Van Özgür-Der'de “Hayırlı Toplum, Gazze, Aile ve Sorumluluklarımız” konulu seminer

Van Özgür-Der'de “Hayırlı Toplum, Gazze, Aile ve Sorumluluklarımız” konulu seminer

Rıdvan Kaya: "Müslümanlar sıradanlaşmaktan, sürüleşmekten korkmalı ve kaçınmalıdır."

HAKSÖZ-HABER

Van Özgür-Der tarafından Güzel Cami okuma salonunda Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya'nın sunumu ile “Hayırlı Toplum, Gazze, Aile ve Sorumluluklarımız” konu başlıklarıyla geniş katılımlı bir seminer düzenlendi.

Müslümanların güncel gelişmeler karşısındaki duruşu, içsel muhasebesi, cemaat bilinci ve toplumsal yozlaşmaya karşı İslami değerlerin inşası gibi konuların ele alındığı programda Kaya, Müslümanların dünyada yaşanan siyasi ve aktüel gelişmeleri müzakere etmelerinin bir tercih değil sorumluluk olduğunu ifade ederken, hayatı 'maruf' ilkesi doğrultusunda şekillendirmenin ve birbirimize hakkı, sabrı tavsiye etmenin önemine dikkati çekti.

"En Büyük Musibet Hayatın Hedefini Kaybetmektir"

İnsanın karşılaşabileceği en büyük tehlikenin hayatın anlamını yitirmesi olduğunu belirten Rıdvan Kaya, hedefsiz yaşamların doyumsuzluğu ve mutsuzluğu beraberinde getirdiğini vurgulayarak şu hususlara dikkat çekti: "Rabbimiz Mülk Suresi’nde ölümü ve hayatı hangimizin daha güzel ameller işleyeceğini denemek için yarattığını bildiriyor. Eğer hayatımızın temel amacı konusunda bir boşluğa düşmüşsek, karşılaştığımız diğer dertlerin ve çabaların bir anlamı kalmaz. Bugün dünyada yaşanan derin huzursuzluğun temelinde, hedefsiz ve asli manasını kaybetmiş, fıtratından uzaklaşmış hayatlar yatmaktadır."

Bencillik ve Modern Çağın Derin Sıkıntısı: Şükürsüzlük

Günümüz toplumunda imkânların ve tüketim maddelerinin artmasına rağmen memnuniyetsizlik ve tatminsizliğin derinleştiğine işaret eden Kaya, İbrahim Suresi 7. ayetini ("Eğer şükrederseniz andolsun size nimetimi artırırım…") hatırlattı. Hamd etme bilincinin zayıflamasının toplumu haset ve açgözlülüğe sürüklediğini belirten Kaya, "Müslümanlar sıradanlaşmaktan, sürüleşmekten korkmalı ve kaçınmalıdır." dedi.

Bencilliğin sadece mal, mülk ve dünyevi lüks arayışıyla sınırlı kalmadığının da altını çizen Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kendi fikrini, eğilimini, tercihini başkalarına dayatma tarzı da bir bencilliktir. Kendi görüşünü tek doğru kabul edip başkalarını yargılarken sert ve tavizsiz kıstaslar kullanmak, ancak kendini yargılarken gayet müsamahakâr davranmak önemli bir zaaftır. Bu zaaflı yönelimden ancak güzel ahlak sahipleri ile adalet ve hakkaniyetle hükmetmeyi şiar edinenler korunabilirler."

"Müslüman Kimliği Gölgelenemez Bir Ayrıcalıktır"

Müslümanların sahip olduğu tevhid, kardeşlik ve infak değerlerinin sıradanlaşmayı önleyen büyük nimetler olduğunu vurgulayan Kaya, ilahi kimliğin önemine değindi: "Allah-u Teâlâ Hac Suresi’nde bizi 'Müslim' olarak adlandırdı. Bize bahşedilen bu ilahi kimliğin önüne veya arkasına ekler getirerek onu esnetmek ya da gölgelemek doğru değildir. Sahabeden Selman-ı Farisi’nin kendisine soyu sorulduğunda 'Ben İslamoğlu Selman’ım' demesi, bizler için net bir aidiyet örneğidir. Son nefesimize kadar bu kimlik üzere yaşama gayretinde olmalıyız."

Kardeşlik Hukuku, İmtihanlar ve Nezaket Ahlakı

Bireyselleşmenin arttığı modern çağda sağlıklı ilişkiler kurmanın fedakârlık ve emek gerektirdiğini belirten Kaya, müminler arasındaki samimi bağların ve kardeşlik hukukunun tebliğin etkisini doğrudan belirlediğini hatırlattı. Kaya, "Resulullah ashabıyla oturduğu zaman onlara: 'Bugün hasta ziyaret eden var mı? Bugün bir fakirin ihtiyacını gideren var mı? Bugün bir cenazeye katılan var mı?' diye sorardı. İnsanlarla konuşurken yüzlerine bakmalı, güler yüzlü olmalı ve muhatabımızı önemsemeliyiz." ifadelerini kullandı.

Gazze, Suriye ve dünyadaki diğer mazlum coğrafyalarda yaşanan zulümlere de değinen Kaya, Müslümanların "Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır" (İnşirah Suresi) müjdesine sarılmaları gerektiğini belirtti. Haksızlık ve zulüm karşısında kesinlikle muğlaklığa yer olmadığını ve taviz verilmemesi gerektiğini söyleyen Kaya, öte yandan insanları kazanma konusunda sabır ve merhametle hareket etmenin dönüştürücü gücüne vurgu yaptı.

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) en azılı düşmanlarına karşı bile merhametle yaklaştığını; Safvan bin Ümeyye ve İkrime bin Ebu Cehil gibi isimlerin affedilmesinin bunun en güzel örneği olduğunu belirten Kaya, seminerini Kur'an-ı Kerim'den şu uyarı ve tavsiyelerle sonlandırdı: “Haşr Suresi 18. ayette buyrulduğu gibi, 'Herkes yarın için ne hazırladığına baksın.' İcabında alttan almak, affetmek, 'Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir' ayetini hayata tatbik etmek durumundayız. İnşallah bu sorunlar karşısında sebat ederek hep birlikte aydınlık bir çıkış yolu bulacağız."

Seminer, dinleyicilerin soruları ve katkılarıyla sona erdi.

2345

234

HABERE YORUM KAT
1 Yorum
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir