BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri İsrail'in Filistin'de giriştiği soykırıma karşı yürüdü. Bugün (Çarşamba) öğle saatlerinde üniversitenin Güney Kampusu'nun meydanında toplanan öğrenciler ellerinde Filistin bayraklarıyla buradan "Gazze Yanıyor, Boğaziçi Yürüyor", "Zulme Karşı Omuz Omuza", " Filistin Halkı Yalnız Değildir" sloganları atarak Güney Kapı'ya çıktılar. Hisarüstü meydanını "Katil İsrail Filistinden Defol", "Yaşasın Küresel İntifada" sloganlarıyla inletirken, bölgedeki esnaf da eylemi şaşkın bakışlarla izledi. Civardaki çaycılarda oturan öğrencilerinse eylemi kayıtsız bir şekilde izlediği gözlendi. Eylemciler yürüyüşlerini Nispetiye Caddesi boyunca sürdürerek Kuzey Kapı'da sonlandırdılar.
Burada Türkçe, Arapça ve İbranice "Yaşasın Küresel İntifada" yazılı pankartın arkasında toplanan öğrenciler yaptıkları basın açıklamasında Filistin'de süregelen imha ve inkâr politikalarına artık sabır ve itidal çağrılarıyla, sıradan eylemlerle kayıtsız kalınamayacağının, bu pasif tutumla Çeçenistan ve Irak'ı işgalcilerin eline terk etmenin utancını yaşadıklarının altını çizen öğrenciler Gazze'deki bombardımanda Türkiye halklarının da payı olduğunu vurguladılar. Yapılan açıklamada "Biz İsrail'i sadece yaptığı Sabra, Şatilla, Deir Yasin katliamlarıyla, işgalleriyle, kollarını kırdığı taş atan çocuklarla ve buldozerle ezdiği Rachel Corrie'iyle ve cehenneme çevirdiği Filistin'le biliyoruz" ifadelerine yer veren öğrenciler, "Yeryüzünün en korkunç trajedilerinden birine tanıklık edenlerin iktidar olduğu İsrail, bugün aynı zulmün daha da korkuncunu Filistin halkına da reva görüyor" diyerek zalim maktul hem de mazlum rolü oynayan İsrail'in içinde bulunduğu paradoksa dikkat çektiler.
Basın açıklamasının sonunda Türkiye halklarının da bu zulümde payı olduğunu söyleyen öğrenciler, Filistin'e bombalar yağdıran İsrailli pilotların Konya'da eğitildiğini, TSK'nın her yıl milyonlarca dolarlık silah ihalelerini İsrail'e verdiğini ve devletin İsrail'le imzaladığı bir stratejik ortaklık anlaşmasının bulunduğunu belirttiler. Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri olarak bu zulme ortak olmak istemediklerini ve yaşanan soykırıma karşın sürdürülen bu ortaklığın bir an önce sona ermesi taleplerini haykırdılar. Basın açıklamasını "Biliyor ve inanıyoruz ki Siyonist işgalciler bu operasyonla kendi sonlarını hazırlamaktadırlar. Filistin halkının direnişi, zalimleri boğacak ve özgür Filistin'in yolunu açacaktır." ifadesiyle bitiren öğrenciler "Yaşasın Küresel İntifada" sloganlarıyla eylemlerini sona erdirdiler.
YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
30 Aralık Salı Günü ise Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Beşiktaş'taki Merkez Kampus'ta protesto yürüyüşü gerçekleştiren Müslüman öğrenciler, yaptıkları açıklamayla katliamı tel'in ettiler.
YTÜ öğrencisi yaklaşık 70 kişilik grup İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarını protesto etmek için saat 13.00'da Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan merkez kampus girişinde toplandı. "Zalimler nasıl inkılâpla devrileceklerini yakında bilecekler" yazılı pankart açan grup dış kapıya doğru yürüyüşe geçti. Filistin bayrakları ve "İsrail ile Ter Türlü İşbirliği Suçtur!", "Filistin Halkı Yalnız Değildir!" yazılı dövizler taşıyan grup dış kapı girişinde yaptıkları basın açıklamasında İsrail saldırıları kınandı. Açıklamada Filistinlilere mesaj gönderen öğrenciler, "Direnen, kahraman Filistin halkı bilmelidir ki kardeşleri, canlarıyla, mallarıyla ve dualarıyla zafere ulaşıncaya dek onlara destek olmaya devam edecektir." dediler.
"Gazze Bizim Direneceğiz!", "Hamas'a Selam Direnişe Devam!", "Katil İsrail Filistin'den Defol!" şeklinde sloganlara atan öğrenciler basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı.




İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
29 Aralık Pazartesi günü İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde bir protesto etkinliği düzenleyen Müslüman öğrenciler, üniversite kapısı önünde basın açıklaması yaptılar. Ardından da daha kalabalık bir şekilde Beyazıt'taki Merkez Kampus kapısı önünde protesto eylemi yaptılar. "Kahrolsun İsrail!", "Yaşasın Küresel İntifada!", "Hamas'a Selam Direnişe Devam!", "Kahrolsun İşbirlikçi Zalimler!" vb sloganlar atan ve tekbirler getiren öğrenciler, "Özgür Bir Kudüs, İsrailsiz Bir Dünya" yazılı pankart taşıdı. Yapılan açıklamada, "Gazze kan gölüne çevrildi. Bu duruma sessiz kalamayız. Siyonist İsrail ve işbirlikçilerine lanet okuyoruz" denildi. Açıklamada, bölgedeki işgal ve katliamları durdurmak için ortak bir tavır geliştirilmesinin şart olduğu da belirtildi. Açıklama sırasında öğrenciler sık sık tekbirler getirerek, İsrail aleyhinde sloganlar attı.
Aynı gün sol görüşlü öğrenciler de amfilerde saygı duruşu ve alkışlı protestolar yaptılar ve siyah kurdele dağıttılar.
HAKSÖZ-HABER





İstanbul Üniversitesi'nde eylem öncesinde fakülte içinde dağıtılan bildirinin tam metni:
ASLA UNUTMAYACAĞIZ
Günlerden 27.12.2008 Cumartesi sabahı bizler uykumuzun lezzetini tadarken Filistin halkı gözlerini füze saldırılarıyla açtı. Her zaman olduğu gibi kalleşçe saldıran İsrail ordusu halen devam etmekte olan saldırılarıyla 300 kardeşimizin şehid edilmesine ve 700 kardeşimizin yaralanmasına sebep oldu. Henüz olay yeni olmuştu ki tüm dünyanın bir anda gündemine oturdu. Hiçbir devlet sadece bir kınamadan öteye gidemedi. Bizler bu devletlerden hiçbir şey beklemiyoruz. Çünkü şunu biliyoruz ki: bu devletler kendi korkularıyla ve uşaklık yaptıkları ABD'nin korkusuyla yaşıyorlar. Tabi ki uşaklıklarının gereğini yerine getirecekler. Ama bizleri üzen nokta bu coğrafyada yaşayan Müslümanım diyenlerin gafletleri. Çünkü bu insanlar nasıl olur da katillerle işbirliği yapar, dostluk ilişkileri kuran sistemi halen meşru görür.
Öte yandan İslami motiflerle kendi egemenliğini ayakta tutan bu sistemin ikiyüzlülüğünü gör(e)mez ve şu soruları yönetime karşı sormaktan kendini nasıl alıkoyar. -Neden 60 yıllık resmi zalime karşı sadece kınamayla yetindiniz?
-Sizler Müslümanım dediğiniz halde, kardeşlerinizin(!) kanı dökülürken niçin kılınız kıpırdamıyor?
