Ömrünün önemli bir evresini İslam davasına adanmışlığıyla geçiren, Kur'an Nesli projesini dillendirdiği ve Müslümanların mücadele birikimini muhasebe ettiği Yoldaki İşaretler kitabıyla neredeyse özdeşleşen ve bu uğurda şehadete yürüyen Seyid Kutub'un 42. Şehadet yöldünümünü idrak ettik. Şehidin hatıratını anma ve en önemli projesi olan Kur'an Neslinin İnşasını gündmeleştirme hassasiyetinden hareketle İstanbul'da da Vuslat dergisi düzenlediği bir seminer/panel proğramı ile şehadetinin 42. Yıl dönümünde Şehid Seyyid Kutub'u tekrar gündeme taşıdı.
30 Ağustos Cumartesi günü, 16-18:30 saatleri arasında İHH'nın konferans salonunda "Şehadetinin 42. Yıldönümü Vesilesiyle Seyyid Kutub ve Yoldaki İşaretler" ana başlığıyla gerçekleştirilen panelde Hamza Türkmen, Hamza Er ve Azmi Ermurat da birer konuşma yaptılar.
Seyyid Kutub'un hayatı ve düşüncelerinin çeşitli açılardan tanıtılıp değerlendirildiği programda ilk sözü alan Hamza Türkmen S. Kutub'un düşünce evrelerini değerlendirerek onun Türkiye'de tanınma süreci ve biçimleri üzerine anekdotlar aktardı. Seyyid Kutub'un en önemli açılımının Kur'an Nesli vurgusunun da içerisinde yer aldığı Yoldaki İşaretler kitabı olduğunu kaydeden Türkmen, bu kitabının onu idama götürdüğünü söyledi. Kutub'un çokça okunduğunu ama malesef yeterince kavranıp muhasebe edilemediğini de sözlerine ekleyen Türkmen, Türkiye'de Kutub'a dönük daha çok onun şehadeti ve yiğitliğine vurgu yapan ama hamaseti aşamayan bir havanın oluştuğunu, son 8-9 yıldan bu yana ise onun düşüncelerinin muhasebe edilip en önemli açılımı olan Kur'an Nesli projesinin gündemleşmeye başlandığını belirtti. Seyyid Kutub'un Müslümanların bugünkü durumuna dönük saptamalar ve tarih-toplum değerlendirmesinde ulaştığı sonuçları Yoldaki İşaretlerden hareketle dinleyenlerle paylaşan Türkmen Kur'an Nesli projesine ittiba kadar bunun için nasıl bir yol ve yöntemin izlenmesi gerektiği meselesinin de aynı oranda netleştirilmesi gereken önemli bir mesele olduğunu belirtti. İç eğitim ile dışa dönük tebliğ sorumluluğunun eş-zamanlı olması gerektiğinin altını çizen Türkmen, Kutub'un değimiyle inkıtaya uğrayan ümmeti yeniden diriltmek için Kur'an merkezli bakışın, ölçünün, akaidin ve stratejinin önemiyle ilgili açılımlarda bulundu.
H. Türkmen'den sonra söz alan Hamza Er de yaptığı konuşmada S. Kutub'un ümmet, cahiliye, hâkimiyet vb. kavram ve konulara dönük yaklaşım ve tespitlerinin önemini belirterek yaşanılan süreçte İslami kesimlerde oluşan zaaf ve sapmaların eleştirisini yaptı. Liberal eğilimlerin, bu cümleden olarak "Adalet devleti", "demokratik cumhuriyet", "milli egemenlik" vb. kavramların İslami kesimlerde giderek yaygınlaştığını belirten Er, S. Kutub'tan yaptığı iktibaslarla Müslümanların sistem ve topluma karşı nasıl bir tutuma sahip olmaları ve Allah'ın dinini yaşamlaştırma ve hayata hakim kılma mücadelesinde ne tür bir yöntem izlemeleri gerektiği üzerinde durdu. Dağınık vaziyetteki İslami çalışmaların önemli olmakla birlikte bunlara hakim olan istikametsizliği de bu bağlamda eleştiren Er, giderek önemsizleştirilen İslam devleti kavramının veya tevhidin siyasi boyunun yeniden gündemleştirilmesi ve bu istikamete de Kur'an Neslinin İnşası projesine uygun davranmakla yönelinmesi gerektiğini söyledi.
Son konuşmacı olarak söz alan Azmi Ermurat da "İslam medeniyeti" ve kültürü kavramları üzerinde durarak, bunların İslami hayatı yaşamak olarak algılanması gerektiğini belirtti ve S. Kutub'un bu çerçevede serdettiği düşünceleri değerlendirdi. S. Kutub açısından İslam medeniyetinin/hadaretinin yanlızca Allah'a kulluk etmek, akide bağıyla kardeş olmak, insanın eşrefi mahlukat oluşundan hareketle onu fıtratı ve asli vazifesi bağlamında üstün tutup ıslah etmek, Batı'nın ifsadına karşın İslami aileyi ayakta tutmak, yeryüzünün halifeliği ödevinin bilinci uyarınca davranmak ve Allah'ın dinini hayata hakim kılmak olarak özetledi.
Yüksek katılımın gözlendiği program dinleyicilerden gelen soruların konuşmacılarca cevaplandırıldığı ikinci turdan sonra tamamlandı.
Ramazan'a denk gelen 42. Şehadet yıldönümü vesilesiyle Seyyid Kutub'u ve çabalarının ekseni olan Kur'an Neslini İnşa projesini gündemleştirdiği bu mütevazi ve anlamlı programı dolayısıyla Vuslat dergisini tebrik ediyoruz!


