Abbas ile Netanyahu gizli görüşebilir

24.03.2010 00:31

Abdurrahman Raşid

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, hükümetindeki aşırılıkçı müttefiklerinin kendisini düşürmesinden korkarak başbakanlık makamını kurban etmeye ve bütün yerleşim birimlerini durdurmaya hazır olmadığını söylüyor.

Filistin yönetimi başkanı Mahmud Abbas da Hamas ve diğer Filistinli gruplardaki rakiplerinin kendisine yüklenecek olması sebebiyle yerleşim birimleri gölgesinde müzakerelerde bulunmayı kabul etmekten korkuyor.

Şayet Netanyahu zayıfsa ve Abu Mazin korkuyorsa mantık, ortada bir müzakerenin olmamasını veya gizli yapılmasını öngörüyor. Taraflar, nihayetinde bağımsız Filistin devletinin ilan edileceği nihai çözüm için müzakerelere başlamaya ikna olduğu için bu müzakereler başarılı olabilir. Bu durum, bizleri Oslo müzakerelerinin başladığı tarihe götürüyor. Şöyle ki; İsrailliler ve Filistinliler, bu Norveç kentini gözlerden ve eleştirilerden uzakta yemek mutfakta hazır olana kadar gizli görüşmelerin durağı edinmişlerdi. Filistin devletinin kurulması ve gerçek barış, ancak görüşmelerin medyanın gözünden uzakta yapılmasıyla ve müzakerecilerin uzak bir adaya gitmesiyle mümkün olur. Müzakereciler başarılı oldukları ve anlaştıkları takdirde Netanyahu partisiyle olan olası en az kayıpla müzakereleri ilan etme macerasına girebilir. Ayrıca Ebu Mazin'in de daha sonra müzakerelerin sonucunu Filistin halk referandumuna sunma imkânı olacak. Burada Abbas'ın misyonu sona erecek ve vatandaşlarının onayladığını kabul edecek.

Açık ve aleni müzakereler önceki ve son girişimlerde görüldüğü üzere rakipleri bu müzakerelere karşı koymaya, duyguları körüklemeye ve katılımcıları tehdit etmeye teşvik ediyor. ABD Başkanı Barack Obama'nın işleri bitirici nihai müzakerelere götürme girişimleri başlar başlamaz İsrail'de aşırılıkçı Yahudi gruplar müzakereleri tahrip etmek için yerleşim birimleri inşasında adeta yarış içine girdiler. Ayrıca Hamas, İran ve onlarla birlikte olan çevreler Ebu Mazin'e ihanet suçlaması kampanyası başlatmakta gecikmediler. Ebu Mazin'i kuşatma altına almak ve İsrailli düşmanla görüşmemesi için füzeler fırlatarak ve Kudüs'te gösteriler yaparak harekete geçtiler. Bu yaklaşım 2000 yılındaki Taba görüşmelerini başarısız kılmıştı. O vakit Kudüs'te ve hatta İsrail'in içinde intihar eylemleri, patlamalar ve otobüslere yönelik saldırılarla korkunç şiddet kampanyası başlatılmıştı. Merhum Filistin lideri Yaser Arafat geri adım atmak, Ehud Barak da istifa etmek zorunda kalmıştı. Tarih yeniden tekerrür ediyor. Çünkü bu güçlerin talepleri var. Hamas müzakerelere liderlik etmek, barış anlaşması yerine 40 yıllık ateşkes gibi tezler sunmak istiyor. Suriye, müzakerelerin kendi şartlarıyla olmasını istiyor. İran'ın kendi nükleer programı ve Hizbullah gibi ajanlarına toprak üzerinde daha fazla nüfuz verilmesiyle ilgili özel hesapları var.

Hepimiz, hedeflerin birbirine uzaklığı sebebiyle bütün tarafları hoşnut etmenin imkânsız olduğunu biliyoruz. Müzakerelerin açıktan yapılması, yeni bir savaş ve farklı yerlerde yangınlar anlamına geleceğinden ve Netanyahu İsrail içinde kendisine güçlü bir yönetim verecek yeterli halk desteğine, Mahmud Abbas da güçlü bir şahsiyete sahip olmadığından önümüzdeki iki yıl için gizli görüşmelere başvurmak, Obama'nın iki devletli çözümü ve kalıcı barışı gerçekleştirme projesinin hayata geçirilmesi için en iyi araçtır. Londra'da Arapça yayımlanan El Şarkulevsat gazetesi, 23 Mart 2010

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim