ABD'de federal yargıç, Başkan Donald Trump yönetiminin Filistin yanlısı faaliyetleri ve işgalci İsrail'e yönelik eleştirileri nedeniyle üniversite öğrencilerinin vizelerini iptal etmek ve sınır dışı işlemlerini başlatmak için kullandığı göçmenlik yasası hükümlerinin ABD Anayasası'na aykırı olduğuna hükmetti.
Kaliforniya'nın San Jose kentindeki ABD Bölge Yargıcı Noel Wise, cuma günü verdiği kararda ABD Dışişleri Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı'nı (DHS), hükümetin bastırmaya çalıştığı görüşleri ifade eden vatandaş olmayan kişilere karşı sınır dışı işlemleri başlatmak için federal göçmenlik yasasının ilgili hükümlerini kullanmakla sert biçimde eleştirdi.
Reuters'ın haberine göre Dışişleri Bakanlığı ve DHS, karar hakkında yorum talebine hemen yanıt vermedi.
“İfade özgürlüğü demokrasinin merkezinde”
Eski Demokrat Başkan Joe Biden tarafından göreve atanan Yargıç Wise, ABD'de ifade özgürlüğünün, hükümeti ve yöneticilerini eleştirme hakkı da dahil olmak üzere, ülke demokrasisinin gücünü ortaya koyduğunu söyledi.
Wise, “Toplumumuzun üyeleri — vatandaşlar ve vatandaş olmayanlar — kendilerini sansürlemek, ‘uslu davranmak’ veya hükümetin misillemesine maruz kalmak arasında seçim yapmak zorunda bırakıldığında bu güç zayıflar” ifadelerini kullandı.
Dava kampüslerdeki Filistin yanlısı faaliyetlere odaklandı
Wise'ın kararı, Trump yönetiminin Mart 2025'ten itibaren üniversite kampüslerinde Filistin yanlısı faaliyetlere katılan vatandaş olmayan kişilerin vizelerini iptal etmeye ve onları gözaltına almaya başlamasını inceledi.
Yönetimin bu kapsamda attığı ilk adımlardan biri, Columbia Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Mahmoud Khalil'in gözaltına alınması oldu. Khalil, ayrı bir hukuki süreçte sınır dışı edilmemek için mücadele ediyor.
Gözaltılar üzerine Stanford Üniversitesi'nin öğrenci gazetesi The Stanford Daily, Ağustos 2025'te dava açtı. Gazete, öğrenci vizesine sahip bazı yazarlarının, yönetimin politikaları nedeniyle Filistin yanlısı öğrenci gösterilerini ve Batı Asya'daki savaşlarla bağlantılı konuları haberleştirmeyi bıraktığını bildirdi.
Gazetenin avukatları, yönetimin öğrenci vizelerini iptal etmek ve sınır dışı işlemlerini başlatmak için kullandığı Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası'nın (INA) iki hükmünün, anayasal koruma altındaki ifadeler söz konusu olduğunda ABD Anayasası'nın Birinci ve Beşinci Değişikliklerini ihlal ettiğini savundu.
Yargıç: Hükümet görüşe dayalı ayrımcılık yapıyor
Söz konusu hükümler, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya, bir vatandaş olmayan kişinin eylemlerinin “zorlayıcı bir dış politika çıkarını tehlikeye attığı” kanaatine varması halinde o kişiyi sınır dışı edilebilir ilan etme ve vizesini iptal etme yetkisi veriyordu.
Wise, öğrenci gazetesinin itirazını kabul ederek, vatandaş olmayan bir kişinin ifadelerinin vize iptali ve sınır dışı kararının temelini oluşturması halinde “hükümetin, bu ifadeyi görüşü veya içeriği nedeniyle dezavantajlı bir muameleye tabi tuttuğu” sonucuna vardı.
The Stanford Daily'yi temsil eden Foundation for Individual Rights and Expression kuruluşundan Conor Fitzpatrick, kararın “ifade özgürlüğünün bir ayrıcalık değil, her kadın, erkek ve çocuğun devredilemez hakkı olduğunu kanıtladığını” söyledi.
Trump yönetimine karşı daha önce de benzer karar verilmişti
Wise'ın kararı, geçen yıl Boston'daki ABD Bölge Yargıcı William Young'ın verdiği kararı da takip etti. Young da Trump yönetiminin Filistin yanlısı faaliyetlere katılan yabancı öğrenciler ve akademisyenlerin vizelerini iptal etmesi, onları gözaltına alması ve sınır dışı etmeye çalışmasının Anayasa'yı ihlal ettiğine hükmetmişti.
Wise ayrıca yönetimin, kabul edilemez gördüğü başka görüşleri ifade eden kişilere yönelik baskıyı genişletiyor olabileceği uyarısında bulundu.
Yargıç, sürecin sonunda “hedeflerin, hükümetin hoşlanmadığı görüşleri ifade etmek için ifade özgürlüğünü kullanan ABD'deki herkes” olabileceğini söyledi.
Kararında, “Bu aşağı doğru gidiş, özgürce konuşma hakkımızı tanıyan Anayasamızın ruhuna aykırıdır” ifadelerine yer veren Wise, bir kişinin söylediklerinin içeriğinden nefret ederken aynı anda bu ifadeye izin veren özgürlükleri koruyan ülkeyi sevmenin mümkün olduğunu vurguladı.
Trump yönetiminin üniversitelere yönelik baskısı
Karar, Trump yönetiminin ABD üniversitelerinde Filistin yanlısı faaliyetler ve kampüs gösterilerine yönelik kapsamlı baskısının sürdüğü bir dönemde geldi.
Yönetim, “yasa dışı protestolara” izin verdiğini öne sürdüğü üniversitelerin federal fonlarını kesmekle tehdit ederken, antisemitizmle mücadelede başarısız oldukları iddiasıyla onlarca üniversite hakkında soruşturma başlattı.
Columbia Üniversitesi ve Harvard gibi üniversiteleri hedef alan büyük ölçekli federal fon kesintileri de yönetimin kampanyasının bir parçası oldu.
Trump yönetimi ayrıca Filistin yanlısı aktivizme katılan uluslararası öğrenciler ve akademisyenlerin vizelerini iptal ederek ve sınır dışı işlemleri başlatarak bu kişileri de hedef aldı.