Petrol fiyatları 30 dolar seviyelerine düştüğünde bile akaryakıt dağıtım şirketlerinin fahiş kârlarla halkı soymaya devam etmesine bir yıldan fazla süre seyirci kalan Hükümet, birkaç hafta önce yaklaşımını değiştirerek dağıtım şirketlerinin üzerine gitmeye başlamıştı. Hükümet'e bu konuda en büyük desteği de muhafazakâr medya organları veriyordu.
Nihayet Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) da Hükümet ve kamuoyunun baskısına daha fazla dayanamayıp iki hafta önce akaryakıtta tavan fiyat uygulamasına gitme kararı aldı. Böylece dağıtım şirketlerinin kâr oranları daha makul seviyelere indirilmeye çalışıldı.
Bu gelişmelerle, akaryakıtta önemli bir indirim yaşandı. Örneğin EPDK kararı öncesi litresi 3.30 TL'ye satılan benzin, tavan fiyat uygulamasıyla kısa süreden 2.92 TL seviyesine düşürüldü. Buy gelişme üzerine muhafazakâr medya olayı heyecanla duyurdu okuyucularına, muzaffer bir edayla.
Derken, önceki gün beklenmedik bir gelişme oldu. İki hatalık bir indirimden sonra, maliye gelirlerinin düşmesini gerekçe gösteren Hükümet'in aldığı akaryakıtta Özel tüketim Vergisi (ÖTV)'nin yükseltilmesi kararıyla birlikte akaryakıt yeniden fahiş fiyatlarla satılmaya başlandı. Tavan fiyat uygulamasıyla iki hafta süresince 3 TL'nin altında satılan benzin, yeniden zamlanarak 3.16 TL seviyesine çıkmış oldu.
Kısacası, Hükümet'in bir yıldır seyirci olduğu akaryakıt sömürüsüne birdenbire müdahil olmasının ardında, halkın cebine kendi elini atma niyeti olduğu ortaya çıktı. Hükümet'in şöyle düşündüğü anlaşılıyor: "Madem bu alanda bir rant var, bunu akaryakıt şirketleri yerine biz yiyelim!"
Yaşanan sürecin dikkat çeken bir yönü ise muhafazakâr medya organlarının tutumu oldu. Hükümet'in konuyu gündeme aldığı bir aylık süreçte tepkilerini artırarak her gün dağıtım şirketlerini hedef alan (ki bu sömürünün sürekli gündemde tutulması gerekir), 1 Kuruşluk zamları bile büyük başlıklarla duyurup eleştiren (ki doğru olan budur) muhafazakâr medya organları ansızın geliveren 24 Kuruşluk Hükümet zammına aynı tepkiyi vermekten uzak durdu.
"Açığı kapatmak benzine düştü" başlığıyla ve "Fırsat bu fırsat" gibi başlıklarla uygulamaya sert çıkan Yeni Şafak gazetesi dışındaki muhafazakâr medya organları, Hükümet zammına açık tepki göstermekten kaçındı. Vakit gazetesi "Benzinde ÖTV zammı" başlığıyla Hükümet zammının şaşırttığını ifade etti. (Aslında Vakit böyle mülayim ifadeler kullanmazdı!) Vakit, haberin devamında Tüketiciler Birliği'nin tepkisine yer verdi. Zaman gazetesi ise "ÖTV'ye sürpriz zam, akaryakıtta indirim sevincini yarım bıraktı" başlığı atında halkın mağduriyetine gönderme yapan fakat Hükümet'i eleştirmekten imtina eden bir yaklaşım sergiledi.
Dağıtım şirketlerinin akaryakıt rantı karşısında aslan kesilen (ki kesilmek gerekir), fakat aynı akaryakıt rantiyeciliğine Hükümet soyununca küçük sütunlardaki haberlerle meseleyi görmüş gibi yapan muhafazakâr medya organları bu embedded tutumlarıyla inandırıcılık erezyonuna uğradıklarının farkında değiller mi?
Şükrü Hüseyinoğlu / Haksöz-Haber