-Size (İslam'ın değerleriyle halkı kandıran ikiyüzlülere) soruyorum: Çaylı-çerezli, pastalı-börekli, sıcak soba başlarında Müslümanların katliamından nasıl bir zevk alıyorsunuz?
Evet arkadaşlar… Bizler bırakalım bu ikiyüzlüleri çünkü bunlar sadece demokrasi havariliği yaparlar. Bir de çok iyi muhtıra yayınlayıp darbeler yaparlar. Bunlar, kalpazanlıkla uğraşırken bizler bu insanların çemberlerine çomak sokup artık Müslümanları kandıramazsınız diyeceğiz. Çünkü Müslümanlar, artık kardeşlerinin akıtılan bu kanını görmezden gelmeyecek. İsrail ve benzeri zalimlere karşı evinde, işinde, okulunda… Bütün yaşam alanında toplu mücadele içinde olacaktır.
Evet arkadaşlar… Bu A4 kağıdına sığdıramadığımız tüm diyeceklerimizi, "zalimin karşısında susan dilsiz şeytandır'' ilkesiyle yola çıkarak haykıracağız. Söyleyecekleri olan bütün arkadaşlarımızı Hergele Meydanı'nda yapacağımız protestoya bekliyoruz. Her Yer Filistin, Hepimiz Filistinliyiz!
MÜSLÜMAN ÖĞRENCİLER
İÜ'deki eylemde okunan basın açıklamasının tam metni:
Zulme Sessiz Kalmadık!
Bizler maalesef zulüm ve haksızlıkların zirvede olduğu zalimlerin zulmetme yarışına girdikleri bir zamanda yaşıyoruz. Bunun en açık şekliyle geçtiğimiz Cumartesi günü katil İsrail'in katliam yaptığı Gazze'de gördük. Zaten bir sürü ambargo ve zulme direnen Gazze 100 tonu aşkın bombalarla kan gölüne çevrildi.
Peki ne yapmalıyız? Bu zulme ses çıkarmayıp zalimlerin zulmüne ortak mı olmalıyız. Tabi ki hayır.
Bizler Müslüman öğrenciler olarak zulme sessiz kalamazdık ve kalmadık. Nerde olursa olsun, kime karşı olursa olsun zulme sessiz kalmamak. Bu nedenle bugün Fen Edebiyat Fakültesi'nde eylem düzenledik. Siyonist terör örgütü İsrail'e ve işbirlikçilerine lanet okuduk. Şüphesiz ki Allah nezdinde bunların bir değeri vardır. Ama ne yazık ki, bu eylemler zalimleri durdurmaya ve geri adım attırmaya yetmemektedir. Yetmediği Siyonist terör örgütünü 1948'lerden bu yana Filistin'de, işgalci ABD'nin Afganistan ve Irak'ta gerçekleştirdikleri işgal ve katliamlardan da anlaşılmaktadır. Bölgenin her ülkesinde bu işgalci ve terörist güçlere ve işbirlikçi yerel yönetimlere karşı ortak bir tavır geliştirilmedikçe, bu işgal ve katliamları durdurmak mümkün olmayacaktır. Aksi halde önemli ve anlamlı olmakla birlikte yapılan eylemler ve atılan sloganlar bu cani ve katil güçleri durdurmaya yetmeyecektir. Çünkü işbirlikçi yerel yönetimlere geri adım attıran her eylem, aynı zamanda siyonist ve işgalci güçlere de geri adım attırmış olacaktır.
Bu nedenle dünyadaki bütün Müslümanlar yaşadıkları bölgelerdeki işbirlikçi yönetimleri yok etmeden bu zulüm durmayacaktır. Müslümanın üzerine düşen ilk başta bölgesel bazda var olan küfür sistemlerini ortadan kaldırmaktır. Yoksa Allah'ın düzeninin, Allah'ın kanunlarının hüküm sürmediği bir dünyada bu zulümler devam edecek, huzur ve mutluluk beklemek ise hayalden öteye geçemeyecektir.
MÜSLÜMAN ÖĞRENCİLER

