Şimdiye Kadar Neredeydiniz?

Şimdiye Kadar Neredeydiniz?

Kışla tipi üniversitelerde saltanat süren rektörlerin atanmamasına tepkiler yine bildik yerlerden! Bazı üniversitelerde yaşanan istifalardan sonra TÜSİAD da atamalarla ilgili bir açıklama yaparak, yeni bir yapılanmadan bahsetti ve seçimlerin erdemini keşf

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Türkiye'nin yüksek öğretimde yeni bir yapılanmaya gitmesi gerektiğini belirterek, "Eğitim kesinlikle siyasetin müdahale alanı olmaktan çıkarılmalıdır." dedi.

TÜSİAD'tan rektör atamaları çerçevesinde yaşanan tartışmalara ilişkin olarak yapılan yazılı açıklamada, son yapılan rektör atamalarının, daha önceki örneklerde olduğu gibi bazı üniversitelerde tepki yarattığı ve bu süreçte bazı akademisyenlerin üniversitelerdeki idari görevlerinden istifa ettiklerini açıkladıkları aktarıldı. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

''Şüphesiz, yasalarla yetkilendirilmiş kurumlar bu yetkilerini kullanacaklardır. Ancak bu yetki kullanımı, YÖK sisteminin sorun üreten yapısını değiştirmemekte, her karar ve atama tartışmalara yol açmaktadır. Türkiye'nin yüksek öğretimde yeni bir yapılanmaya gitmesi gerektiği muhakkaktır. Böylelikle, üniversiteler, siyasi gerginliklerin bir unsuru olmaktan çıkarak enerjilerini eğitimin niteliğini yükseltmeye yönelik çalışmalar üzerine yoğunlaştırabileceklerdir. Eğitim kesinlikle siyasetin müdahale alanı olmaktan çıkarılmalıdır.''

Yüksek öğretimde, çeşitliliği vurgulayan, adem-i merkeziyetçi, kurumların yaratıcılığını ön plana çıkaran, karşılaşılan sorunlara esnek tepkiler verebilen, üniversitelerin birbirleri ve yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarıyla rekabet edebilmelerine fırsat tanıyan bir sistemin varlığının son derece önemli olduğu vurgulanan açıklamada, şöyle denildi:

''Bugünkü tek tip ve merkeziyetçi yapının, fiilen çeşitlenmiş olan Türk üniversitelerini yönetmeye ve yönlendirmeye yeterli olup olmadığı sorusu da dikkate alınarak, açık bir diyalog ortamında, yüksek öğretim politikasının ve vizyonunun daha demokratik bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu süreçte siyasi otoritenin gerginlik yaratmayan uzlaşmacı tavrı eğitim sisteminin ihtiyaç duyduğu reformun gerçekleşmesine yardımcı olacaktır.''

TÜSİAD'ın üniversiteleri kışlaya çeviren Gürüz-Teziç dönemi YÖK uygulamalarına ve Sezer'in keyfi bir şekilde atadığı rektörlere yönelik şimdiye kadar sessiz kalmasına rağmen Gül'ün atamalarında sesini yükseltmesi "manidar" bulundu. Yasakçı, otoriter, üniversiteleri çiftliğe çeviren ve tam bir saltanat süren kimi rektörlerin atanmaması karşısındaki bu tepkiler açıklamadaki vurgularla ne kadar örtüştüğü ortada!


Akaydın'ın Ergenekon bağlantısı

Öte yandan Cumhurbaşkanı Gül tarafından yeniden rektör atanmayan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın'ın Ergenekonculardan 2005 yılında "Yılın Kuvvacısı" ödülü aldığı ortaya çıktı.  
 
"Yılın Kuvvacısı" ödül töreni, Ergenekon terör örgütünün tutuklu sanığı "İnternetajans.com" adlı web sitesinin sahibi gazeteci Vedat Yenerer tarafından organize ediliyordu.

Yenerer'in yine aynı davanın tutuklu sanığı emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile ilişkisi dikkat çekiyordu. Akaydın, üç yıl önce düzenlenen Yılın Kuvvacısı Ödül Töreni'nde çekilen toplu fotoğrafta Ergenekon terör örgütü sanıkları Hüseyin Görüm ve Sevgi Erenol ile yanyana düştü.

Akaydın'ın Sirkeci Tren İstasyonu tören salonunda Ergenekoncu isimlerle samimiyeti dikkat çekmişti. Eski ÜAK Başkanı da olan Akaydın, yeniden rektör seçilmemesi ile ilgili "Türbanın faturasını ödüyorum." demişti.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir