bölgesinin kuzey kesimlerine elektrik verilemiyor. Bu da bölgedeki birçok tesis ve hastanenin hayati cihazlarının çalışmasında aksamalara neden oluyor.Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre şu ana kadar saldırılarda 8  sağlık tesisi ile 4 ambulans vuruldu. Hava saldırılarında bir doktor hayatını kaybederken, 19 sağlık çalışanı ağır yaralı.Vurulan yerlere yakın civarda bulunan 66 okul da hasar gördü.

Gazze’nin dünyaya çıkış kapılarında ise durum çok daha sıkıntılı. İsrail saldırılarına dolaylı destek veren Mısır’daki darbe yönetimi Refah sınır kapısındaki keyfiliğini sürdürürken, saldırılar başladığından beri sadece birkaç saatliğine geçişlere izin verdi. Kuzeydeki Erez kapısı sadece Batılı ülke vatandaşlarının çıkışına izin verirken, ticari geçişler için kullanılan Kerem Şalom kapısı ise tamamen kapatılmış durumda. Bölgeye yakıt girişini sağlayan bu kapının kapatılması önümüzdeki günlerde insanların yaşamını daha da zorlaştıracak.

 Ancak bütün bu olumsuz şartlar ortadayken, işgalci katil devletin kara operasyonu tehditlerine rağmen hala Gazze’ye girememekte gireceğinde ise nelerle karşılaştığını bilmekte.

Katil ABD’nin topraklarımızdaki uzantısı olan işgalci ve katil devletin, uçağı, tankı ve topu ile, havadan karadan, denizden ablukaya alınmış  küçük bir kıyı şeridine sıkışmış bir halkın üzerine  günlerdir çökmesine rağmen kadınıyla erkeğiyle yaşlısıyla genciyle ortaya konmuş bu direniş ancak selamlanır

Filistin’de Gazze’de direnen halk için, demokrasi ,insan hakları teorileri artık inandırıcılıklarını çoktan yitirdi. Koskocaman insan halkları örgütleri entelektüeller,  yazarlar, çizerler, medya denen hokkabazlık mekanizmaları sus pus. Sus pus olmaları yetmezmiş gibi beş daimi üyenin yani katiller sürüsünün sessizliğine malzeme yetiştirmek için yarışmaktalar.

Bu hokkabazlar Gazze’den atılan şimdiye kadar bir İsraillinin öldüğü roketleri  kınamakta yarışan emperyalistlerin sözlerini ön plana çıkarmakta bunun karşısında 300’e yakın çoğu çocuk ve sivil olmak üzere katledilenlerin üstünü örtmek için türlü oyunlar çevirmekteler. Gezi’yi hatırlarsınız kardeşler; üç beş ağaç için ortaya çıkmış çapulcu sürülerini günlerce canlı yayınla gündemleştiren bu şarlatanlar ne yazık ki bu topraklarda da bu hokkabazlıklarına da ortaklar bulmak konusunda sıkıntı çekmemekteler.

Acı bir örnek olması hasebiyle, Siyonist bir yazarın Haması mahkum etmek için kullandığı malzeme yi,bizim camia’dan var sayılan bir yazarın tezlerine dayandırması dikkati çekmesi gereken önemli bir husustur. Bunun yanında bir takım İsrail dostları ise bu katil devletin vahşetinde bir mazeret düzüp durmaktalar.Bunları tanıyoruz; yardım tırlarına yaptıkları baskından İHH’ya kurdukları tuzaklardan, Mavi Marmara ile ilgili  verdikleri demeçlerden bizim coğrafyamızda katledilen bunca çocuğa rağmen İsrailli çocuğa ağlama seanslarından hatırlıyoruz.

Evet Kudüs bizim davamız Gazze’de öyle ,Mekke’de Şam’da bizim davamız Bağdatta , Arakan’da  bizim davamız Orta Afrika’da . Ve tekrarlıyoruz  her nerde mazlum varsa odur bizim davamız ayırmayız hiç birini birinden .Nerede bir zulüm varsa kimden gelirse gelsin ona karşı durmakla emrolunduk.Dini, mezhebi, meşrebi, kavmi kimliği ne olursa olsun .Hiçbir  bölgesel ve küresel strateji  Rabbimizin emrinden önemli değildir.Biz Filistin’deki mazlumların yanında olduğumuz gibi Suriye’li Irak’lı  Bahreyn’li  mazlumun da yanındayız Arakanın da Doğu Türkistan’ında Orta Afrika’nında

Rabbimizin buyurduğu gibi; De ki ey kafirler öldürülecek ve cehenneme sürükleneceksiniz. Küresel güçlerinizle beraber, finans  kapitallerinizle beraber BM ler AB ve katil devletin yanında saf tutan insan hakları örgütlerinizle beraber, medyanızla teknoljinizle beraber işbirlikçi Arap liderlerinizle Filistin’de Suriye’de Irak’ta bölgesel  stratejilerinizle ,ırkçılarınız, mezhepçilerinizle meşrepçilerinizle beraber.

Vekil olarak Allah yeter. O ne güzel vekildir

FİLİSTİN HALKIYLA DAYANIŞMA PLARTFORMU

Asır-Der, Busey-Der, İHH, Özgür-Der

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim