CHP'nin çarşaf atağının bir açılım mı yoksa bir istismar mı olduğu ekseninde tartışmaların yaşandığı ve Fatih Altaylı'nın sunduğu programa Özgür-Der adına Haksöz Dergisi yazarı ve editörü Rıdvan Kaya katılırken; programın diğer konukları CHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Mehmet Polat ile çarşaf tartışmalarının başlamasına neden olan CHP'de Sultangazi belediye başkan adayı Ercan Karabayır katıldı. Ercan Karabayır çarşaflı bir şekilde CHP'ye katılan aile arasından CHP tarafından aday gösterilmiş ve CHP'nin politik tavrı günlerdir tartışılmıştı.
CHP'li konukların çarşaf ve başörtüsü "açılım"larının politik olmayıp samimiyet içerdiği iddialarına karşı CHP'nin başörtüsü konusundaki yasakçı ve laik tutumunu gözler önüne seren Rıdvan Kaya'ya cevap vermek yerine CHP propagandası yapmaları ve yasakçılıkla ilgili soruları cevaplayamamaları gözlerden kaçmadı. Rıdvan Kaya, yer yer "CHP'nin çizgisinde değişen bir şey yok!" demek zorunda kalarak yasakçı tavırlarından ödün vermediklerini dolaylı bir şekilde anlatmaya çalışan CHP'lilerin ne kadar samimiyetten uzak ve yaklaşan seçimler dolayısıyla pragmatik/politik yaklaştıklarını ortaya koydu. Burada Rıdvan Kaya, CHP'nin "açılımı"nı AK Parti'nin Kürt sorunuyla ilgili yaklaşımlarına benzeterek siyasi partilerin tutarsızlıklarını anlattı.
Resmi ideolojinin en katı ve bağnaz uygulayıcısının CHP olduğunu belirten Rıdvan Kaya, tarihten de örneklerle konuyu daha da açtı ve sistem değerlendirmesi yaptı. Başörtüsünün ne CHP'de ne de AK Parti'de Meclis'te ya da belediye meclislerinde görülmek istenmediğini hatırlatan Rıdvan Kaya, başörtüsü yasağının tekil sorunumuz olmadığını; bununla birlikte, ülkedeki askeri oligarşi ve militarizmin, kanamakta olan bir yara Kürt sorunu ve F tipi cezaevleri işkencesinin devam ettiğini belirtti ve en önemli dayatmanın ise resmi ideolojik dayatma olduğunu ifade etti.
Programdan notlar:
Başörtüsü sorununun AKP tarafından bir rant aracına dönüştürüldüğünü ve çözümsüzlük üzerinden itibar elde ettiğini ileri süren CHP'li konuklara karşı Rıdvan Kaya "Madem üzerinden rant elde edilen bir sorun söz konusu, CHP'nin siyasal öngörüsü bu kadar mı dardır ki bu sorunu kaldırarak bu rant edinimini ortadan kaldıracağını görememektedir!" diye cevap verdi. Başörtüsünün kısmen de olsa çözümüne yönelik AK Parti'nin tutumunun CHP eliyle baltalandığını hatırlatan Kaya, Anayasa Mahkemesi kararına göndermede bulundu ve sorunun müsebbibi olarak CHP'nin laik dayatmacı siyaset mantığını ortaya koydu.
Fatih Altaylı'nın "Peki siz hangi partiyi destekliyorsunuz?" sorusu üzerine Rıdvan Kaya, "Biz herhangi bir partiyi destekliyor değiliz; nitekim bizim taleplerimizi temsil eden bir parti bulunmamaktadır. Düzen partilerinin düzen içi siyaset dışında herhangi bir konuya kesin çözüm getirebileceklerine inanmıyoruz." dedi. Yanıta mukabil Altaylı'nın "Siz de kararsızlardansınız yani!" şeklindeki yorumuna Kaya, "Hayır, bilakis bu tutumumuzda çok kararlıyız!" cevabını verdi. Burada Kaya, mevcut partilerin halkın yararına olarak attığı olumlu adımları desteklediklerini söyleyerek partizanca bir tutum içinde olmadıklarını anlattı. Konuyla ilgili DTP'nin darbelere yasal kılıf olarak da görülen İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin değişikliği girişimi ve CHP'nin siyasi af tavrına Özgür-Der'in yaklaşımını örnek verdi.
Yine Fatih Altaylı'nın önceleri başörtüsü için Beyazıt'ta kitlesel Cuma eylemlerinin yapıldığını ancak AK Parti iktidarında bu eylemlerin kesildiğini sorması üzerine Rıdvan Kaya, medyanın sorunlara kör yaklaşımını itham ederek cevap verdi. 28 Şubat darbe sürecinin baskılarının kitle üzerinde olumsuz etki bıraktığını belirten Kaya, ancak başörtüsü mücadelenin devam ettiğini; yalnızca Özgür-Der değil, Mazlumder ve diğer İslami kuruluşların da bu mücadeleyi ısrarlı bir şekilde sürdürdüğünü anlattı. Konuyla ilgili Kocaeli, Sakarya, Van, Ankara, Konya vb. illerde her hafta yapılan ve yıllardır devam eden başörtüsü eylemlerini örnek verdi. Ancak medyanın yaklaşımı "başörtüsü sorunu yokmuş" gibi olduğu için bu eylemlerin sansüre takıldığını ifade etti.
Fatih Altaylı, sıkıştırmak amaçlı klasik sorusunu yine sordu. Rıdvan Kaya'ya eşcinsel ve homoseksüellerin özgürlük taleplerine nasıl baktığını soran Altaylı'ya Kaya gayet rahat bir şekilde şu cevabı verdi: "Biz bunu hastalık olarak değerlendiriyoruz. Çözüm olarak da tedavi olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu toplumsal ya da bireysel bir özgürlük talebi olamaz. Uyuşturucu kullanmak isteyen birisine nasıl ki bu özgürlük tanınamayacağı gibi sapkınlık olarak nitelediğimiz böyle bir surumu da özgürlük olarak niteleyemeyiz." Bu konu çerçevesinde Çapa Tıp Fakültesi'nden bir profesörün "bilimsel" tanım çerçevesinde eşcinselliğin hastalık olmadığı yorumunu aktaran Altaylı'ya cevaben Kaya, Medine Bircan olayını hatırlattı ve söz konusu profesörün "bilimsel" yaklaşımını merak ettiğini belirtti. "Bilim" kavramını da kısaca tartışan Kaya, eşcinselliği sapkınlık olarak gördüğü tutumunu tekrar etti. Burada Kaya, toplumsal taleplere ilişkin özgürlük yanlısı olduğunu da ayrıca ortaya koydu.
Alevilik ile ilgili bir soruya ise Rıdvan Kaya, "Aleviler 'zorunlu din dersi' almak istemiyorlarsa elbette ki bu onların hakkıdır. Kimse kimsenin çocuğuna zorla istemediği dersi vermemelidir." dedi ve tutarlılık çağrısında bulundu.
Programda Sultangazi belediye başkan adayı Ercan Karabayır'ın çelişkiler ve tutarsızlıklar içinde olduğu görüldü. Bir yandan başörtüsünün Kur'an'da olduğunu belirtmesi ancak kanunlar neyi gerektiriyorsa ona uymak gerektiğini ifade etmesi; Altaylı'nın Deniz Baykal'ın başörtüsünün bir Kur'an emri olmadığını hatırlatması karşısında çaresizlik içinde çözümden yana olduğunu ifade etmesi ama umudunu CHP'ye bağlamasının samimiyet içerdiğini iddia etmesi ve kendisi kime oy atarsa binlerce akrabasının da hesapsız-kitapsız o partiye oy atacağını söylemesi dikkat çekti. CHP'li ilçe başkanı Mehmet Polat ile birlikte iddia ettikleri gibi hiç hizmetin yapılmadığı Sarıgazi'de neden AK Parti ve öncesinde hep aynı çizginin seçimleri kazanmasına hiçbir makul cevap veremeyişi işi propagandaya dökmesi gözlerden kaçmadı. Bu arada Mehmet Polat CHP'nin başörtüsü konusundaki tavrının açık olduğunu ifade ederek "çarşaf açılımı"nın aslında istismar ve politik bir yatırım olduğunu farkında olmadan ya da olarak ortaya koydu.
HAKSÖZ-HABER
Haber: Sevde Aslan