Afganistan savaşı amacından saptı

20.02.2009 14:52

William Pfaff

İslamabad’ın Taliban’la Svat Vadisi’nde şeriat uygulanmasına yönelik anlaşması, Afganistan savaşına dair bazı soruları gündeme getirdi. Bin Ladin’i yakalamak için mi, teoloji üzerine bir savaş için mi, kalıcı üs kurmak için mi oradayız? Şu anda yaptığımız şey halkı havaya uçurmak

Pakistan hükümeti yetkilileri bu hafta, vaktiyle Alpler gibi turistik bir yer olan Afganistan sınırının yakınındaki Kuzey Batı Sınır Eyaleti’nin Svat Vadisi bölgesinde, İslamcıların tutucu kurallarına uygun bir dini rejim uygulamaları yönünde Taliban’la bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Taliban, yaklaşık 12 bin Pakistan askerinin bulunduğu bölgede 2007’den beri artık başarılı olduğu kanıtlanan bir savaş yürüttü. Pakistan askerlerinin karşısındaki Taliban militanı sayısı basında bildirildiği üzere 3 bin civarında.
Taliban’ın savaşı, fiili bir askeri işgal ve kontrol tesis etmek değil, inancın kuvvetlendirilmesi olarak adlandırılabilecek şekilde kendi dindarlığını ve ibadet kurallarını uygulamak maksadını taşıyordu. Onlara karşı olan yetkililerle toplumsal liderlere suikast düzenlediler ve katı dini kurallara uymadıkları ya da Taliban’ın Kuran ve Hazreti Muhammed’in söylediklerinin ve öğretilerinin özeti olarak bilinen katı Sünnet yorumuna aykırı davrandıkları düşünülen sıradan insanlara saldırdılar.
Pakistan’ın siyasi yetkililerince imzalanan anlaşma, Taliban’ın Şeriat’ı katı biçimde uygulamasını kabul ediyor. Karar, Pakistan Ordusu’ndan, yabancı güçleri kovmaya ve Kabil’deki ABD destekli Hamid Karzai hükümetini devirmeye - kayda değer bir başarıyla - gayret eden kuzeybatı Pakistan’daki daha geniş Taliban hareketine mensup bu militanları bertaraf etmesini isteyen Amerikalı yetkilileri dehşete düşürdü.
ABD Pakistanlı yetkililerle Pakistan vatandaşlarından oluşan muhalif bir grup arasındaki bu anlaşmanın ardından alarma geçti. ‘Tehlikeli emsal’ diye tanımlanan bu durum, ABD’nin siyaseten azap içindeki bölgeye dair geleneksel amaçları göz önüne alınırsa, gerçekten de bu nitelemenin hakkını verebilir. Bir soruyu tekrar gündeme getirdiğiyse kesin: Afganistan ve Pakistan’da tam olarak ne yaptığımızı düşünüyoruz?
Onların din kurallarını serbestleştirmek için mi yoksa teoloji üzerine bir savaş yürütmek için mi, ya da Afganistan’ın (ya da Pakistan’ın) kalıcı kontrolünü sağlamak ve (bazı Afganların inandığı gibi) NATO üsleri kurmak için mi orada bulunuyoruz? Ya da 2001’de Dünya Ticaret Merkezi kuleleri ve Pentagon’a düzenledikleri saldırı nedeniyle adaletin önüne çıkarmak üzere Usame bin Ladin ve belli başlı işbirlikçilerini mi arıyoruz?
Öyle görünüyor ki, bütün bunları aynı anda yapıyoruz. Ama neden? Yeni Obama yönetiminin bize bir yanıt vermesi gerek. Şüphesiz Bin Ladin’i istiyoruz, ama şu da aynı ölçüde şüphesiz ki NATO askerlerinin yanı sıra orada bulunan ve sayıları halihazırda 40 bin olan askerlere 40 bin asker daha eklemek, Kaide liderini başını ele geçirmede başarı sağlamanın garantisi değil.
Asıl isteğimiz Afganistan’da kalıcı üsler mi? Öyleyse Amerikan kamuoyu neden böyle olduğuna dair bir açıklamayı hak ediyor. Orada, 1979 öncesinde İran’ın ya da 1980’lerdeki İran-Irak savaşında, yani Saddam’ın Ortadoğu’daki adamımız olduğu günlerde (tarihçiler tarafından henüz aydınlığa kavuşturulmamış bir bölüm) Irak’ın bizim için ifade ettiği gibi Amerika’ya her daim bağımlı bir devlet mi istiyoruz?

‘Amerikan Engizisyonu’ mu kuracağız?
Taliban dini inanışını yıkmak ve İslam’ı serbestleştirmeyi cidden istiyor muyuz? Ya Amerikalı rahipleri, reformcuları ve feminist akademisyenleri oraya bir dizi seminer vermek üzere göndermeyi? Ya da silah tehdidiyle Amerikan tarzı yeni bir Engizisyon yönetmeyi?
Şu anda Pakistan ve Afganistan’da yaptığımız şey, Pakistanlıları ve Afganları havaya uçurmak. Svat Vadisi anlaşmasının yapıldığını aktaran New York Times haberinde, 17 Şubat’ta bir Amerikan uçağının Afgan sınırına yakın bir bölgeye dört füze attığı ve ‘bir hükümet yetkilisiyle yerel bir tanığa göre’ 31 kişinin öldüğü belirtiliyor. Bölgeyi bilenlerin çoğunlukla kabul ettiği üzere, 2001’de Afganistan’ın işgal edilmesinden beri ABD ve Taliban arasındaki savaş, etnik Peştunlar arasında dini ve milliyetçi ayaklanmaya benzer
bir şeyi tahrik etti. Orta Asya’nın bu bölümündeki
en büyük aşiret olan Peştunlar, birbirine sıkı sıkıya bağlı olan yaklaşık 40 milyon üyeden oluşuyor.
Sormak istediğim son soru sadece, Obama ve ekibinin Amerikalıları gelecek dört yıl boyunca götürmek istedikleri yolun bu olup olmadığı. (18 Şubat 2009)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim