Yazının başlık cümlesi, bir ’hadis-i nebevî’, ’rivayet’idir.
Rusya, Osmanlı’nın tarih boyunca en fazla uğraştığı ve savaştığı bir ülke olmuş ve iki tarafın halklarının kültürlerinde ve sosyal hâfızalarında birbirleri hakkında hiç de kolayca silinemiyecek derin izler kalmıştır. O kadar derindir ki, aralarında bir diplomatik gerginlik oluşsa, halk kitleleri hemen, her iki tarafta da gerçeği yansıtıp yansıtmağı bile bilinmeyen rivayetleri, iddiaları, kuru böbürlenme ifadeleriyle karşı tarafa söylemeye resmî makamlardan da önce hemen başlayıverirler.
Bu durum, Rusya’nın komunist-bolşevik yönetimi altında geçen 70 küsur yıl boyunca Sovyetler Birliği adını alması ve aynı dönemde Osmanlı‘nın enkazı üzerinde Türkiye adıyla bir yeni rejim kurulmasıyla değişmedi; her ne kadar kemalist-laik rejimin ilk yıllarında bolşevik rejimiyle diplomasi alanında bir takım işbirlikleri sağlanmışsa da..


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.