Rektörlük sistemini eleştiren Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, rektörleri imparatora benzetti.
ÖSS sistemi değişecek
ÖSS sistemi şu anda sivil toplum kuruluşlarıyla konuşuluyor. Ne getirilirse getirilsin 1998'deki gibi olmayacak, yani öğrencileri şoke eden baskın sistemler olmayacak. Getirilen sistem bu yılki son sınıfları kesinlikle etkilemeyecek. Niye, çünkü onlar eski sisteme göre çalıştılar. Biz mesela OKS'nin kaldırılışını öyle yaptık.
Çelik, gazetecilerin sorularını şöyle cevaplandırdı:
- Rektörlük seçimleri hakkında neler düşünüyorsunuz?
- Üniversitelerde rektörlük seçimlerini yapmak, üniversiteleri katletmektir. Üniversiteleri felç etmiştir. Birileri söze başlayınca, "Bütün dünyada böyle yapılıyor" diyorlar. Hangi ülkede böyledir? O dünyayı iyi kötü biz de biliyoruz. İhsan Doğramacı'nın YÖK Başkanlığı'ndan istifasının sebebi nedir biliyor musunuz? Bu seçim meselesidir. Ben akademisyen birisiyim. Diyelim ki Kars Üniversitesi'nde seçim yapıldı. İnanın, bizim genel seçimlerde olup bitenler bunların yanında halt etmiş. İşin içine seçim, oy meselesi girdi mi, işin şekli değişir. Şimdi adamın bilimsel yeterliliği var mı yok mu? Adam doçenttir, profesörlüğe yükselecek... Adam üniversitede rektördür, izin vermezse profesör olamazsınız. Rektörlerin imparatorlar kadar yetkisi var. Ben bir daire başkanını, rektörler değil, bütün YÖK benimle ilgilidir, bırakın beni Başbakan bile üçlü kararname ile atayabilir. Rektör, daire başkanı, genel sekreterini tek imza ile atayabiliyor. Sanki verilmiş demokratik bir hakkın alınması diye algılanıyor, böyle değil. Bugünkü seçim sisteminin doğru olmadığını düşünüyorum. Bir mütevelli heyet anlayışı ile üniversiteler yönetilebilir. Üniversitede hayatında ihale nedir bilmeyen adam geliyor, rektör oluyor ve siz ona trilyonluk ihaleler yaptırıyorsunuz, doğru mu bu.
- Okullarda kravat takmak kalkıyor mu?
- Buradaki esas mesele kravat, pantolon, ceket meselesi değil. Bu sene zaten veliler çocuklarına gerekli kıyafetleri aldılar. Yönetmelikte, illa şöyle veya böyle olacak diye bir hüküm yok. Öğrenciliğe yakışır şekilde giyinilmesini emrediyor. Şimdi 40 derece sıcakta illa kravat takacaksınız demek öğrencilere işkencedir. Bu sene öğrencilerin kıyafetine müdahale etmiyoruz. İşte kravat takmadın diye kimse sormayacak.
- Okullarda kıyafet serbest olacak mı?
- Okullarda serbest kıyafet diye bir şey yok. Niye serbest kıyafet uygulamasına geçmiyoruz?.. Ben şahsen, herkesin canı istediği gibi giyinip gelmesine taraftar değilim. Bunu bu şekilde yaptığınız zaman bu işin önünü alamazsınız. Yani, bin bir türlü başınıza dert alırsınız. Öyle zannedildiği gibi de bütün Avrupa'da herkesin canı istediği gibi derse girmiyor. Avrupa'nın birçok ülkesinde yine okul forması vardır. Bizim burada üzerinde durduğumuz şudur: Her okulun bir standart kıyafeti olsun. Ama bu serbest kıyafet anlamına gelmiyor.
Mesela, gelecek seneden itibaren mavi önlüğü kaldıracağız. Önlük olmayacak artık. Biz modeller koyacağız. Onları internet üzerinden velilerin beğenisine sunacağız. 2009–2010 yılı için bunu uygulayacağız. Bu sene velilere ek bir yük getirme taraftarı değiliz. Çocukların kendisini daha rahat hissedeceği, ama asla disiplinden taviz verilmeyen bir kıyafet... Öyle pejmürde, darmadağınık şekilde okula gelmek yok. Tertipli, düzenli, disiplinli giyinmek de aslında eğitim ve öğretimin bir parçasıdır.
- Üniversite affı çıkacak mı?
- Af yolda. Bizim bakanlık olarak hazırladığımız öğrenci affı, 2005'ten bu yana olanı kapsıyor. Bunu yakında Başbakanlığa göndereceğim. Bakanlar Kurulu'nda görüşülecek. Orada hakim olan durum nedir bilmiyorum. İşte çeşitli çevrelerden tarihle ilgili talepler var. Aftan yararlanacak 600 bin öğrenci var ama bunun 400 bini açıköğretim öğrencilerinden oluşuyor.
- İran gezisi tartışıldı?
- İran'da 30 milyon insan Türkçe biliyor. Fakat, İran'da Azerice dahil Türkçe eğitim yoktur. Bizim zorlamamızla, bastırmamızla, bir Türkoloji bölümü açıldı. Tahran'da bir Türkoloji bölümü açıldı. İnşallah şimdi Tahran ve Tebriz üniversitelerinde de açacağız. Bizde kağıt üzerinde 11 tane Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü var. Şimdi bunun faal olanı 3 tane. Bu Türk Dili Edebiyatı özellikle İran'ın tabu haline getirdiği bir şeydi, bu şimdi kırıldı. Bizim orada şimdi iki öğretim üyesi var. Bu sene bölüm mezun verdi.