Özgür-Der K.Çekmece seminerleri sürüyor

Özgür-Der K.Çekmece seminerleri sürüyor

Bayanlara yönelik aylık seminerlerin devam ettiği Özgür-Der K.Çekmece Şubesi'nde bu ay "Hz. Muhammed Örnekliğinde Çocuk Eğitimi" konusu ele alındı.

Mart 2008 Perşembe günü Küçükçekmece Özgür-Der de Aylık Bayan Seminerlerinin 5. si sunuldu. "Hz. Muhammed Örnekliğinde Çocuk Eğitimi" konulu seminerin sunumu Nurten Şerbetçi tarafından gerçekleştirildi.

Nurten Şerbetçi çocuğun, Müslüman anne ve babanın Allah'tan aldığı çok güzel bir nimet ve olduğu olduğunu, bu güzel emanetin ebeveynlere büyük sorumluluklar yüklediğini söyleyerek konuşmasına başladı.

Şerbetçi konuşmasına şöyle devam etti: Doğru bir eğitim anlayışı için önce kendimizi eğitmeliyiz. Çocuğumuzu yetiştirmek deyince ne anlıyoruz, dünyevi olarak en güzel yerlere gelmeleri mi? Müslüman ebeveynler olarak öncelikle çocuklarımızın Kur'an nesli olması için çalışmalıyız. Bu hem vazifemiz hem de bize farzdır. Eğitim tek boyutlu bir inşaa süreci değildir. Çocuğumuz üzerinde etkili olan sokağı, okulu ve dış etkenleri gözardı edemeyiz. Çocuk öncelikle anlattıklarımızı bizim uyguladığımızı görmeli. Çocuklara dini eğitim ne zaman verilmeli? İnsan eğitimi, çocuk eğitimi çok ince bir sanattır. "Terbiye" bir şeyi yavaş yavaş kemale erdirme sanatıdır. Peygamber bile 23 yıllık bir süreçte vahiyle eğitildi. Birdenbire olmadı. Allah yaradılışta insana fıtratı yerleştirir. Emanet olarak aldığımız çocuklarımızın eğitimi de bize geldikleri anda başlar. Müslüman bir ailede 6 yaş öncesi eğitimi duygulara hitap eder şekilde olmalı. Çocuğa şefkati, sevgiyi, güveni vereceğiz, bunlar oturunca eğitim başlar. Çocuğun temel eğitimini alacağı en doğru yer "ev"dir. Çocuklarımızın dini bilgi ve duygu alanlarını evde oluşturmalıyız. Dini eğitim sahih, doğru, geleneksel algılardan, hurafelerden arınmış olmalı. Her yaşın kendi zamanına göre eğitimin ayarlanıp verilmesi gereklidir. Hayatın bütününü kapsayacak, kuşatan bir eğitim olmalı. Çocuğun içindeki iyi doğru duyguların yetiştirildiği bir eğitim olmalı. İlk yaşlarda çocuklarda dini duygulara rastlanmaz.3 yaş sonrasında duygusal zeka gelişir, biz burada model olduğumuzu unutmamalıyız. Çocuk bizden duydukları ve gördükleri ölçüde gelişir. Taklit eder. Namaz ve ezana karşı çocuğumuzda duyarlılık oluşturmalıyız. Kültür kodlarımızı çocuğumuzda oturtmalıyız. Taklit edecekleri rol modelleri iyi kişilerden seçip onlara sunmalıyız.Eleştirdiğimiz dış dünyadaki etkenler bir yana evimizin içinde bile çocuğumuzu kuşatan olumsuzlukların (televizyon.. vs.) ne kadar etkili olduklarını görüyoruz. Görsel anlatımlar, tasvirler din eğitiminde çok önemlidir. Terbiye verirken sevgi ve korku dozunda olmalıdır. Allah'la çocuğumuzu olumsuz bir şekilde korkutmayalım. Şunu yaparsan Allah seni yakar, demeyelim. Ebeveynler ve çocuk arasındaki ilişkide Kur'an uslübü örnek alınmalı. Din bilgisi verirken açık, anlaşılır bir dil kullanmalıyız çok derine inmeden. İlk öğretilecek bilgi "Tevhid" inancı olmalıdır. Uygun bir dille çocuk büyüdükçe vicdanını geliştirmemiz gerekiyor. Sakınma duygusu, kendini kötüden koruma duygusu kendinden gelişecektir. Günah ve sevap olgusunu neden-sonuç ilişkisi içinde anlatmalıyız. Baskıcı bir din algısından uzak durmalıyız. Çocuklarımızın sorularına cevap vermek, fikirlerinin gelişmesine, özgüveninin oluşmasına etkendir. Dini bilgiler bir disiplin içinde, hazmedeceği şekilde azar azar ve dengeli verilmeli. Tıpkı beslenmesinde dikkat ettiğimiz gibi. Eğitimde zorlamaya başvurmayalım. Yaptıklarını olumlayalım. Çocuklarımızın neyi yapmasını istemiyorsak önce alternatifini sunalım. Direkt azarlayıcı, yasaklayıcı tavrı kullanmayalım. Anlayacakları dille ölüm ve sonrasını onları sarsmadan anlatalım. Onlara değer verelim ve fikirlerini, görüşlerini beyan etmelerine izin verelim. Yasaklayıcı, aşırı koruyucu olmaktan kaçınalım, özgüvenli, vahiyle inşaa edilmiş güzel insanlar yetiştirelim.

Şerbetçi konu ile ilgi peygamberimizin çocuklara şefkatli, merhametli, onlara değer veren zaman zaman onlarla koşan oynayan peygamber, çocuklara namazı teşvik eden, çocuklarla sohbet eden, gerektiğinde de kızabilen peygamber örnekliği ile ilgili rivayetleri aktardı. Yoğun bir katılımın olduğu seminer konuşmacının soruları yanıtladığı çaylı sohbetle sona erdi.

 Haber: Hülya Yılmaz

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir