Anayasa'yı ihlâl ederek 'ilkel' bir karara imza atan Anayasa Mahkemesi'ne tepkiler çığ gibi artıyor. Anayasa Mahkemesi'nde Sezer'in atadığı 8 ve Demirel'in atadığı 1 üyenin, 367 kararının ardından anayasal bir düzenlemeyi de esastan görüşerek iptal etmesi, kapatma davasında da ne yönde oy kullanacaklarını ortaya koydu. Milletin bütün kesimlerinden iktidara, "redd-i hâkim" ve "sine-i millete dönme" çağrıları yükseliyor.
Anayasa Mahkemesi'nde A.N. Sezer'in atadığı 9 üyenin 367 kararının ardından anayasal bir düzenlemeyi de esastan görüşerek iptal etmesiyle kapatma davasında ne yönde oy kullanacaklarını belli ettikleri belirtilirken, iktidara "savunmayı geri çekme" ve "sine-i millete dönme" çağrıları yükseliyor.
ÇOK AÇIK İHSAS-I REY
12 Eylül Askeri Savcısı Faik Tarımcıoğlu, Anayasa Mahkemesi üyelerinin ihsas-ı reyde bulunduklarını belirterek, "Kapatma davasında ne yönde oy kullanacaklarını ortaya koymuşlardır. Hukuk çareleri tükenmiştir, sine-i milletten başka çare yoktur" dedi. Tarımcıoğlu, şöyle konuştu: "Son dönemde işte 367 kararı ve son olarak da anayasa düzenlemesiyle ilgili kararı. Tamamen ideolojiktir. Kararın içeriğinin basına sızdırılması da aynı şekilde ilginçtir. Bütün bunlardan görülüyor ki burada açık bir ihsas-ı rey sözkonusudur. Hükümetler 4 yıldan 4 yıla halka hesap verir. Onların müeyyidesi odur. Hükümetler hedef alınarak karar verilemez. 'Bu hükümetin kafasında şöyle bir plan var' gibi düşüncelerle kararlar alınamaz. Hakim somut olaylara, kanunlara bakarak karar verir."
HUKUK ÇARELERİ TÜKENDİ
Anayasa Mahkemesi üyelerinin AK Parti hakkındaki kapatma davasında oylarının ne yönde olacağını ortaya koyduklarını ifade eden Tarımcıoğlu, "Bunu görüyorsun, ideolojik bir tavırla kapatma yönünde oy kullanacaklarını tahmin ediyorsun ama bir şey yapamıyorsun. Redd-i hakim talebinde de bulunamıyorsun. Hukuk çareleri tükenmiştir. Rejimin tıkandığı bir noktadayız. Başbakan istifa eder, sine-i millete döner. Cumhurbaşkanı istifa eder, yürüyerek Çankaya'dan aşağıya iner. Bunlar siyasi kararlardır" dedi.
ÇARPICI ÖRNEK
Tarımcıoğlu, içinde bulunulan noktaya şu örnekle dikkat çekti: "Bir hakem düşünün. Maçın kuralları vardır. Bu hakem bu kuralları hiçe sayarak, yüzde yüz haksız bir penaltı verdi diyelim. Bunu kendisi de biliyor ama verdi işte. Ne yapacaksın? Geçersiz sayılması mümkün mü, değil. Kararın iptal edilmesi mümkün mü, değil. Kapatma davasıyla ilgili olarak da aynen bu durum geçerli. İhsas-ı rey varsa da hukuken yapılabilecek bir şey yok maalesef. Ama ne olur, bunu deklare eder. 'Hakimler oylarının rengini belli etmiştir, bu hakimleri reddediyoruz' der, o kadar. Ancak zıtlaşmanın da anlamı yok. Bir fayda sağlamaz."
SAVUNMASINI GERİ ÇEKMELİ
Prof. Dr. Şefik Dursun da, AK Parti'nin savunmasını geri çekerek, Anayasa Mahkemesi'ne "Kararınız belli olmuştur" mesajını verebileceğini söyledi. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararın AK Parti'ye açılan davanın sonucuna yönelik bir işaret olduğunu belirten Prof. Dursun, şöyle konuştu: "İddianameye karşın AK Parti verdiği savunma ile gerekli cevabı vermiş ve tarihe geçmiştir. Madem mahkeme bu kararı ile de gösterdiği gibi AK Parti'yi kapatmaya kararlı, o zaman AK Parti de savunmasını geri çekerek, dik duruşunu bir kez daha gösterebilir. Bu, 'sizin kararınız belli olmuştur' anlamına gelecektir. Bunun hemen ardından ise gündemine özgürlükçü bir anayasayı alarak millete gitmelidir. Partinin ismi değil, yapacakları önemlidir. Yaptıklarının karşılığını da millet sandıkta gösterecektir. Üniversitelerde özgürlükler için Meclis mücadele ederken, bu mücadele karşısında eğitim kurumlarında huzur hedeflenirken, bu huzura kast etmenin bir karşılığı mutlaka olmalıdır. Çözüme ulaşmanın tek yolu ise kararlılık ve dik duruştur. Meclis iradesine başka bir müdahale olmaması için iktidar her şeyi göze almalıdır."
