Gazeteport'tan Safile Usul'un sorularını yanıtlayan Murat Belge, başından geçen çarpıcı bir olayı ilk kez açıkladı. İşte işkence itirafının yapıldığı röportajın o bölümü:
-Yaklaşık son iki senedir Hükümet-devlet krizli bir gündem hakim Türkiye'ye. Bu kapsamda bir de Ergenekon soruşturması ortaya çıktı. Bu olay belli bir ivme aldı ve siyasal şifreleri olan bir konuya dönüştü. Sizce Ergenekon'un siyasal şifresi nedir?
Ergenekon dünya değişirken, değişen dünyada Türkiye değişmemeye çalışırken ortaya çıktı. Biraz geçmişten gelen, biraz koşullara intibak eden özellikleri var. Bir bakıma Ergenekon gibi bir örgütün ana çatısı, ideolojisi İttihat Terakki'nin örgütü Teşkilat-ı Mahsusa'dan beri var diyebiliriz. Cumhuriyet'ten sonra Kıbrıs ekseninde kurulan TNT, Soğuk savaş yıllarında Amerika ile birlikte ortaya çıkan yapılar. Bunlar silinip ortadan kalkan şeyler değil, duruma göre aynı özü devam ettiren yapılar. 70'lerde Kontrgerilla var. Çok adı geçen Veli Küçük mesela. Ben onun yüzünü hatırlar gibiyim.
-Veli Küçük'ün yüzünü nerden hatırlıyorsunuz? Hangi sene ve nerede?
1972 senesinden. Ziverbey'de, işkence odasında. Gözlerimiz her zaman kapalı değildi. Bir 20 gün kaldım Ziverbey Köşkü'nün bir işkence odasında. Gözlerimin açık olduğu anlardan Veli Küçük'ün yüzünü hatırlıyorum. Sivil giyimliydi. Aslında önemli olan Veli Küçük değil, önemli olan örgütün devamlılığı.
ERGENEKON'UN ÖZÜ JİTEMDİR
-Ergenekon, yani, eskiden beri var olan bir yapının bugünkü hali mi?
Evet. Ordu tabii tüm bu süreç içinde en merkezi yerde duruyor ama aynı zamanda asker için isithbarat, hani "intelligency" denen şey, ki "intelligency" orta akıl demek, o yıllarda, yani 70'lerde MİT vardı ve MİT titreten, korkutan bir yapıydı. Fakat zamanla bu değişti, MİT böyle bir örgüt olmaktan çıktı. Kontrgerilla ve Gladyo ortaya atılıp, filli olarak işler yapmaya başlayınca MİT geri planda kaldı. Okumuş, yazmış adamların oturup yorum yaptıkları bir yer oldu. İşkencisiydi, provakasyonuydu, bunları öteki örgütler üstlenmeye başladılar. Derken bu Kürt meselesinin boyutları büyüyünce JİTEM'i kurma ihtiyacı doğdu. Ergenekon'un özü odur.
-Ergenekon'un özü JİTEM'dir dediniz? Bugünkü JİTEM mi?
Onu bilmem. Bugün epey bir temizlik yapmış olabilirler, onu bilemem. Ama adı geçen adamların çoğu üniformalı ve JİTEM'den geçmiş adamlar.
-Bu 80'li yılların JİTEM'i diyebilir miyiz?
Evet.
-90'lı yılların da diyebilir miyiz?
Evet, denir. 90'lı yıllarda daha faal hatta.
-2000'li yılların?
2000'li yıllarda da JİTEM diye bir şey var. Biraz Susurluk darbesi yemiş bir JİTEM ama devam ediyor bir şekilde. Onu diyorduk, bu Kürt meselesinden sonra, Avrupa Birliği konusu çıktı Türkiye'nin gündeminde. Bu durum devlet içinde de bölünme yarattı. Kurumlar kendi ortasından çatladı ve bölündü. Dolayısıyla Ordu ve devletin MİT gibi diğer istihbarat yapılarında da Avrupa'dan yana olan ve Avrupa'ya karşı olan şeklinde kanatlar oluştu. Ve, Ordu daha önce 12 Martta ve 12 Eylülde yaptığı gibi müdahaleler yapamaz hale geldi.
(Gazeteport)