Sinan ÖN’ün analizi:
“Haydutları yok etmekle övünen sen, dünyadaki en büyük haydut sensin, zira fethettiğin tüm halkları soydun ve yağmaladın. Eğer bir tanrıysan, fanilerine iyilik yapmalısın, ellerindeki herşeyi almak değil. Yok değilsen, hiçbir zaman ne olduğunu unutma!”
İskender’e bu sözleri söyleyen İskit’li elçilerin akıbetini bilmiyorum, ancak tiranların kıyamete kadar insanlığın imtihanı olmaya devam edeceğini kestirmek zor olmasa gerek!
Tarih kitaplarında, bu elçilerin erdemi değil İskender’in zaferleri örnek olarak anlatılmaya devam ettiği sürece, yeni tiranlar sürpriz olmamalı! Bir de üstüne üstlük bu haydutlara ahlaki ilke olarak; ‘başarısızlığı imkansız gören’ Makyavelist anlayış rehberlik ediyorken!
Makyavel, Prens kitabının tanıtım bülteninde; tarih ve politika biliminin kurucusu, devlet adamı, askerî stratejist, şair, oyun yazarı ve düşünür olarak tanıtılır okuyucuya. Ancak onu meşhur kılan bu özgeçmişinden çok, yöneticilere önerdiği ahlak(sızlık)tır!
Makyavel’in vicdanı körelmemiş birkaç kişi tarafından eleştirilmiş olması, zulüm kusan ahlakının, siyaset kürsüsünde günümüze kadar gelebilmesini engelleyememiştir. Onun öğretileri insanlığı yoketmeye, karanlığa doğru kürek çektirmeye devam etmektedir.

