Türk İntikam Tugayı'nın (TİT) kurucusu ve Ergenekon davası sanığı Semih Tufan Gülaltay'ın yargılandığı çete davasında ilginç bir gelişme yaşandı. Polis ve savcılıkta Gülaltay'ı suçlayan şikâyetçi ve tanık 17 kişi mahkemede ifade değiştirdi. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen çete davasının duruşmasında bütün tanıklar söz birliği etmişçesine daha önceki ifadelerinin duyumlardan ibaret olduğunu ileri sürdü.
2 Nisan 2007'de yapılan operasyonla başlayan 32 sanıklı çete davasının son duruşmasında şikâyetçi ve tanıklar dinlendi. Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde görülen duruşmaya, Semih Tufan Gülaltay'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar ile avukatları katıldı. Hem müşteki hem de sanık olarak ifade veren Esra Feride Gökçimen, Gülaltay'ın tehditle şirketlerini gasp ettiği iddiasının doğru olmadığını söyledi. Eşinin gerçekleştirdiği buluşları ticaret amacıyla Gülaltay'a devretmeye çalıştığını söyleyen Gökçimen, "Ben o zaman bazı gasp olaylarını yanlış anladım. Aslında herhangi bir şekilde bu buluşların gasbı söz konusu değildir." diye konuştu. Gökçimen, boşanmak istediği eşi Muzaffer Gökçimen'in yönlendirmesiyle söz konusu ifadeleri verdiğini ileri sürdü. Gökçimen, emniyet ifadesinde geçen 'Gülaltay ve adamlarının Başbakan'a suikast yapmayı planladıkları, Danıştay saldırısının azmettiricisi olduğu iddia edilen emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in olaydan önce Gülaltay'ın şirketine geldiği ve toplantı yaptıkları' şeklindeki ifadeleri de eşinden duyduğunu söyledi. Esra Gökçimen, "Başbakan'ın ismi geçen konuşmalar oluyordu; ama başka bir şey duymadım." dedi.
Hazırlık soruşturmasında Gülaltay'ın ortağı Muzaffer Gökçimen'i tehdit ve baskı yoluyla gasp ettiğini anlatan Çetin Çil de mahkemede ifadesini değiştirdi. Çil, bu sözleri Gökçimen'den duyduğunu, gasp ya da tehdide şahit olmadığını kaydetti. Daha sonra söz alan Semih Tufan Gülaltay da, Ergenekon davasında tutuksuz sanık olduğuna dikkat çekerek, bu dava ile Ergenekon davası arasında bağlantı kurulamadığına dikkat çekti. Mahkeme, sanıklardan Sami Alper Eren, Kadir Özbay, Hikmet Balbal, Ömer Toktemur ve Hüseyin İşler'in tahliyesine karar verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Gülaltay'ın, 'suç işlemek için örgüt kurmak', 'gasp', 'tehdit' ve 'Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet' suçlarından 76,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.