Batı'nın Kacaciç ikiyüzlülüğü yetti

29.10.2009 05:23

Adam LeBor

Radovan Karaciç niye yargılanıyor ki? Bosnalı Sırp lider şöyle rahat bir düşünce kuruluşuna yerleştirilmeli, en iyi bildiği konuda ahkam kesmeli: Batılı diplomatları kandırmak. Bu ciddi bir mesele. Nihayet savaş suçlarıyla itham edildiği 1995 yazına dek Karaciç bizim dostumuzdu. Biraz daha keskin manevra yapsaydı ve oyunun bittiğini biraz daha erken çaksaydı, muhtemelen hâlâ öyle olacaktı.

1990’ların başında Times için Cenevre’deki BM Bosna barış görüşmelerini izliyordum.

Mide bulandırıcı bir oyun dönüyordu. Karaciç, patronu konumundaki Sırp devlet başkanı Slobodan Miloşeviç gibi, savaş suçlusundan ziyade devlet adamı muamelesi görüyordu. Washington, Londra ve Paris’teki yorumcular barışın yakın olduğuna dair boş umutlar içinde, Karaciç’in her lafı üzerinde uzun uzun kafa yoruyordu. Sırp şair, psikiyatrist ve savaş ağası kurlar yaparak, haritalar sallayarak ve vecizeler yumurtlayarak her dakikanın keyfini çıkarıyordu. Kim çıkarmaz ki? Biz gazeteciler de oyunun parçasıydık; ipuçları ve fısıltılar üzerinde analiz kuleleri inşa ediyorduk.

Doğru, bu müzakereler 1995’teki Srebrenitsa vahşetinden önce gerçekleşti; Sırp milisler henüz 8 bin Müslüman erkeği işkenceden geçirip kurşuna dizdikten sonra toplu mezarlara yığmamıştı. Karaciç Srebrenitsa’da soykırım yapmakla suçlanıyor. Banja Luka, Visegrad ve Zvornik gibi daha az bilinen yerlerdeki infaz, cinayet ve imhalar da suçlamalar arasında. Srebrenitsa’dakine benzer vahşet eylemleri, 1992 baharındaki başlangıcından itibaren Bosna Savaşı’na damgasını vurdu. Yaza doğru Bosnalı Sırplar bir toplama kampı şebekesi oluşturmuştu. Bunlar biliniyordu. Bosnalı Sırplar televizyon ekiplerinin kamplara girmesine izin bile vermişti.

1992 güzünde Times için Banja Luka’dan haber geçiyordum. Kentteki terör gözle görülürdü, zira Sırp milisler Müslüman ve Katolik yerleşimlerde etnik temizlik örgütlemiş, kentin 16 camisini havaya uçurmuştu. Visegrad’da nehir, cesetlerle tıkanmıştı. Savaş suçlusu mu, yoksa devlet adamı ve barış mimarı mı? Cevap, sadece bir zamanlama meselesi. Öyleyse hücrende somurtmayı bırak Radovan ve mahkemeye çık. Bize barış karşılığında sana ne önerdiklerini anlat. Sen intikamını alacaksın, bizim de sinik kuşkularımız teyit edilecek. (28 Ekim 2009)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim