Basın açıklamasının tam metni:
İnsan hak ve özgürlükleri alanında olumlu adımlar, gelişmeler beklerken, bir anda kara bulutlar dolaşmaya başladı ülkemizin semalarında. Bu nedenle 85. kez, başörtüsüne, insan hak ve özgürlüklerinin üzerine çekilen kara bulutları dağıtmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Zira başörtüsüne ve özgürlüklere yönelen baskılar her geçen hafta, bir önceki haftayı aratmayacak ölçüde artarak devam etmektedir. Birilerinin küçük iktidar oyunları uğruna ülkenin geleceği karartılmaktadır. Artık darbeler post-modern yöntemlerle yapılmaktadır. Toplumun yarısından fazlasının oyunu alan siyasi partiler bile kapatılarak, halkın iradesi görmezden gelinmektedir.
Yaşanan küresel krizin etkilerini az bir hasarla atlatmak imkânı varken, post-modern darbelerle ülkemiz bilinçli olarak bir kaosun içine sürüklenmiştir. Bir anda gündem değişmiş, ekonomik göstergeler inişe geçmiş, alarm zilleri çalmaya başlamış ve toplum tedirgin edilmiştir. Ülkedeki fırsatçılar da bundan vazife çıkarmıştır. Bunun en belirgin örneği tarım ürünlerindeki zamlardır. Bütün dünyada tarım ürünlerine %40 zam yapılırken, bizim ülkemizde %100'ün üzerinde bir zam yapılmıştır. Bu yüzden yeterli stok olmasına rağmen vatandaşlar mağdur edilmektedir.
Başörtüsü Avrupa ülkelerinin üniversitelerinde sorun olarak görülmemektedir. Avrupa ülkelerinin meclislerinde başörtülü milletvekilleri görev yapmaktadır. 85 hafta sonra birtakım değişmelerin olacağını beklemekteydik. Ne var ki, ülkenin gelişmesinin, insanımızın yaşam standardının yükselmesinin, yönetimin uygulamalarının şeffaflaşmasının, adil ve eşitlikçi bir yargı sisteminin oluşmasının rüyalarını görürken, bir anda beklentilerimiz alt-üst oldu. Çünkü hala ülkemizin üniversitelerinde başörtüsü yasağı bir numaralı sorun olarak kabul edilmektedir. Başörtüsü yasağı kesinlikle bir hak ihlalidir ve özgürlük alanlarının daraltılmasıdır. Başörtüsü yasağına köle düzeninin devamı için çözüm diye yaslananlar, yalnızca kendi sonlarını hazırlamaktadırlar. Ancak korkunun ecele faydası yoktur. Kurdukları rant düzeni çatırdamaktadır. İlelebet ayakta duracağını zannettikleri düzenleri bataklığın dibine doğru sürüklendiği için de her geçen gün biraz daha hırçınlaşmaktadırlar. Ancak kazanılmış hakların geri alınmaması için çaba sarf etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.
Van Hak ve Özgürlükler Platformu olarak 85 haftadır sürdürdüğümüz vakarlı duruş, aynı zamanda hukuk, demokrasi ve insan haklarına ilişkin taleplerimizi de ifade etmeye yöneliktir. Yeni düzenlemeyle yüksek öğrenime devam eden kızlarımızın başörtüsü mağduriyeti TBMM tarafından ortadan kaldırılmasına rağmen, jakoben elit, ideolojik ve baskıcı bir eğilimle yasamanın en doğal görevine müdahale edilmektedir. Bu düzenlemenin uygulanması sırasında hak hukuk tanımazlığını ortaya koyan, hak ihlalini bir mesleki göreve dönüştüren bilim karşıtı üniversite elemanları kendilerine verilen görevi yerine getirerek, özgürlük karşıtlarına minnet borçlarını ödemektedirler. Yoksa başörtüsünün bilim yuvasında problem olması nasıl düşünülebilir. Her şeye rağmen hak ihlaline karşı çıkan onurlu ve özgürlükçü bir tavır sergileyen bütün bilim adamlarını kutluyoruz.
TBMM ve Hükümet, halktan aldığı güce dayanarak, durmadan, korkmadan, koşar adımlarla insan hak ve özgürlükleri alanında ileri adımlar ve parti kapatmaları zorlaştırmayı da içeren sivil bir anayasayı ivedilikle hazırlayıp, çıkarmalıdır. Yoksa geç kalmış olacağız ve hepimiz kaybedeceğiz. Ama kaybetmeye niyetimiz yok. Bu ülkede demokrasi egemen oluncaya kadar, herkes ve her kesim kendini özgür hissedinceye kadar şanlı hukuk mücadelemiz devam edecektir.




