Yeni Şafak / Abdullah Muradoğlu
Netanyahu’yu kurtarmak için “UCM”yi öldürmek..
Donald Trump’ın Amerikan Başkanlığı gözlere “Netanyahu’yu Kurtarma Başkanlığı” gibi görünüyor. Hiçbir müttefiki Trump kadar Netanyahu’yu kurtarmaya çalışmıyor. İran’a açılan savaşın gösterdiği gibi Trump, Netanyahu’nun sorunlarını “Amerikan sorunu” haline getirdi.
İsrail’e kırk bin kadar büyük bomba göndermeye hazırlanan Trump Yönetimi, Netanyahu’yu kurtarmak için ayrıca “Uluslararası Ceza Mahkemesi”ne(UCM) geniş kapsamlı yaptırımlar peşinde. UCM 2024’te Netanyahu ve Yoav Gallant hakkında “yakalama” emri çıkarmıştı. UCM ayrıca Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich hakkında da bir soruşturma yürütüyor.
The Wall Street Journal gazetesinde Pazar günü yer alan bir habere göre Trump Yönetimi UCM’nin ABD Doları cinsinden işlem yapmasını yasaklayarak onu küresel finans sisteminin büyük bir kısmından koparmak ve böylece potansiyel olarak işlevsiz hale getirmeyi plânlıyor.
Aynı habere göre Trump Yönetimi bu hafta, BM Genel Kurulu toplantısı sırasında ya da takip eden günlerde söz konusu yaptırımları ilân edecek. Öyle anlaşılıyor ki ABD, UCM yargıçlarına tek tek yaptırım uygulamak yerine Mahkemeyi “kurumsal” olarak çökertmek istiyor. Trump Yönetimi rezerv para olan Dolar’ı UCM’ye karşı “silah” olarak kullanmayı bile göze alabiliyor.
Gözüne kestirdiği ülkelere savaş açan, haritadan silmekle, taş devrine döndürmekle tehdit eden ABD uluslararası hukuktan kendini muaf sayıyor. Trump Yönetimi soykırımcı İsrail’in de “cezasız” kalmasını görev edinmiş görünüyor. Böyle bir dünyanın insanlık için ne kadar ürkütücü olduğunu söylemeye gerek var mı? Sözde liberal, kurallara dayalı uluslararası hukuk düzeni dünyayı ormana dönüştürecek bir ortamın oluşmaması için ihdas edilmemiş miydi?
2025’te göreve geldikten bir süre sonra Trump ABD ve İsrail’i hedef alan ‘gayrimeşru’ ve ‘temelsiz’ eylemlere karıştığı iddiasıyla UCM yargıçlarına yaptırımlar uygulamıştı. ABD’ye göre UCM, taraf olmayan ülkelerin uyruklarını yargılayamaz. Ancak Rusya Lideri Vladimir Putin hakkında UCM’in açtığı davayı destekleyen Biden Yönetimi UCM ile işbirliği yapacağını bile duyurmuştu. Oysa Rusya da ABD ve İsrail gibi UCM’ye taraf olmayan ülkeler arasındaydı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise 2022’de senatör iken Rusya’nın Ukrayna’da işlediği iddia edilen savaş suçlarını UCM’nin soruşturmasını talep eden bir tasarıya imza atmıştı. Rubio şimdiyse UCM’nin taraf olmayan ülkeler üzerinde yargı yetkisi olmadığını savunuyor.
Rubio Temmuz ayında yaptığı bir açıklamadaysa UCM’yi tuğla tuğla sökeceklerini söylemişti. Rubio’nun bu açıklaması üzerine Trump, “Beni savunmaya çalışmıyor. Bibi’yi(Netanyahu) ve diğer çeşitli kişileri savunmaya çalışıyor” demişti. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan bir açıklamadaysa, ABD’nin güvenlik şemsiyesinin faydalarından yararlanan ülkeleri UCM’yi reddetmeye çağrılacakları da belirtilmişti. Orta Afrika ülkesi Çad Temmuz ayında UCM’den çekileceğini duyurmuştu. Çad hükümeti bu kararın ABD’nin talebiyle alındığını teyit etmişti.
Trump, Netanyahu’yu sadece UCM’den değil İsrail yargısından kurtarmak için de girişimlerde bulundu. Trump İsrail Cumhurbaşkanı Izak Herzog’un yolsuzluk suçlamalarından yargılanan Netanyahu’yu affetmesi için defalarca çağrıda bulundu. Trump’ın bu ısrarlı girişimleri Netanyahu’nun yolsuzluk davasında mahkum edilmesinin kesin olduğunu gösteriyor.
Trump hem yolsuzluktan yargılanan, hem de UCM’de savaş suçları ve insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle hakkında yakalama emri verilen Netanyahu’yu kurtarmayı vazife edinmiş görünüyor. Trump’ın Şubat’tan bu yana Başkanlık gündemini de Netanyahu’nun baskısı ve ayartmaları sebebiyle savaş açtığı “İran” teşkil ediyor. Sıradan Amerikalılar’ın İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ekonomik sonuçlarından etkilenmeleri Trump’ı siyaseten zorluyor.
Netanyahu “Avrupa Birliği” üyeleri dahil UCM’ye taraf olan ülkelere seyahat edemiyor. Eylül 2025’de Netanyahu New York’taki BM Genel Kurulu’na katılmıştı. Neredeyse boş bir salona konuşan Netanyahu Arjantin’i ziyaret ederek stres atmak istemişti. Ancak yakın dostlarından Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei gelmemesini istemişti. Ekim’deki seçimlere hazırlanan ve kendisini “Siyonist” olarak niteleyen Milei bile Netanyahu’nun ziyaretini göze alamamıştı.
Yolsuzluktan ve Soykırımdan hapse girmemek için çırpınan Netanyahu ABD’yi de peşinden sürükleyerek bütün bir bölgeyi kana buladı. İsrail yüzünden saplandığı bataktan çıkmanın derdine düşen Trump, Netanyahu’yu kurtararak aslında Netanyahu’dan kurtulmak mı istiyor?
