Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Prof. Dr. Engin Deniz Akarlı, 8 Kasım 2026’da İstanbul Etiler’deki evinde hayatını kaybetti.
Osmanlı siyasi, hukuk ve iktisat tarihi ile Ortadoğu tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan Akarlı’nın cenazesi, 10 Kasım Salı günü Şakirin Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazını müteakip Karacaahmet’teki aile kabristanına defnedilecek.
Eskişehir’den Princeton’a uzanan hayat
Engin Deniz Akarlı, Kıbrıslı bir baba ile Rizeli bir annenin çocuğu olarak 26 Eylül 1945’te Eskişehir’de doğdu. Eskişehir Maarif Koleji’nde öğrenim gördü. Ardından burslu olarak girdiği Robert Kolej Yüksek Okulu İş İdaresi ve İktisat Bölümü’nden 1968’de mezun oldu.
Tarihe duyduğu ilgiyle akademik çalışmalarını bu alana yönelten Akarlı, eğitimine ABD’de devam etti. Wisconsin Üniversitesi’nde 1972’de yüksek lisansını, Princeton Üniversitesi’nde ise 1976’da Ortadoğu tarihi alanındaki doktorasını tamamladı.
Doktorasının ardından Türkiye’ye dönen Akarlı, 1976–1983 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde görev yaptı. 1983–1989 yıllarında Ürdün’deki Yermük Üniversitesi’nde, 1989–1996 yıllarında ise ABD’nin St. Louis kentindeki Washington Üniversitesi’nde ders verdi.
1996’da Brown Üniversitesi’ne geçti. Burada 2012’ye kadar sürdürdüğü akademik hayatı boyunca “Joukowsky Family Distinguished Professor” unvanını taşıdı.
2012’de Türkiye’ye dönerek İstanbul Şehir Üniversitesi’ne katılan Akarlı, üniversitenin kapatıldığı 2020’ye kadar İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi dekanlığını yürüttü. Aynı yıl hac görevini de yerine getiren Akarlı, 2014’te tarih dalında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü.
Osmanlı tarihçiliğine bıraktığı eserler
Akarlı’nın araştırmaları Osmanlı siyasi tarihi, hukuk ve iktisat tarihi ile Ortadoğu tarihi üzerinde yoğunlaştı. Osmanlı arşiv belgelerine dayanan çalışmalarıyla, imparatorluğun farklı bölgelerindeki yönetim düzenini ve toplumsal ilişkileri inceledi.
1978’de yayımlanan “Belgelerle Tanzimat”, Tanzimat dönemine ilişkin çalışmaları arasında yer aldı. Ürdün tarihine ilişkin Osmanlı belgelerini bir araya getiren iki ciltlik “Ottoman Documents on Jordan” ise 1989’da yayımlandı.
En önemli eserlerinden biri, 1993’te yayımlanan “The Long Peace: Ottoman Lebanon, 1861–1920” oldu. Osmanlı yönetimindeki Lübnan’ın 1861–1920 dönemini ele alan kitap, Missouri Tarih Kurumu En İyi Tarih Kitabı Ödülü’nü kazandı.
Akarlı, Türkiye, Ürdün ve ABD’deki üniversitelerde sürdürdüğü akademik hayatı boyunca araştırmaları ve yetiştirdiği öğrencilerle tarihçiliğe katkıda bulundu.
Şehir Üniversitesi’nin kapatılmasına: “Memleketimize hizmet değildir, ihanettir”
Akarlı, İstanbul Şehir Üniversitesi’nin kapatılması sürecinde yaptığı açıklamayla da kamuoyunun hafızasında yer etti. Üniversitenin akademik birikiminin siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle ortadan kaldırılmasına tepki gösteren Akarlı, şu ifadeleri kullandı:
“Bir takım insanların bir takım insanlarla kavgası olabilir fakat biz bu kavganın doğrusu içinde değiliz. Bir kusurumuz varsa düzeltelim ama sizin keyfemâ yeşâ kurumları silip atmanız, bu birikimden ülkemizi mahrum etmeniz, memleketimize hizmet değildir, ihanettir.”
Kütüphanesini bağışladı, mektupları kitaplaşıyor
Öğrencilerine ilgisi ve zarafetiyle de tanınan Akarlı, uzun yıllar boyunca oluşturduğu şahsi kütüphanesinin büyük bölümünü Mart 2026’da Bilim ve Sanat Vakfı’na bağışladı.
Akarlı’nın yazar ve senarist Ayşe Şasa ile mektuplaşmaları da kitap olarak yayımlanmaya hazırlanıyor. Faruk Deniz’in yayına hazırladığı “Aynı Çağrının Peşinde: Engin Deniz Akarlı-Ayşe Şasa Mektuplaşmaları” adlı eser, Küre Yayınları etiketiyle okurla buluşacak.
Kaynak:Serbestiyet

