Trump, Netanyahu’ya “Hayır” diyebilecek mi?

Trump, Netanyahu’ya “Hayır” diyebilecek mi?

Abdullah Muradoğlu, ABD Başkanı Trump’ın İsrail’in kışkırtıcı politikaları ile Amerikan halkının çıkarları arasında sıkıştığını ve Netanyahu’yu dizginlemekte yetersiz kaldığını ifade ediyor.

Yeni Şafak / Abdullah Muradoğlu

Trump, Netanyahu’ya “Hayır” diyebilecek mi?

Amerikan halkı bir tarafta, İsrail bir tarafta. ABD Başkanı Donald Trump bu ikisi arasında bir seçim yapmak zorunda. İsrail’in bölgedeki saldırganlığının yanı sıra Gazze ile Batı Şeria’da “yavaş çekim soykırım”a devam etmesinin Amerikalıların çıkarlarıyla ilgisi yok. Tam aksine ABD’nin İsrail’e koşulsuz desteğinin Amerikalılara zararı var. Amerikalı vergi mükelleflerinin milyarlarca doları İsrail’in soykırımının ve saldırganlıklarının finanse edilmesi için harcanıyor.

Dahası Netanyahu’nun baştan çıkarmasıyla İran’a savaş açan Trump Amerika’yı bitmek bilmez bir savaşın içine soktu. Netanyahu 27 Şubat’ta İran’a yönelik olarak başlatılan savaşın birkaç gün içinde rejim değişikliğiyle sonuçlanacağı konusunda Trump’ı ikna etmişti.

Oysa Umman arabuluculuğuyla ABD ile İran arasında gerçekleşen nükleer müzakereler tamamlanmak üzereydi. Ummanlılar anlaşmanın imzalanmasını beklerken ABD’nin bu saldırıları başlatmasından ötürü büyük bir hayal kırıklığına uğradıklarını söylemiştiler.

Birçok analizci savaşın bu yıl içinde bitmeyebileceğine dair yorumlar yapıyorlar. Netanyahu ise savaşın tırmanması için kışkırtıcı hamleler yapmaya devam ediyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail’in müzakereleri baltalama girişimlerini sert bir dille eleştirmişti. Kaderi savaşın devam etmesine bağlı olan Netanyahu savaşı tırmandırması için Trump’ın ensesinde boza pişiriyor. Trump’ın neden Netanyahu’nun telkinlerine açık olduğuysa merak konusu tabii.

Trump’ın eski destekçisi Tucker Carlson mayıs ayında New York Times gazetesine verdiği röportajda Trump’ı savaşa girmekten vazgeçirmek için görüştüğünü belirterek, "Güçlü izlenimim şu: Trump, bu meselede egemen bir karar alıcıdan çok bir rehin gibiydi" diyordu.

Trump’ın Netanyahu’yu dizginleyemediğini söyleyen Carlson sözlerine “Trump’ın ‘Dur ya da sizi fonlamayı keseriz, ülkeniz 10 dakika içinde çöker’ diyemeyeceği tek kişiydi — ki bu doğru. Duymuş olabileceğiniz propagandanın aksine, İsrail ABD olmadan kendini savunamaz” diye devam ediyordu. Carlson, Beyaz Saray’da İran’la savaşı açıkça savunan kimse olmadığını ve baskının tamamının dışarıdan geldiğine bilhassa dikkat çekiyordu. Carlson, Trump’ın Netanyahu’ya “hayır” diyememesini ise “kölelik” olarak niteliyordu.

İsrail’e karşı anlamlı bir mesafe koymaktan kaçınan Kamala Harris ve Demokratlar için 2024 seçimleri ölümcül olmuştu. Trump ise durumdan istifade ederek, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının durdurulmasını isteyen Arap-Amerikalılara bazı vaatlerde bulunmuştu. Kasımda ABD’de ara seçimler var ve Trump da şimdi Harris’in kaderini yaşıyor. Trump iki yıl daha başkanlık yapacak tabii ama Cumhuriyetçiler seçimleri kaybetmekten korkuyorlar.

En son, Trump’ın İran’a yönelik hava saldırılarını durdurma talimatı vermesi Netanyahu’yu çok rahatsız etti. Netanyahu, sıkı İsrail yanlısı Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın cenaze töreni vesilesiyle Washington’da salı günü(bugün) Trump’la da bir görüşme yapacak. Netanyahu’nun savaşı tırmandırması için Trump’ı yine ikna etmeye çalışacağı tahmin ediliyor.

İsrail Lobisi tarafından desteklenen şahin Cumhuriyetçiler de Netanyahu’nun hezeyanlarına kulak vermesi için Trump’a baskı yapmayı sürdürüyorlar. Kongre seçimlerini kaybetmek veya Amerikalıların savaş sebebiyle gündelik hayatlarında yaşadıkları zorluklar bu şahinlerin zerre miskal umurlarında değil. Trump kampındaki bölünme de bu şahinleri endişelendirmiyor.

İran ile 17 Haziran'da imzalanan “Mutabakat Anlaşması”nın birinci maddesi Lübnan dahil tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesini taahhüt altına almıştı. Ancak Netanyahu, ABD’nin İsrail için bir savaş başlatmış olmasına rağmen Trump’ın Lübnan taahhüdünü baltaladı. Trump da İsrail’i dizginlemedi veya dizginleyemedi.

Trump, Netanyahu tarafından bir kez daha ısırılacak mı? Savaşın devam etmesine rıza göstermeyen Amerikalılara mı kulak verecek, yoksa Netanyahu’nun yalanlarına mı kanacak? İkinci kez başkan seçildikten sonra yeni bir savaş başlatmamakla övünmüş olan Trump, İsrail’in için başlattığı bu savaşın şimdi de bütün bir bölgeye yayılmasının önünü mü açacak?

Diğer yandan bölgeye yayılacak bir savaşın bölge dışına taşarak genişleyebileceğine dair emareler de var. Ukrayna’nın Hazar denizinde İran’a ait kargo gemisini vurması savaşın seyrini değiştirebilecek bir nitelik taşıyor. ABD başkanlarından Lyndon Johnson “Vietnam Savaşı”nın uzaması sebebiyle 1968 seçimlerinde aday olmaktan vazgeçmişti. Dolayısıyla Trump’ın vereceği karar, kendi başkanlığının kaderini de çok yakından ilgilendiriyor.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir