Anma toplantısı 1925 Kürdistan Hareketi Şehidleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Daha sonra Şeyh Said ve 1925 Kürdistan Şehidlerinin ruhları için "Fatiha" okundu.
Toplantının başında kısa bir konuşma yapan TEVKURD Genel Sekreteri Îbrahîm Güçlü: "Bugün burada 1925 Kürdistan Ulusal Özgürlük hareketinin liderlerini ve şehidlerini anmak için bulunmaktayız" dedi.
Ardından, söz alan Şeyh Said (Şêx Seîd) ailesinden Doktor Mahmud, Kürdçe yaptığı konuşmada Şeyh Said hareketinin kısaca seyrini anlattı ve "Şeyh Said'in son vasiyetinde; 'Milleti için feda olmaktan gurur duyduğunu, yarın torunlarımız düşmanları önünde başı dik yürürlerse muvaffak sayılacaklarını' söylediğini" ifade etti.
Daha sonra Cibranlı Halid Bey (Xalid Begê Cibrî) ailesinden Nedim Sever, Kürdçe yaptığı konuşmasında "Şeyh Said hareketinin isyana dönüşmesinde devletin provokasyonu olduğunu" belirterek; "Halid Bey'in ve Azadî Örgütü'nün, Kürdlerin haklarını barışçıl yöntemlerle herkese anlattığını; ama devletin Kürdlere başka bir seçenek bırakmadığını ve Kürdleri sürekli yok saydığını" ifade etti. Sever, sözlerinin sonunda "Şeyh Said ve arkadaşlarının Ulu Camii önünde idam edildiklerini" hatırlatarak "ancak devletin unuttuğu bir şey vardı ki; o da bu ruhun hala Kürtler arasında yaşadığıdır" dedi.
Ardından söz alan Sıdkı Zilan, Kürdçe (Zazakî / Kırdkî) yaptığı konuşmasında "Şeyh Said Hareketinin artık az çok bilindiğini" belirterek; ''Şeyh Said ve arkadaşlarının idamı sonrasında ne Kürtün Kürtlüğünü ne de İslam'ın İslamlığını kaybettiğini'' söyledi. "Kürdlerin de diğer milletlerin sahip olduğu haklara sahip olmak istediğini; Kürdlerin, ilahi, tabii ve evrensel hukukta kendi kaderini tayin hakkı olduğunu" ifade eden Zilan, konuşmasının sonunda "Kürdlerin barış istediğini, ancak barış ile kölelik arasında bir tercihe de zorlanamayacağını" söyledi.
Son olarak söz alan Muhyiddin Batmanlı; "Türkiye'deki mevcut sistem 83 yıl önce idam edilen dedelerimizi anmaya bile müsaade etmiyor. Fakat şunu bilsinler ki Müslüman Kürdistan halkı olarak biz dünya ırklarının çoğundan daha demokratız. Ne yazık ki Araplar, Türkler ve Farslar hiç bir zaman Kürtlere hayat hakkı tanımadılar. Biz Kürtleri insan yerine sokmadılar." dedi ve "Kürdlerin içinde dindar, demokrat ve birçok görüşten insan olduğunu" belirterek birlik vurgusu yaptı.
Anma toplantı ve merasimi sonrasında gruptakiler dağılırken, Sivil giyimli polislerin gruptaki bazı kişilerin kimliğini almak istemesi üzerine kısa bir tartışma yaşandı. Anma toplantısının amacına ters herhangi bir olay olmadan biten toplantının sonunda, bazı polislerin "provokasyona davetiye çıkarabilecek" agresif tutumları dikkat çekti.
HABER DİYARBAKIR