1. YAZARLAR

  2. Fatih Sevimli

  3. Ahiretten Keşkeler…
Fatih Sevimli

Fatih Sevimli

Yazarın Tüm Yazıları >

Ahiretten Keşkeler…

A+A-

O vakit, kendilerine uyulan kimseler, kendilerine uyanlardan hızla kaçıp uzaklaşmış ve azabı görmüşlerdir. Nihayet aralarındaki bütün bağlar da kopmuştur. Onlara uyanlar şöyle demektedirler: ‘Ah, bizim için dünyaya bir dönüş daha olsaydı da onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!’ İşte böylece, Allah onlara bütün amellerini, üzerlerine yığılmış hasretler (pişmanlık ve üzüntüler) hâlinde gösterecektir. Onlar bu ateşten çıkacak değillerdir.” (Bakara, 166-167)

Onların, ateşin üzerinde durduruldukları zaman: ‘Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabbimizin âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydık’ dediklerini bir görsen!” (En’am, 27)

Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden (müminlerden olmanın bir özelliği Kur’an’da huşu içinde namaz kılanlar olarak tarif edilir) olabilseydik.” (Şuara, 102)

***

- Allah’ım çok sıcak burası... Klima yok mu? Off… Off… Birazdan Yaprak Dökümü başlayacaktı. Aaa, Ferhunde de burada! Nerdeyim ben? Neresi burası? Aman Allah’ım cehennemdeyim! Ben iyi bir insandım! Kimseye bir zararım olmadı…

* Günde 5 saatten 13 yıl televizyon izledin.

- Vallahi billahi annem küçükken koydu önüme o alıştırdı beni, hatta ben hiç izlemek istemedim, annemle oyun oynamak istiyordum. Ne zaman oyun oynamak istediysem, o, televizyonun önüne koydu beni. Evet, evet annem suçlu. Benim yerime onu atın cehenneme. Benim suçum yok. Allah’ım bir kere daha dünyaya gönder beni… Televizyon önünde boşa harcadığım o yılları sana ibadetle geçireceğim. Hadi bak! Söz veriyorum. Keşke Rabbime kulluk edecek vakti boşa harcamasaydım…

-  (Travian, Ogame vb.) Yaşasın sonunda bu köy de benim oldu. Şu asker sayısını da artırdık mı dünya benim artık. Aaaa ışıklar gitti. Işıklar da tam gidecek vakti buldu. Ayyy, çekin lan elinizi kim sürüklüyor beni? İmdat… İmdat! Adam öldürüyorlar! Kimse yok mu? Ter içinde kaldım ya… Gittikçe sıcaklık artıyor, ne olur bırakın beni, ben kimseye bir şey yapmadım. Burası da neresi? Cehennem mi? Hayır olamaz neden ben neden, neden!?

* Oyun için gece yarısı saat kurup kalktın ama bir vakit sabah namazı için kılını bile kıpırdatmadın.

- Eyvah!  Eyvah! Ama benim suçum yok… Bu oyunları yapanları atın cehenneme… Hem ben hiç bilmiyordum. Musa alıştırdı beni, Musa’yı atın cehenneme… Olmaz mı??? Yok mu bir çaresi tekrar beni dünyaya göndersen Rabbim,  oyun moyun tövbe başımı hiç seccadeden kaldırmayacağım. Keşke Rabbime kulluk edecek vakti boşa harcamasaydım…

- Bu akşam hesap sende kalacak, erkeksen var mısın oyuna? Birazdan geliyorum, kahvede görüşürüz… Tamam… Bu araba da çok hızlı geliyor. Gelsin ben geçerim karşıya. Aha papazı bulduk… Gözümü alan bu ışık da ne ya? Kapatın şu ışıkları göremiyorum. Burada kimse elektrik faturası ödemiyor herhalde… Bizimkiler de beni bekliyorlardır.

* Burası son durak!

- Filmin adı mı son durak? Hem ben izledim o filmi… Sizi ben tutmayayım, hadi eyvallah… Şu köprüden geçince kahveyi bulurum. Aaaa kayıyorum, yardım edin! İmdattt, aşağısı ne kadar korkunç! Neresi burası ya?? Cehennem mi!!! Neden? Neden? Ben ne yaptım ki? Allah’ım yardım et… “Elbette Biz göğü, yeri ve aralarında olan varlıkları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.” (Enbiya, 16) Benim suçum yok valla! Hep onlar beni çağırdı, yoksa ben gitmezdim. Benim yerime onları at cehenneme. Olmaz mı? Rabbim ne olur dünyaya bir kere daha gönder beni, bak o zaman sana teslim olmuş bir kul bulacaksın. Keşke Rabbime kulluk edecek vakti boşa harcamasaydım…

- GOOOOLLL… Görüntü gitti. Birisi yayını düzeltsin… Hay aksi… TV kayboldu. Bu maça yürek mi dayanır be! Siz de kimsiniz? Aynı Zebanilere benziyorsunuz.

* Benzemiyoruz, biz Zebaniyiz!

- Kardeş hangi takımdansınız..

* Bizler Allah’ın takımını tutuyoruz.

- Ne goldü ama demi?

*Gidiyoruz…

- Nereye?

* Kazanıp hak ettiğin yere…

- Dur takımın flamasını alıp geliyorum.

*Gittiğin yerde lazım olmayacak!

- En büyük takım bizim takım!

- Aha… Neresi burası ya? Girmem ben oraya çok korkunç! Fokur fokur kaynıyor…

* Burası cehennem…

- Cehennem mi?? İmdattt, kurtarın beni! Suçum ne, ben ne yaptım cehennemi hak edecek?

* Hiçbir maçı kaçırmadın ama tüm namazları kaçırdın. Dinini tebliğ edeceğin yere maçın kritiğini yaptın. Gündemini dinin değil, esiri olduğun takımın belirledi.

- Benim suçum yok. Babam taa bebekken alıştırdı. “Oğlum Beşiktaş de!” Ben de mutlu oluyor diye söylüyordum. Aklım ermez benim. Suçum yok! Benim yerime babamı atın cehenneme! Olmaz mı?

* Olmaz.

- O zaman tekrar bir fırsat verin, dünyaya gönderin, bakın nasıl Müslüman olacağım… Keşke Rabbime kulluk edecek vakti boşa harcamasaydım…

- Allah’ım bağışla beni! Senin hükmün ile hayatımı şekillendireceğime beşeri ideolojilerin peşinde kendi kendime zulmettim, ne kendime ne de insanlara faydam oldu. Senin boyan ile boyanacağıma beyin hücrelerime kadar beşeri ideolojiler ile boyandım. Keşke hayatımı ayetlerin ışığında yaşasaydım, şimdi burada olamazdım.

- Açım Rabbim, bir lokma ekmek ne olur, dayanamıyorum artık, en çok da dünyada bana tahsis ettiğin zamanı nasıl böyle çarçur ettiğime acıyorum. Oruç tut, diye emrettin; ben ise senin rızan için aç kalmayı bile beceremedim. Şimdi sonsuz bir açlık çekiyorum. Keşke bir daha dünyaya dönme imkanım olsa…

- Allah’ım ne olur affet beni kafamı dünyanın içine gömüp dünya için yaşamışım hayatı. Hayatı para kazanmak, evlat yetiştirmek, ev-araba sahibi olmaktan ibaret saymışım. Yaşlanınca da namazı mı kılarım; bir de hacca gittim mi bebek gibi günahsız tertemiz olurum, demiştim ama genç yaşta Azrail aldı canı mı. Keşke bu kadar kör olmasaymışım…

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O, size bir furkan (iyi ve kötüyü ayıracak bir anlayış) verir ve günahlarınızı örtbas eder, sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.” (Enfal, 29)

Allah bizlere iyiyi ve kötüyü ayırt edecek basiret versin…

Selam ve dua ile…

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum