Anayasa Mahkemesi, 367 kararı ve eğitim özgürlüğüyle ilgili anayasa değişikliğini iptal etmesi sebebiyle çok tartışıldı. Ancak bazı çevrelerin beklentisinin aksine AK Parti'yi kapatmadı; belediyelerle ilgili düzenlemede CHP'nin talebini reddetti.
Bu iki gelişmenin ardından sahneye Danıştay çıktı. Danıştay, şimdi bir dönem Anayasa Mahkemesi'ne yöneltilen eleştiriyle karşı karşıya: "Yetkilerini aşıyor." Ortak kanaat ise şu: "Anayasa Mahkemesi'nin yerini Danıştay alıyor."
Danıştay'ın, nüfusu 2 binin altındaki belde belediyelerin kapatılmasıyla ilgili kanunun yürürlük tarihini 22 Mart yerine 6 Aralık olarak belirlemesi, belediyeleri kapanmaktan kurtardı. Danıştay, bu denetimi, İçişleri Bakanlığı'nın genelgesini denetlediği iddiası üzerinden yaptı. Ama hukukçular, belde belediyelerin idari bir işlemle değil kanunla kaldırıldığına dikkat çekerek, Danıştay'ın yetkisini aştığını vurguluyor. Anayasa Mahkemesi'nden umudunu kesen CHP de yönünü buraya çevirmiş durumda. CHP, seçmen kütüklerinin iptali için dava açma hazırlığında. İşçi Partisi, dün başvuruda bulundu. DSP, bugün müracaat edeceğini açıkladı.
Danıştay, idari işlemlerin yargısal denetimini yapıyor. İdari işlemlerin kanunlara uyup uymadığına karar veriyor. Anayasa Mahkemesi ise kanunların Anayasa'ya uygunluğunu denetliyor. Anayasa Mahkemesi'nin cumhurbaşkanlığı seçimi sürecindeki 367 kararı ile eğitim özgürlüğüyle ilgili değişikliğini iptal eden kararının Anayasa'ya aykırı olduğu tarihe not olarak düşüldü. Ancak mahkeme, AK Parti'yi kapatmayarak kendini tartışmalardan kısmen uzak tuttu. Tam bu sırada idari yargıdan ve Danıştay'dan ilginç kararlar çıkmaya başladı.
Danıştay'la ilgili tartışmalar 2. Daire'nin 8 Şubat 2006'da verdiği karara kadar uzanıyor. Daire, Aytaç Kılınç isimli anaokulu öğretmeninin okula gidiş-gelişlerde başörtüsü taktığı için Gölbaşı Bayrak Garnizonu Anaokulu'na müdür olarak atanmasının sakıncalı olduğuna hükmetti. Dairenin kararıyla başörtüsü yasağının sokağa taşındığı yorumları yapıldı. Aynı günlerde 8. Daire, meslek lisesinde okuyan ve mezun olanların açık öğretim liselerine geçmesine imkân sağlayan Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğinin yürütmesini durdurdu. Danıştay, üniversitelerde eğitim özgürlüğü getiren Anayasa'nın 10 ve 42. maddelerinde yapılan anayasa değişikliği sonrası verdiği kararla yeniden gündeme geldi. Danıştay Başkanlar Kurulu'nun, 'üniversitelerde kıyafet yasağının kaldırılmasının Cumhuriyet'in kazanımlarına aykırı olacağı' yönündeki bildirisinin ardından ilginç bir karar alındı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın, anayasa değişikliğine uyulmasına ilişkin rektörlüklere gönderdiği yazı 'genelge' olarak kabul edilerek, yürütmesi durduruldu.
Danıştay, ilköğretim 5. sınıfı bitiren öğrencilerin yaz tatilinde Kur'an kurslarına gitmelerine imkan veren Diyanet İşleri Başkanlığı Yasası'nın bazı hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğunu da savundu. İlgili maddelerin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Ardından hükümetin Doğu'da doktor açığını kapatmak için çıkardığı zorunlu görevlendirmeye ilişkin genelgenin yürütmesini durdurdu. Önceki gün ise belediyelerin Kur'an kursları ve öğrenci yurtlarına yakacak yardımı yapmasını engelledi.
Danıştay, Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun açtığı pek çok davada Adalet Bakanlığı'nın hakim-savcı alımı işleminin durdurulmasına karar verdi. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, hakimlik ve savcılık sınavını yapma yetkisini Adalet Bakanlığı'na veren kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne iptal başvurusunda bulunmuştu. Ancak mahkeme, bu başvuruyu reddetmişti. (Metin Arslan – Zaman Gazetesi)