
Uttar Pradeş'te medrese ve cami yıkımı Müslüman halkı ayağa kaldırdı
Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletinde, "kamu arazisi işgali" gerekçesiyle bir medrese yoğun güvenlik önlemleri altında yıkıldı.
Hindistan makamları, Perşembe günü Uttar Pradeş eyaletinin Sambhal bölgesinde bir İslami eğitim merkezini (medrese) yıktı. Yerel Müslümanlar arasında öfke ve endişeye yol açan bu operasyonun; ani, yoğun polis kuşatması altında ve önceden uyarı yapılmaksızın gerçekleştirildiği belirtiliyor.
"Kamu Arazisi" İddiasıyla Operasyon
Yıkım, Chandausi ilçesine bağlı Naroli kasabasında gerçekleşti. Yetkililer, Darul Uloom Medresesi’nin devlet kayıtlarında kamu yolu ve kompost alanı olarak ayrılmış araziler üzerine inşa edildiğini savundu. Bölge yönetimi, operasyonun yasa dışı yapılaşmaya yönelik rutin bir "işgalle mücadele" çalışması olduğunu iddia etti. Ancak bölge sakinleri, Uttar Pradeş genelinde yalnızca Müslümanlara ait altyapıları hedef alan sistematik bir "buldozer yıkımı" kalıbına dikkat çekerek süreci sorguladı.
Kasaba Ablukaya Alındı
Sabahın erken saatlerinden itibaren Naroli’nin Banjari Koan mevkii güvenlik çemberine alındı. Beş farklı karakoldan polisler ve Eyalet Silahlı Kolluk Kuvvetleri (PAC) birimi bölgeye sevk edildi. Medrese personeli ve bölge halkı, polis kordonu altında dini kitapları, sıraları ve mobilyaları tahliye etmeye çalışırken; kıdemli sivil ve emniyet yetkilileri yıkımı denetledi.
Bölge sakini bir vatandaş, "Her yer polis aracı doluydu, insanlar dışarı çıkmaya korktu" dedi. Polis ekipleri kalabalıkların toplanmasını önlemek için dar sokaklarda devriye gezerken, dükkanlar kısmen kapalı kaldı.
Sırada Evler mi Var?
Bölge Kaymakam Yardımcısı Ashutosh Tiwari, yıkımın Uttar Pradeş gelir kanunlarının 67. Maddesi uyarınca yapıldığını belirterek, "İki kez tebligat gönderdik ve yapıların kaldırılması için yeterli süre tanıdık. Gereği yapılmadığı için medrese dahil yasa dışı yapılara müdahale edildi" dedi. Yetkililer, aynı parseller üzerinde bulunan 8 ila 10 evin daha yasa dışı ilan edildiğini ve yıkılabileceğini ekledi.
Hindutva İdeolojisi ve "Buldozer Adaleti" Eleştirisi
Aktivistler, cami ve medrese gibi yapılara yönelik bu rutin yıkımların, Hindistan'da yükselen "Hindutva" (Hindu milliyetçiliği) ideolojisinin bir sonucu olduğunu ve Müslüman azınlığa yönelik zulmün bir parçası olduğunu savunuyor. 2017'de Eyalet Başbakanı Yogi Adityanath'ın göreve gelmesinden bu yana "buldozer adaleti" olarak adlandırılan bu yöntem, hukuk grupları tarafından savunmasız toplulukları orantısız şekilde etkilediği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Yerel Halkın Tepkisi: "Çocuklarımız Nereye Gidecek?"
Naroli Nagar Panchayat Başkanı Bittan Malik, seçilmiş bir yerel yetkili olmasına rağmen kendisine resmi bir bilgilendirme yapılmadığını belirterek, "Bu medrese yıllardır var olan bir eğitim kurumu. Bir arazi anlaşmazlığı varsa yerel yönetime danışılmalıydı" dedi.
Yeğeni medresede okuyan Abdul Hameed, "Özel okullar çok pahalı. Bu medrese bizim çocuklarımızı eğitiyordu, şimdi nereye gideceklerini bilmiyoruz" sözleriyle tepki gösterdi. Evi yasa dışı ilan edilen Shabana Begum ise, "Yıllardır burada yaşıyoruz, biz günlük işçiyiz. Şimdi nereye gideriz?" diyerek çaresizliğini dile getirdi.
Hukukçular, yasa dışı yapıların kaldırılmasının yasal olduğunu ancak mahkemeye itiraz hakkı ve net bildirim gibi prosedürlerin izlenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Yerel Müslüman liderler itidal çağrısında bulunurken, etkilenen ailelerin hukuki yollara başvurup başvurmayacağı konusunda görüşmeler sürüyor.



HABERE YORUM KAT