HAKSÖZ-HABER
BM Genel Sekreteri Guterres, ABD'nin Suriye'de rejime ait hava üssünü vurmasına ilişkin, "Suriye halkının acılarını derinleştirebilecek her türlü eylemden kaçınılması çağrısında bulunuyorum" dedi.
“Yakından” ve “Endişeyle Takip” Ediyorlarmış!
Antonio Guterres, ABD'nin Şayrat Askeri Üssü'ne düzenlediği askeri operasyonu yakından ve endişeyle takip ettiğini belirterek, "Gerginliği tırmandıracak ve Suriye halkının acılarını derinleştirebilecek her türlü eylemden kaçınılması çağrısında bulunuyorum." ifadesini kullandı.
Gelişmeleri “yakından” ve de “endişeyle takip” eden BM Sekreterinin ABD türü eylemlerden kaçınılması gerektiğine dair yaklaşımına getirdiği gerekçeler gerçekten de dikkat çekici. Demek ki “Suriye halkının çektiği acılar” çok umurunda. O kadar ki Suriye halkı daha fazla acı çekmesin diye hiç kimse Esed, İran ve Rusya’nın karadan ve havadan halka karşı işlediği sistematik zulümlere ses etmemeli, askeri bir adım atmamalı. Neden? Çünkü o zaman “Suriye halkının acıları derinleşir” (!)
“İğrenç” Olmasına İğrenç de…
Peki, ne öneriyor BM Sekreteri? Hakkını verelim; Han Şeyhun beldesine düzenlenen kimyasal silah saldırısını "iğrenç" olarak nitelendiriyor. İğrenç olmasına iğrenç diye nitelendiriyor ama uluslararası normlar ve Güvenlik Konseyi kararlarına uygun olarak bu tür suçların hesap verilebilirliğinin tesis edilmesi gerektiğini belirtiyor. Sanki BMGK’nın yapısı çok adil, çok çözümleyici ve çok iş görür türden bir yapı! Rusya’nın vetosuna takılan çözüme dair onlarca girişim yok yani!
Çözüm mü Dediniz? Çözüm Çözümsüzlüktür!
Sonuç ne dersiniz? Tıpkı dünkü NATO değerlendirmesinde olduğu gibi BM Genel Sekreterinin değerlendirmesi de açıkça gelip “siyasi çözüm” vurgusuyla bitiyor. Suriye'deki krize siyasi çözümden başka bir yol olmadığını vurgulayan Guterres, taraflara Cenevre görüşmelerinde ilerleme kaydedilmesi için çaba göstermeleri çağrısında bulunmuş.
Yani Esed, İran ve Rusya öldürmeye devam edebilir. Tıpkı şuana kadar yaptıkları gibi. Kimyasal silah mı kullanılmış; ABD veya başka bir ülke fevri davranmasın. BMGK’nın, yüce “uluslararası toplum”un mutabakatla karara varması beklensin. Bu arada Suriye halkı acı mı çekiyor; kusura bakmasın ama biz acısını daha fazla derinleşmesin diye bu mezalimi böyle boş gözlerle seyretmeyi yeğliyoruz. Yani kimse yanlış anlamasın, tamamen kendi iyiliği için. Ölümlerin, zulümlerin, kimyasal katliamların gölgesinde ancak sonu gelmez barış tiyatrosu oynamaya devam etmek geliyor elimizden. Biz bu vesileyle bir halta yaramış olmakla kendimizi avutuyoruz, Suriye halkı da bununla avunsun…


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.