1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. LİBYA

  4. "Rights Watch" Libya'yı göçmen gözaltılarını durdurmaya çağırdı
"Rights Watch" Libya'yı göçmen gözaltılarını durdurmaya çağırdı

"Rights Watch" Libya'yı göçmen gözaltılarını durdurmaya çağırdı

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Libya'nın doğu ve batı bölgelerindeki yetkililere, göçmen ve mültecilere yönelik kitlesel gözaltı dalgalarını ve geniş çaplı sınır dışı operasyonlarını derhal durdurma çağrısında bulundu.

02 Temmuz 2026 Perşembe 16:47A+A-

Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü - HRW), Libya’nın hem doğusundaki hem de batısındaki yetkilileri göçmen ve mültecilere yönelik kışkırtıcı bir söylem kullanmakla suçladı. Örgüt, bu söylemin yabancı karşıtı protestoları alevlendirdiğini, ardından gelen kitlesel gözaltı ve geniş çaplı sınır dışı operasyonlarının ise uluslararası insan hakları hukukunu ihlal ettiğini belirtti.

Perşembe günü yayımlanan raporda, resmi makamların göçmen karşıtı söylemlerinin son aylarda tırmanışa geçtiği ifade edildi. Bu durumun ardından, geçtiğimiz 4 Haziran'da başkent Trablus'ta, göçmenlerin Libya'ya kalıcı olarak yerleştirileceği yönündeki söylentiler üzerine yabancıların sınır dışı edilmesini talep eden protestolar patlak verdi.

Rapora göre, yüzlerce protestocu Trablus'un Es-Sirac mahallesindeki Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) binasına çıkan yolları kapattı. Ülkenin doğu ve batısındaki yetkililer ise bu duruma, göçmenlere yönelik geniş çaplı gözaltı dalgalarıyla karşılık verdi. Örgüt, göçmenlerin "insanlık dışı ve keyfi" koşullarda gözaltında tutulduğunu vurguladı.

Yetkililere Yönelik Suçlamalar

HRW Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktör Yardımcısı Hanan Salah, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Libya makamları, aralarındaki siyasi bölünmüşlüğe rağmen, yabancı karşıtı protestoları körüklemek, göçmenleri kitlesel gözaltılara, keyfi tutuklamalara ve toplu sınır dışı operasyonlarına maruz bırakmak konusunda birleşti" ifadelerini kullandı.

Gözaltında tutulan binlerce kişinin sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Salah, ihlallerin boyutunun, bu uygulamalara son verilmesi ve keyfi olarak tutuklanan herkesin serbest bırakılması için acil eylem gerektirdiğini savundu.

Örgüt, Libya makamlarına kitlesel gözaltıları ve toplu sınır dışı işlemlerini durdurma, haklarında herhangi bir suçlama bulunmayan veya yargı sürecine tabi tutulmayan tutukluları serbest bırakma ve bu kişilerin yasal yardıma erişimini sağlama çağrısında bulundu.

Söylentilerin Körüklediği Protestolar

Rapora göre protestolar, göçmen ve mültecilerin Libya'ya kalıcı olarak yerleştirilmesine yönelik planlar olduğu iddialarının yayılmasının ardından başladı. Ancak bu iddialar, BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) tarafından yalanlandı. Misyon, 9 Haziran'da yaptığı açıklamada BMMYK'nin göçmenleri ülke içine yerleştirmek gibi bir çalışmasının olmadığını kesin bir dille belirtti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ayrıca, Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) 2015 yılından bu yana Libya'dan güvenli bir şekilde ayrılmak isteyen göçmenlere yardımcı olmak amacıyla bir "İnsani Gönüllü Geri Dönüş" programı yürüttüğünü hatırlattı.

Doğu ve Batıda Resmi Önlemler

Rapor, Libya'daki siyasi bölünmüşlüğün her iki kanadında yer alan yetkililerin son haftalarda aldığı bir dizi önlemi de gözler önüne serdi.

Trablus'ta, Ulusal Birlik Hükümeti haziran başında bir güvenlik toplantısı düzenledi. Toplantıda İçişleri Bakan Vekili İmad el-Trablus, düzensiz göç dosyasının ulusal bir öncelik olduğunu vurgulayarak sınır güvenliğinin sıkılaştırılması ve yabancı iş gücünün düzenlenmesi talimatını verdi.

Ayrıca Zuvara şehri yetkilileri yabancı uyruklulara yönelik gece sokağa çıkma yasağı uygularken, Devlet Yüksek Konseyi de göçmenlerin yerleştirilmesine yönelik her türlü düzenlemeyi reddeden bir bildiri yayımlayarak, bunun Libya'nın ulusal kimliğini etkileyecek demografik değişikliklere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Ülkenin doğusunda ise Silahlı Kuvvetler Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, güvenlik güçlerine düzensiz göçmenlere yönelik gözaltı ve sınır dışı operasyonlarını yoğunlaştırma talimatı verdi. Temsilciler Meclisi de göçmenlerin Libya içinde yerleştirilmesini öngören her türlü projeyi reddettiğini duyurdu.

Binlerce Göçmen Sınır Dışı Edilmeyi Bekliyor

Rapora göre, Ulusal Birlik Hükümeti İçişleri Bakanlığı, ikamet yasalarını ihlal eden göçmenleri yakalamak için operasyonlar düzenlediğini ve haziran ayı boyunca bir grup Mısır vatandaşını sınır dışı ettiğini açıkladı.

Libya'nın doğusunda ise Yasadışı Göçle Mücadele Birimi operasyonlarını artırdığını belirterek, farklı uyruklardan 7.596'dan fazla göçmenin sınır dışı edilmek üzere gözaltında tutulduğunu ve son aylarda 10 binden fazla göçmenin sınır dışı edildiğini bildirdi.

Bunun yanı sıra, Temsilciler Meclisi tarafından görevlendirilen hükümetin başbakanı Usame Hammad, Sudan, Eritre, Etiyopya ve Somali vatandaşlarının Libya topraklarına girişini yasaklayan bir kararname çıkardı.

Uzun Süreli İhlal Sicili

Human Rights Watch, bu önlemlerin uluslararası hukuka aykırı olarak göçmenlerin toplu halde sınır dışı edilmesine yönelik yıllardır süregelen bir uygulamanın parçası olduğunu belirtti.

Örgüt, Birleşmiş Milletler'in geçtiğimiz şubat ayında yayımladığı bir raporda, Libya'daki göçmenlerin yasal prosedürler olmaksızın gözaltına alındığını, silah zoruyla gözaltı merkezlerine nakledildiğini ve bireysel durumları ya da uluslararası koruma ihtiyaçları değerlendirilmeden sınır dışı edildiklerini belgelediğine dikkat çekti.

BM raporunda ayrıca, sınır dışı edilen birçok kişinin güney sınırındaki uzak çöl bölgelerinde; su, yiyecek veya sağlık hizmeti olmaksızın kaderine terk edildiği ve bu durumun hayatlarını tehlikeye attığı ifade edildi.

HRW; aşırı kalabalık, açlık, sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılma, işkence ve cinsel şiddet gibi Libya'daki gözaltı merkezlerinde daha önce belgelenen koşulları hatırlatarak, BM Bağımsız Libya Gerçekleri Araştırma Misyonu'nun 2023 yılında göçmenlere yönelik ihlallerin "insanlığa karşı suç" teşkil edebileceği sonucuna vardığına işaret etti.

 

HABERE YORUM KAT