HAKİMLERİ REDDETSİNLER
Doç. Dr. Veysi Erken ise, kapatma davasında AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi üyelerini reddetmesini istedi. Erken, "Çünkü ortada açık bir ideolojik karar var. Ve bu karar kapatma davasını yakından ilgilendiriyor. Hiçbir irade Meclis'in iradesinden üstün değildir. Bu yargı darbesine karşı Meclis sorumluluktan kaçmayıp tüm partiler gerekli dersi vermelidir. Temsil ettikleri 70 milyonun haklarını o çatı altında tek ses olarak savunmalıdırlar. Atılacak geri adım Meclis'e kilit vurmak anlamına gelir. Bunu yapamıyorlarsa istifa etsinler" diye konuştu.
TAVIRLARI ÇOK AÇIK
Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu da, Saadet Partisi'nin, kapatılan Fazilet Partisi adına AİHM'e açtıkları davayı "Mahkeme'nin adaletine güvenilmeyeceği" gerekçesiyle geri çektiğini hatırlatarak, "AK Parti, hakimleri reddetmeli" dedi. Başoğlu, şöyle konuştu: "Önce 367 kararıyla Abdullah Gül'ün Köşk'e çıkması engellenmek istenmiştir. O süreçte Mahkemenin Başkanvekili Sayın Paksüt bir muhalefet partisi mensubu gibi açıklamalarda bulunmuştur. Şimdi de, anayasa ayaklar altına alınarak anayasal bir düzenleme esastan görüşülüp, iptal edilmiştir. Mahkemede bir grup üyenin iktidara karşı muhalefet partisi tavrı içinde olduğu görülüyor. Bu şekilde önlerinde bulunan kapatma davası dosyasında ne yönde oy kullanacaklarını göstermektedirler. AK Parti bu ihsas-ı rey karşısında, savunmasını geri çekebilir, hakimleri reddedebilir. Başka çaresi yok. Bu haksızlık karşısında böylelikle dik bir duruş sergilemiş olur."
AK Parti'den 'reddi hakim' resti
AK Parti, başörtüsü düzenlemesini iptal eden Anayasa Mahkemesi'nin tarafsızlığına gölge düştüğü gerekçesiyle "reddi hakim" seçeneğini konuşmaya başladı.
Partinin hukukçu milletvekillerinden Mevlüt Akgün, Anayasa Mahkemesi'nin 11 kişilik heyetine "davadan çekil" çağrısı yaparak, "Anayasa Mahkemesi tarafsızlığını yitirmiştir, AK Parti kapatma davasından çekilmelidir. Çekilmezse AK Parti'nin reddi hakim isteme hakkı doğmuştur" dedi.
AK Parti, üniversitelerde başörtüsü serbestliği öngören Anayasa değişikliğini iptal eden Anayasa Mahkemesi'nin 11 kişilik heyetine 'kapatma davasından çekil' çağrısında bulundu. AK Parti Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün, yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde 367'ye ilişkin aldığı karar ile başörtüsü düzenlemesi konusunda Anayasa'nın 10. ve 42. maddesiyle ilgili kararın açıkça Anayasa'yı ihlal olduğunu söyleyerek, CHP ve DSP dışındaki tüm partilerin de Anayasa Mahkemesi'nin tarafsızlığına gölge düştüğünü beyan ettiğini kaydetti. Toplumda da genel olarak Anayasa Mahkemesi'nin tarafsızlığını kaybettiğine dair bir kanı olduğuna vurgu yapan Akgün, "Bu durumda AK Parti ile ilgili davada tarafsızlığıyla ilgili toplumda ve partilerde ciddi şüphe uyandıran hakimlerin AK Parti davasına bakmaktan çekinmeleri lazım. Aksi takdirde adil yargılanma ilkesi ihlal edilmiş olur. AK Parti'nin bana göre 'reddi hakim' isteme hakkı doğmuştur. Bizim hukukumuza ve evrensel hukuka göre hakimin davaya bakarken tarafsızlığına gölge düşürecek birtakım işlem ve eylemleri olmuşsa ya hakimin kendiliğinden davadan çekilmesi lazım, ya da ilgili tarafın reddi hakim başvurusunda bulunma hakkı var. Davadan çekilmedikleri takdirde Yüksek Mahkeme'nin tarafsızlığı ciddi şekilde yargılanıyor. Tarafsızlığına gölge düşen bir hakimin AK Parti davasından çekilmesi lazım" değerlendirmesini yaptı. AK Parti'nin reddi hakim isteme hakkının olduğunun altını çizen Akgün, Anayasa Mahkemesi üyelerinin eylem ve kararlarıyla tarafsızlıklarında şüphe uyandırdıklarını, bu durumda alacakları en doğru kararın görevden çekilme olacağını kaydetti. Akgün, 11 kişilik heyetin çekilmemesi halinde Türkiye'de yeni bir tartışma başlayacağını da savundu. (Vakit)