Selahaddin E. Çakırgil gündemi değerlendiriyor:
Rusya, tarihi boyunca herhalde hiç bu kadar büyük fırsatlar yakalayamamıştı. Sıcak denizlere inmek idealinde, önündeki en büyük engel olarak Osmanlı Devleti’ni görüyor ve onu devamlı zorluyordu. Osmanlı da üzerindeki Rusya tehdidi ağırlaştıkça, kendisini koruyabilmek için Avrupa devletlerine doğru daha bir yakınlaşıyordu. Son 300 yılımız bu yakınlaşma örnekleriyle doludur.
Ama Rusya, kendisinin o idealine engel oluşturan güç odağını bugün olduğu gibi dört bir tarafından hiçbir zaman kuşatamamıştı.. Sadece kuzeyden Balkanlar, Karadeniz ve Kafkaslar’dan bir tehdit kaynağı oluşturuyordu. Bugün ise Rusya, doğu’dan İran’la tam bir işbirliği yaparak ve güneyden de Suriye’yi -ve kısmen Irak’ı da- 50 yıl öncelerdeki etkisinden çok daha güçlü şekilde, kendi askerî nüfuz alanına dönüştürerek, Türkiye’yi fiilen kuşatmış bulunuyor.
***

